Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey...
almost home
trying on a metaphor

shark vs the universe
taylor price
Cosmic Funnies
art blog(derogatory)
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
official daine visual archive

tannertan36
Not today Justin

No title available

PR's Tumblrdome

roma★
Three Goblin Art

❣ Chile in a Photography ❣
EXPECTATIONS

ellievsbear
Monterey Bay Aquarium
No title available
occasionally subtle
seen from Azerbaijan
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Sweden
seen from Australia
seen from Russia

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from India
seen from Italy

seen from Germany

seen from Brazil
seen from India
seen from Estonia
seen from Philippines
seen from Philippines
@tmunzevi
Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey...
Demini almamış oysa ki yaşamlarımız,
Atılmışız sokakları ruhumuza yabancı diyarlara.
Vakitlerin yetim kaldığı anılar biriktiriyoruz göğüs kafesimizde.
Geldiğimiz yollar hatırımızda bile değilken,
Gideceğimiz yollar için hayaller kuruyoruz...
🕊
—Alıntı
Hayatımın üstünde imkânsız kuşlar uçuyor…
🕊🕊
/Didem Madak
“O, Kızınızın Kemik İliği Donörü..” Irkçılık, insan toplulukları üzerinde en büyuk tehdit dir, çünkü, İnsan ırklarının fiziki şekillerine, renklerine, inançlarına ve milletlerine göre yapılabilen her türlü ayrımı içerir.. minimum sebeple, maksimum nefret oluşumu, dünya siyasetinin bir parçası olup, din, dil, ırk ve millet kavramları varolduğu müddetce, savaş sebebi bile olabiliyor çoğu zaman.. ne güzel söylemiş Hacı Bektaşi Veli, “önemli olan derinin rengi değil, değerlerinin rengidir” diye.. ve yine bu konuda şöyle ifade etmiş Farid Farjad, “dünyada yüzlerce din, dil, ırk, mezhep olabilir ama, sadece iki çeşit insan var, vicdanı olan ve vicdanı olmayan..” bu izlediğiniz videodaki görüntülerde olduğu gibi.. Hiç bir ayrım gözetmeksizin minik bir çocuğa kemik iliği vericisi olarak hayatını kurtaran bir vicdan sahibi insan, öte yanda evlatlarının hayatını kurtarmış birini öteki muamelesi yapan hoşgörüsüz bireyler.. demiş ki Yaşar Kemal, “bir toplum, hoşgörüsü kadar güçlü, zulmü kadar zayıftır. ve ırkçılık en korkunç hastalıktır..” unutmayalım ki, çocuklar, insan ayrımı yapmazlar, ölçüleri sadece sevgi dir nefreti büyüklerden öğrenirler. “Nefretten uzak, ayrımsız bir dünya için, çocuk yürekli kalmaya var mıyız..?”
Ah Bu Yalan Dünya Bu çileli başı her gün kederlere salan dünya… Sevenlerim gitti bir bir, sevdiklerim alan dünya… Neden; hiç sevmez mi beni, hayâllerim çalan dünya? , Ellerim boş, kalbim sızı, ümîdimdir kalan dünya… İnsanoğlu da vefâsız, otur ağla, bir yan dünya, Mutluluklar bitti sanki, cefâsı çok, nâlân dünya… Durur durur sarsar yeri, ah bu dünya, yalan dünya… Çıldırıyor denizleri, vefâsı yok, talan dünya… Yıllar yılı sabrederdin, bak, sen oldun yılan dünya, Taş üstünde taş koymadın, al eline mala’n dünya… Dört bir yanın, hep top, tüfek, bırak elden palan dünya? Öfke, hiddet kötü, gem vur, böyle diyor, Kur’an dünya… Hâlenur Kor
Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.
Ben de öyle.
Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.
Kılığıma kıyafetime…
Çorapsız da basıyorum artık yere.
Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.
Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de.
Takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime.
Çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene.
Olur biter
Geçer gider.
Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
Olup bitmeyen,
Geçip gitmeyen.
Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama…
Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna,
Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana…
Cahit Sıtkı Tarancı
Güzel konuşmak İnce düşünmek Halden anlamak Sevmek Düşeni kaldırmak Ağlayanı güldürmek Sarılmak Hep bedava biliyor musunuz?
Farid Farjad (via yazarlardansecmeler)
"Balonları anlattım mı sana? İçine umutlarımı koyup, yıldızlara ulaşmayacağını bildiğim halde gökyüzüne saldığım bolanları?"
"Sana suskunlukla cevap verdim
Hâlin nasıl, ey benim her hâlim?"
Hayatımızın büyük bölümü yaşanmamış tarihleri düşünerek geçiyor. Yaşanmamış bir tarihi iade ediyorum. Yaşanmamış tarihlerden kurtulmak istiyorum. Yaşanmamışlıkların bir insanı tükettiğini iyi biliyorum artık. Yaşanmamış tarihlerin, yaşanabilecek tarihlere engel olmasını istemiyorum. Yaşanmamış tarihlerimin tümünü gömüyorum.
Sağanak bir yağmur başlıyor içimdeki mistik doğada apansız. Bütün dallarım sarsılıyor, içimdeki yağmura hasret topraklar derin bir arzu ve susamışlıkla suyu emiyor son damlasına kadar. Ve ferahladığımı hissediyorum. Derin bir nefes alıyorum. Uzaklara bakıyorum, içimdeki uzaklara. İçimi bir zamanlar boydan boya kaplayan kara bulutlar uzaklaşıyor hızla. Yeniden içimde güneş doğuyor ve ovaların yeşili parıldıyor.
Mutluyum. Yine yollardayım, kendi yollarımda…
Asla karşılaşmayacağım yollarda…