Hayatımın aşkını kaybettim
Bi anda böyle gecenin 1inde dan diye aklıma geliyor
Keşke ben de sevdiğim adamla evlenebilseydim
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

JVL
d e v o n

Love Begins
No title available
KIROKAZE

Discoholic 🪩
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

祝日 / Permanent Vacation

Janaina Medeiros
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
taylor price
No title available
🪼
noise dept.
I'd rather be in outer space 🛸
Show & Tell
trying on a metaphor
Cosimo Galluzzi
hello vonnie
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from Spain
seen from Ireland

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from Singapore

seen from Taiwan
seen from United States
seen from Romania
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Spain

seen from United States

seen from Malaysia
@turnitoffelena
Hayatımın aşkını kaybettim
Bi anda böyle gecenin 1inde dan diye aklıma geliyor
Keşke ben de sevdiğim adamla evlenebilseydim
15 günün var yazmışım aşağıda da yine gelip buraya dökmüşüm içimi
Kavuşamayanların vedası çok olur
Yeşil gözlerin aklıma düştü
Silemediğim fotolardan birine baktım
O kadar uzak ki
İmkansız
İhtimallerin var olduğu bir zamana gitti aklım
Aşk vardı
İçimi uakmasını sevdiğim bir aşk
Bazen kendimin o halini özlüyorum
Aşık duygu kadar cesur olabilmek isterdim ama değilim
Hep kal düşlerimde kabuslarımda benimle yan
Kalbin unuttu beni değil mi
Benimki de unutsa keşke
:) Nice senelere
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Rüyama girdin dün gece. Sendin. Karmakarışık sana ulaşmaya çalıştığım bir rüyaydı. Garip hissediyorum artık. Varlığını bildiğim ama ölmüş birini anıyor gibi. Tesadüfler getirdi bir araya bizi, hala da devam ediyor bu tesadüfler. Aşk kelimesi de garip hissettiriyor. Seninle evleneceğimi sanmıştım. Nasıl sandım bilmiyorum. Aşık olunca öyle oluyormuş demek ki etrafına gözün kör olup ne oluyor ne bitiyor görmüyormuş insan. Meğer mesele aşk değilmiş, eksilmekmiş. Biz diye bir şeyin kalmamasıymış. Bazen çok üzülüyorum neden hala üzülüyorum bilmiyorum.
“Aşkın matematiği farklıdır Lavinia, 2 den 1 çıkınca 0 kalır”
Kadınlar bazen süre verirmiş kendilerine. Bunu 1ay sonra yapacağım. Bunu unutacağım gibi. O süre zarfında dibine kadar kuruturmuş içindekileri. Ben 1 yıldır içimdekileri tüketmeye çalışmamışım. Sözde yani tüm o unutacağım lafları. Küçük erkek bir cocuk gördüğümde tetiklenmelerim, asker birini görünce aklımın havaya uçması. Tuhaf gelebilir biliyorum ama insanız işte neyin ne zaman olacağını nasıl kestirirdik ki.
Artık zamanı geldi. 15 gün sonra doğum günü geçtiğinde onun varlığını içimden sökmüş olacağım. Artık hayatıma bakmam gerekli. Eski güçlü Duygu yeniden aramıza katılacak. Ayakları yere tam basan ve eskisi gibi aşk nedir bilmeyen. Bundan sonra beni seven sayan el üstünde tutan yalansız biri olacak hayatımda inanıyorum. Aşk önemli değil, karşımdaki beni benim onu sevdiğimden daha çok sevsin. Kendi duygularımdan geçtim, elimden tutabilen biri olsun yeter. Bundan böyle bu şekilde bakacağım hayata.
15 günün kaldı bende. 15 gün.
Keşke seni hiç görmeseydim bir daha.
Kalbimi acıtıyor gözlerin
Bakamadım bile göreceksin diye gözlerimiz değseydi birbirine ne olurdu kim bilir
Bitmeyen bir acı gibisin içimde
Yasını tuttugum da yetmedi
Bir karşıma çıktın mahvettin
Senin var oluşun sana hissettiklerimin var oluşu canımı yakıyor
Git istiyorum artık hiç olmadığın o hayatıma dönmek istiyorum. Seni tanımadığım hayatıma
Onu gördüm. Onu gördüm. Bu hayatta olabilecek ihtimaller arasında dahi olmayacak kadar uzak bir ihtimal gerçekleşti.
Milyonlarca insanın yaşadığı şehirde, bana çok uzak olan bir semtte, bir sürü insanın olduğu o restoranda yan masamda olması.
Bakamadım bile. Ne dedim ne konustum hatırlamıyorum. Saçmaladım yemek bpyu karşımdaki kişiye. Öyle boş muhabbetler açtım ki aklımın oyunu mu bu diye de dönüp bakamadım.
Sonra sesini duydum. Aylar sonra sesini duydum. 1 metre bile yoktu aramızda. Ona bakmamak için kendimi o kadar zorladım ki.
Ne garip dimi? 1 yıl önce boynuna koşup sarıldığım adam yanıbaşımda ama kafamı çevirip bakamıyorum.
Gözlerim gözlerine değmesin orda yıkılırım Çağrı
Bazen ansızın aklıma geliyorsun. 1 yıl önce bugünlerde saftım ve sana tekrar inanmıştım. Kalbim netlik istiyordu. Bana biz artık beraberiz ben senin elimi bırakmam demeni beklerken suratıma şak diye böyle tokat çarpar gibi cocugunun fotografını atmıştın. Ne kadar büyük bir travma yaşamışım ki Ali’nin boylarında erkek bir çocuk gördüğümde direk o ana ışınlanıyorum. Artık hatırlamak istemiyorum hafızamdan sikinsin istiyorum ama silinmiyor. 1 yıl olmak üzere. Koskoca 1 yılda neler oldu neler değişti de içiminseni hatırlayınca yangın yeri gibi olması değişmedi.
Allah’a havale ettim seni. İçimde zerre kötü düşünce yok sana karşı. Canım yandı da canın yansın isteyemedim bile. Ben sadece ilahi adalet yerini bulur bir gün dedim. Orda burda yazıp bana söylediğim gibi sana emanet edilen kalbi taşıyamadıgın için hesap vereceksin. Ben senin o hesabının kesildigini görürüm görmem bilemem. Yaşattığını yaşa başka bir şey istemem
Geçen sene doğum günümde beraberdik. Ona ulaşamayınca başına bir şey geldi diye çok korkmuştum. Çok bir şey yapmamıştık ama zaten yanımda olması yeterliydi. Ne kutlama ne pasta ne kalabalık ne bir plan hiç bir şeye ihtiyacım yoktu çünkü o vardı. Bazı zamanlar düşünüyorum beklentilerimiz yanımızdaki insana karşı duydugumuz sevgiye göre şekilleniyor bence. Normaldr ben benim için özenli davranılsın plan yapılsın isterim. Ama o varken onun olması var olması yani anlatabiliyor muyum dünyada var olup benim yanımda olabilmesi yetiyordu.
Keşke demeyeceğim diye kendime söz vermiştim ama bazen o halimi çok özlüyorum. Onun yanında oldugum halimi. Beklentisiz mutlu minicik şeylerden kocaman mutlu olan.
Neyse
İyi ki doğdum o zaman
Neden bekledim ki? İçten içe kendimi neden yazabileceğine inandırdım. Niye yazsın ki. Ne önemi var onun için doğum günlerinin. Beklentiler öldürmüyor mu zaten bizi. Herkes yoluna bakıyor giden gitmiştir deyip. Neden bekledim acaba.
Çok garip
Birini sevmek neden büyük cesaret ister?
—
—
—
—
—
İnce bir bileklik var kutusunda sakladığım. Hiç tarzım değil aslında. Takarsam ya düşerse diye korkutan ellemiyorum. Masamda duruyor köşede. Bir de poloroid fotograflar var atamadığım. Bakmıyorum ama onlara, bakarsam hatırlarım o yeşil gözlerini. Avuçlarımda uyuduğun sinema gününü.
Hatırlarım son kez görüşümü. Bana geri döneceğine söz ver deyişimi.
Hayat ne garip
Çok özledim
Duygularını kapatamayan biri.
Gün geçtikçe ne kadar uzunca bir süre geçtiğini anlıyor insan. Geçen sene bu zamanlar deli gibi bekliyordum gelmesini. 15 Şubata ne kaldı ki dimi. Bir gün önce kötü bir haber alsak da ertesi gün onu görebilmek onun varlığını hissedebilmek iyi gelmişti. Kırgındım ama toparlanabilir vaziyetteydim. Çünkü daha hiçbir şey bilmiyordum. Bir hafta boyunca yanyana dipdibe olup sonrasında yine son kez beni hayal kırıklıklarıyla başnaşa bırakacağını bilmeden anın tarını çıkarıyordum. Kalbim biliyordu ama bir şeylerin iyi gitmediğini. Hep biliyordu. Ne yaptıysam kendim için içimde büyüttüğüm o aşk için yaptım. Yine olsa yine yaparım. 1 yıl geçti neredeyse, hatırlayınca gözlerimin dolmadı geçmedi ama. Henüz o evreye geçemedim malesef.
Hatırlayınca içimden hep şey diyorum, umarım iyidir. Mutludur. Yani bunu dileyebilmek bile büyük bir şey.
Neyse
Ara sıra gerçek bloguma girip oraya yazmak geliyor içimden ama sanırım sadece tek bir gün oraya yazma cesaretini bulacağım. O güne bir kaç ay daha var.
Çık aklımdan çık