Bir kuşluk vaktinin ne kadar sürdüğünü, bir kekliğin boynundaki halkanın rengini, bir şeyleri var etmenin zorluğunu ve yok etmenin mümkün olmayışını, atları niçin vurduklarını ve geyiğin ok yese de koşmaya niçin devam ettiğini, çok eski şarkıların tınısını, tınının hissettirdiklerini, dile gelenin korkunçluğunu ve dile gelmeyenin yakıcılığını, beklemenin geçmeyişini geçmeyenin bitmeyişini, olanın oluşunu, geçenin geçişini, bir ihtimalin üzücülüğünü, bir ihtimalin neşesini, ağlayarak gülmenin mümkün oluşunu, gecenin koynuna bir ağaç kovuğuna sığınır gibi sığınışımı, saklanmak isteyişimi ve açığa çıkmak isteğimin dayanılmazlığını, eksikliğin nasıl yaralayıcılığını ve yara izinin yarayı sızlatışını, nasıl bunca dize biriktirildiğini ve biriktirilenlerin ortaya saçılışını, gömleğin leke oluşunu ve masanın her şeyi alışını, zamanın içinden geçip dipdiri kalan mitolojileri ve İkarus'un düşüşünü, edinişi ve yitirişi. Mutsuzluğun içindeki mut'u, yatay ve dikey mutsuzluğu, bozulan dengeyi ve dengelemek için düzeni bozmanın niçin gerektiğini, bir daha yazmayacağımı ve bir daha niçin yazmayacağımı, Karanfil'in merdivenlerini ve Yüksel'in yokuşlarını, birden ansızın içimize düşenin kederini ve konuşmanın imkânsızlığını, bir de her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiğini.