insanlar barışmayı falan düşünüyor, ya en kısa sürede bir araya gelmeyi düşlüyorlar. ben yıllar sonra seni ansızın gördüğümü hayal ediyorum. ama hayallerimde bile sen bana bakmıyorsun, sadece ben sana bakıyorum. gözlerim doluyor sonra.

if i look back, i am lost

shark vs the universe
almost home
EXPECTATIONS
Show & Tell
𓃗

Jimmy Eat World
Cosimo Galluzzi
macklin celebrini has autism
$LAYYYTER

bliss lane

No title available
No title available
Phantogram Three
sheepfilms
Today's Document

oozey mess
One Nice Bug Per Day
The Bowery Presents
noise dept.
seen from United Arab Emirates
seen from Brazil
seen from Türkiye
seen from Chile

seen from Nigeria
seen from Pakistan

seen from United States
seen from Venezuela
seen from Pakistan

seen from Germany
seen from Germany
seen from Colombia

seen from Germany

seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States

seen from Germany

seen from Netherlands
seen from Spain
seen from Spain
@ulasamadigimizyildizlar
insanlar barışmayı falan düşünüyor, ya en kısa sürede bir araya gelmeyi düşlüyorlar. ben yıllar sonra seni ansızın gördüğümü hayal ediyorum. ama hayallerimde bile sen bana bakmıyorsun, sadece ben sana bakıyorum. gözlerim doluyor sonra.
ben başkasıyla sahip olacağım en iyi anıları yaşamak yerine seninle sahip olacağım en kötü anıları yaşamayı tercih ederim
Aynı şehirde olmadığımızı bile bile her sokakta onu arayasım geliyor. Tam yan sokaktaymış da beni izliyormuş gibime geliyor.
Bana duvar olmuştun hatırla.
Mevsimler de şaşırdı sen gidince, ilkbahardan sonra kış gelir mi hiç?
Aşk denilen duyguyu benim için hissetmemesine kızdım, ama suçlayamazdım ki onu, onun da suçu değil, sorun ben miyim diye düşündüm kendime haksızlıklar yaptım aşık olunmayacak birisi miydim? çirkin miydim yahut başarısız? bencil miydim yoksa, yoksa kötü müydüm, dünya görüşüm mü sorundu, ya da muhabbetim mi kötüydü.. neydi sorun diye kendime haksızlıklar yaptım, kendi kendime haksızlıklar yaptığım için bile kırgınım sana, bana bu sorduğum soruları hissettirdin. Ne çirkindim, ne başarısız, ne kötü.. sen demez miydin hatırlarsan duyguydum ben. Ama ben duyguydum ve sen duygularımı paramparça ettin, ve bunu bilerek yapmadın kesinlikle kabul ama üzdün beni. Bunu bana yaptın duyguyu öldürdün tam anlamıyla. Üzgünken nasıl olduğumu bilirsin ben üzgünken yaşamak istemiyorum, ölmek istiyorum, fiilen ölmek değil kastettiğim, nefes almak ama sanki hiç yokmuş gibi olmak, olmak ama aslında hiç olmamak. Gözlerimin ışıltısı gider ben üzgünken, gülmek mi bana çok yakışır ama şen şakrak gülemem ki artık hüzün oturur gülüşlerime üzgünken. Ben üzgünken bile seni düşündüğüm için en çok üzülürdüm. Sen benim için üzüldüğün için de üzülürdüm, beni üzdün be baya baya. Belki de en çok bunun için kabullendim. Artık yoruldum, öyle bir yorulmuşluk ki bu. Çok sevince yoruluyormuş insan. Bilmezdim daha önce hiç bu kadar sevmemiştim ki bu kadar seven bi yüreğim olduğunu bile bilmiyordum hatta.
Ben bin kere de gelsem dünyaya, bin kere de değmese verdiğim emekler, bin kere de alsam ağzımın payını, bin kere de içimi acıtsa gerçekler ve bin kere daha yenileceğimi bilsem yine severdim seni. Seni bir gece rüyamda görmüştüm. Sana sarılmış, derin derin bakıyordum gözlerine. Sıkı sıkı tutmuştum elini hiç bırakmayacak gibiydim ama sen elini bıraktığın an uykudan uyanmıştım. Şimdi seni benden ayıran sen miydin yoksa yine uykuda mıyım? Cezalarım olsa gerek bunlar benim ve ben bunlarla yaşıyorum her gün. Belki bir umut diyerek başlıyor günlerim çünkü günler geçtikçe belki bir şeyler değişir adım netleşir kafanda. Günler sensiz gelip geçerken sevdamın karşılığını bulurum belki umuduyla yaşamak beni daha da karmaşıklaştırıyor. Bu sebepten aslında bazen acınacak halde olduğumu düşünmüyor da değilim. Özetle benim hayatımda ilklerimden birisin, kör noktamsın, hiç kaybetmek istemediğimsin, yaşanmamış mutluluğumsun hem sevincim hem üzüntümsün, güzel anılar yaşayamadığımsın, her şeyinle kabulümsün ve hep dediğim gibi sevdiğim olarak kalacaksın.
