One Nice Bug Per Day

Product Placement
KIROKAZE
cherry valley forever
Keni
macklin celebrini has autism
🪼
tumblr dot com
noise dept.

shark vs the universe
Sweet Seals For You, Always
art blog(derogatory)
Show & Tell
YOU ARE THE REASON
Interview Vampire Daily
RMH

PR's Tumblrdome
Phantogram Three
I'd rather be in outer space 🛸

roma★

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Bangladesh

seen from Algeria
seen from United States

seen from Venezuela
seen from Brazil

seen from United States
seen from Vietnam
seen from Iraq

seen from Venezuela

seen from Indonesia
seen from Uruguay

seen from Argentina

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from Indonesia
seen from Argentina
@wabi-m-sabi
Kinaye yi anlayana!
Açılan ve yırtılan ayakkabılarımı tamir için bugün akşam saatlerinde ayakkabıcıya gittim.Maksadım ayakkabıları tamire bırakıp pazara geçmekti. Gittiğim ayakkabıcı, derme çatma bir kulübede işini yapmaya çalışan ufak çapta bi tamirciydi. Bilenler bilir; Antalya Çallı’da ki Opetin yanındaki parkta işini yapan bir ayakkabıcı bu bahsettiğim. -‘’Selamun Aleykum ‘’ diyip kulübede oturan ihtiyar bir amca ve oğluyla el sıkışıp selamlaştım. ihtiyar amcadan bahsedeyim biraz; 70 yaşını deviren, saçları beyazlamış, ellleri titreyen(Parkinson nedeniyle sanırım) bastonlu bir amca kendisi. Bahsettiğim amca ben gelince ayağa kalkıp kulübeden dışarı çıktı, oğluna ayakkabılardaki sorunları anlattım. Ben bunları anlatırken gözlerini üzerime dikti ve çözülmesini istediğim bir bilmece soruyormuşçasına söylediğim her sözü büyük bir ilgiyle takip etti. Daha sonra nasıl tamir edeceğini kısa ve anlamı açık birkaç kelimeyle cevap verdi. Oğlundan bahsedeyim biraz, çelimsiz, kısa boylu, son derece soluk yüzlü bir adamdı, bir deri bir kemik kalmıştı ama daha gençti kendisi. Ne zamana hazır olabileceklerini sordum. Acelem varsa istediğim bir çiftini hemen şimdi, acelesi yoksa tümünü yarına hazır edebileceğini söyledi. Yarın akşam bu saatlerde gelir alırım diye anlaştım adamla. Tam çıkıyordum ki, ihtiyar amca; -‘’Beyefendi sizden bir şey rica edebilir miyim ?’’ diye seslendi Bende: - ‘’Buyur amca’’ dedim ihtiyar amca:- ‘’Bugün hiç iş yapamadık, rica etsem ücretinin bir kısmını bırakabilir misiniz?’’ diye sordu. O an, gerçekten kahroldum beyler. Ücretinin ne kadar olduğunu sordum,4 ayakkabı için 15 lira istedi.Bende pazardan alışveriş yapmak için ayırdığım 10 lirayı çıkardım, -‘’Ücreti, ayakkabıları teslim alırken ödemeyi düşündüğüm için yanıma para almadım, 10 lirayla da pazara gidecektim amca.’’ Dedim. Pazardan alacağım 3 liralık çökelekti beyler, oğluna bakarak; 7 lirasını şimdi versem, geri kalanını da yarın getirsem olur mu ? dedim Adam elini cebine soktu 1 lira çıktı beyler... Babasına dönüp sende var mı diye sordu. Babasıda; ''Bendede yok oğlum'' dedi.. Başları eğikti beyler.. Adam 10 lirayı alıp, şurdan bozdurayım ben hemen gelirim dedi. O an başımdan aşağı kaynar sular döküldü , ne yapacağımı ne diyeceğimi bilemedim.. Birkaç adım atmadan seslendim adama, -Abi, pazar yarında var nasıl olsa, yarın giderim para sizde kalsın, yarın da geri kalanını getiririm dedim. Babası olmaz öyle şey,ayıp olur dediyse de, ben üsteledim. Hayırlı işler, kolay gelsin diyip oradan ayrıldım ve eve doğru yürümeye başladım. Dönüşte evin yolu bitmedi, gözüm yaşardı baba ve oğulun hallerine.. Nasıl yardım edebileceğimi düşündüm aklıma bir şey gelmedi beyler.Bende üniversite öğrenciyim neticesinde, ailemin durumuda çok iyi değil. Aklıma buraya başlık açarsam, belki birileri bu ayakkabıcı abimizi öğrenir, bir işi varsa ona yaptırır, en azından az da olsa bi katkım olur diye düşündüm. Biraz uzun oldu ama yaşadığım olayı size aktarmak istedim. Ayakkabıcı abimiz bahsettiğim gibi Antalya- Çallı’da ki Opetin hemen yanında ki dolmuşların geçtiği havuzlu parkın yanında ufak bir kulübede.
bunu gören ve yakınlarında oturan arkadaslar en azından bir iki tane de ayakkabı yaptırabilirlerse o insanları mutlu edebiliriz,okudugunuz için tesekkürler.
Maalesef Antalyada yaşamıyorum ama belki yardın edecek arkadaşlar vardır.
Hainsin kadın,
İçeriği 5 para etmez ambalajı yaldızlı parlak kağıttan kitaplara verdiğin gibi ömrünü,
5-10 tanesini bir araya getirsen 1 tane adam etmeyecek erkeklere verdin gönlünü,
Sonra feryat figan hezeyan hali...
Müstahaktır...
Yakışıklı değiliz. Güzel de olamadık. Sevdiklerimizden uzağız; az insana çok bel bağlamışız. Kısa boyluyuz, kiloluyuz, ellerimiz kaba veya şakak kemiklerimiz çıkık. Kürdüz, Türküz, Arabız, Aleviyiz, Ermeniyiz, Boşnağız, Çingeneyiz. Çoğunlukla fakiriz, bir kısmımız orta şeker; Kadınız, erkeğiz,...
87 Dakika. Bir Türk-Yunan Dosluğu Hikayesi
“Görüyorsunuz insanlar aynı. Biz aynıyız. Tek problem politika.” Stratos Fotinos
Bize bu dostluğu, şerefi yaşattığın için teşekkürler Karşıyaka(m)
Selam olsun sana Deniz’im, 25 inde yüreği alev yumruğu yangın gencecik çocuk...
Acı acı geldi ağzıma hayat, ne tükürebildim ne yutabildim...
Paralanma, paralanırsın...
Melih CANSEV
Hayat insanlara düşmanca duygular beslemek için fazla kısa
Onlarca insanla tanıştım, onlarca egonun tatminin o insanda oluşturduğu zaferi, tatminsizliğinin var ettiği bozgunları gördüm.
Onlarca iyi insanla arkadaşlıklarım, dostluklarım oldu.
Birkaç kötü insan tanıdım, kötülükleri dokundu bana. Kuvvetleri ölçüsünde zarar vermeye çalıştılar, bazen çok üzdüler, bazen göz ardı edildiler.
Buna rağmen hiçbirine düşman olmadım, olamadım, kötülüğünü istemedim, zarar görmesinden zevk almadım.
Hayat dostluklarla uzun, düşmanlıklarla kısa...
"Aşk, kadınları güzelleştirir."
Blues dinlediğinde kendini mutlu hisseden bir adamım ben; Gerisi çok ta mühim değil...