Hayatım boyunca sevdiğim şeyleri kaybetmekten korktum. Bir kitap aldım ya bir gün kaybolursa dedim, bir çiçeği kokladım ya bir gün solarsa dedim, bir kadını sevdim ya bir gün giderse dedim.
Bütün mutluluklarımı korkuma esir ettim. Oysa her şeyin bir sonu vardı. Çiçekler solardı, eşyalar kaybolurdu, sevdikleri ölürdü insanın. Anlamam zaman aldı.
Kayboldu diye o kitaba hiç sahip olmamış olmuyordum. Sayfalarını çevirmiş, satırlarında gözlerimi gezdirmiştim. O çiçek soldu diye kokusu burnuma hiç dolmamış, rengi kendine hayran bırakmamış değildi. Şimdi yanımda yok diye bir zamanlar o kadınla hayatı paylaştığım gerçeği değişmiyordu.
Dedim ya anlamam zaman aldı. Bugün yeni bir çiçek diktim sonbaharda solacak, yeni bir kitaba başladım ordan oraya taşınırken kaybolacak, birini seviyorum yollarımız ayrılacak.
Ne önemi var? bugün benimle değiller mi? Mutluyum artık korkmuyorum.
Alternatif sonlar yazıyorum bize, hepsi mutlu. Elim titriyor ne zaman bir şey yazmaya kalksam. Ama sen olmadan bütün sonlar yarım bütün hikayeler eksik olacak.
Bu gece ilk defa nefesim daraldı. Senin yüzünden. Panik oldum, boğulacak gibi oldum, koşup pencereye sarılmak istedim. "Nefes alamıyorum" diye bağırmak istedim. Senin yüzünden. Bu gece, hiç tanımamış olmak istedim seni. Bu ilk değildi maalesef. Nefret ettim bana seni hatırlatan her şeyden, sözlerinde seni bulduğum şarkılardan, mum ışığından, karanlıktan, güzel gülen kadınlardan, arkadaşlarından, sana beni unutturan herkesten, bensiz güldüğün günlerden, sensizlikten ağladığım gecelerden, yaralardan, asla iyileşmeyen yaralarımdan, acıyan kalbimden, asla baskın çıkamayan aklımdan, öylece yürüyüp gitmeme izin vermeyen her şeyden. Dolayısıyla en çok kendimden nefret ettim bu gece. Bu da senin yüzünden. Kendimi derin bir çukurun içine hapsedilmiş gibi hissediyorum, ne zaman emin adımlarla tırmansam ışığa doğru, ne zaman ellerimi paramparça ederek, tırnaklarımı kanatarak tırmanmaya yeltensem önümü kesiyorsun. Ne zaman kalksam ayağa, sırtıma geçiriyorsun tekmeyi ben yine tepetaklak. En korkunç rüyalarımda sen çıkıyorsun kapı arkalarından ben hala sana sığınıyorum rüyalarımda. Hala seni arıyorum heybetli sarayların odalarında. Yokluğun rüyalarımda bile acı veriyor bana.dünyamda senin olmadığın yer yok. Senin olmadığın dünyalara ben tutunamıyorum. Duy istiyorum, takdir et acımı, utan kendinden bakama yüzüme. bana bunu yaptığın için bakama kimselerin yüzüne. "Ben artık onu sevmek istemiyorum, özlemek istemiyorum" diye ağladığım her gece için, hissettiğim her çaresizlik anı için ayrı ayrı pişmanlık duy ama çaresi olmasın istiyorum. Fonda cem karaca "sen de başını alıp gitme ne olur" diyor, ben artık başımı alıp gidebilmek, unutabilmek istiyorum.
Aşk birisine şiddetle sarılma, onunla aynı yerde olma özlemidir. Onu kucaklayarak, bütün dünyayı dışarıda bırakma arzusudur. İnsanın ruhuna güvenli bir sığınak bulma özlemidir.
Orhan Pamuk - Yeni Hayat
Nomal şartlarda böyle bir durumda kendimi geriye çekmem gerekir ama sende çekemem. Kendimi geriye çekersem eğer seni kaybedebilirim. Bunun olmasını istemiyorum çünkü sen benim için kaybedilmeyecek kadar çok önemlisin.
Aşkından yoksun olmanın yarattığı acı her geçen gün daha da artıyor. İçimdeki hastalık vücudumu içten içe ele geçirdi. Şimdi, tam da şu anda aşkından uzak bir şehirde, tek kişilik yatağımda, mutlak ölümümü beklemekteyim. Bu hastalıktan kurtulacak olmanın buruk sevinci, senin yerine hafif hafif saçlarımı okşuyor.
Eğer olur da, bir gün ya da gece yarısı beni hatırlarsan, beni hep iyi hatırla
Bana bakıyorsun, ikimiz de konuşmuyoruz. Çığlıklarım sessizliğimizi bastırıyor, ama ne sen duyuyorsun ne de ben konuşabiliyorum.
Gelirsen yolum genişler, gelmezsen hayalini severim. Yanmaktan korkmam. Ben bu aşka, sağ çıktığım yerlerden geldim.
Murathan Mungan
Her kötü tavrında sana çiçek uzatan, kalbini kırmaktan ölesiye korkan insanın kalbini her fırsatta kırdın ya bahçen bahar görmesin.