via;@altugaydiin

roma★
Not today Justin
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

pixel skylines
$LAYYYTER
macklin celebrini has autism
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

izzy's playlists!
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr

@theartofmadeline
art blog(derogatory)
Misplaced Lens Cap
No title available

No title available
I'd rather be in outer space 🛸

Game Changer & Make Some Noise

No title available
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Cosmic Funnies
official daine visual archive
seen from Türkiye

seen from Germany

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Maldives

seen from Türkiye

seen from Maldives

seen from Netherlands

seen from Italy
seen from Ukraine
seen from Poland
seen from Indonesia
seen from Malaysia

seen from Brazil

seen from Maldives
seen from Türkiye
seen from Brazil

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
@ykpytm
via;@altugaydiin
Kal Bizimle Kal Bizimle Göt Edecek Çok Oglan Var Seninle :)
Gsbasket.org’da Önder Çiçekoğlu tarafından kaleme alınmış, mükemmel bir Işıl Alben yazısı.
Işıl Alben’i eleştirenler, hakkına bilgi sahibi olmak isteyenler lütfen bu yazıyı okuyun. Emin olun pişman olmazsınız…
Anlamayacaklarını bilsem de bu yazıyı yazmamın önemli sebeplerinden biri bazı hastalıklı beyinlerdir.
Öncelikle Işıl Alben kimdir, neler yaşamıştır kısa bir bakalım. Alt yapılarda sayısız başarı kazanıp “en iyi oyun kurucu, asist kraliçesi, en değerli oyuncu” gibi ödülleri defalarca almış olan Işıl 16 yaşında İstanbul Üniversite ile A takım maçlarına çıkmaya başlayıp bu takımın birinci oyun kurucusu olmuştur daha o yaşta. 2006-2007 sezonunda Botaş formasıyla Türkiye Kadınlar basketbol liginin en iyi oyuncusu seçilmiş ve İspanyada bir kulüple anlaşıp yola çıkmak üzereyken taraftarı olduğu takım Galatasaray’ dan teklif gelince hiç düşünmeden İspanya’ ya gitmekten vazgeçip, devam eden yıllarda bir çok defa yaşandığı üzere daha fazla para veren kulüpler yerine ki bunun içinde ezeli rakibimiz Fener’de var Galatasaray’ı tercih etmiştir. MVP seçildiği Botaş’ta aynı zamanda triple double yapma başarısını da göstermiştir.(geçmişte kaldı bunlar diye aklınızdan geçirip okumamazlık etmeyin sakın, okuyunda anlayın olayları tam olarak)
İlk senesinde Galatasaray’da iyi bir sezon geçirip Cumhurbaşkanlığı Kupasını kazandı ve FIBA Eurocup’ta 3. Olan takımın en önemli parçalarından biri olmuştur. Ki bir sonraki sene bu kupanın kazanılmasında önemli katkıları olup asist kraliçesi ünvanını almıştır. 2008-2009 sezonunda kazanılan bu Avrupa Kupası Türkiye’de kadın basketbolundaki ilk ve tek Avrupa kupasıdır. Galatasaraylılığı, sahadaki mücadelesi, hırsı, formanın hakkını vermesi, karakteri ve insanlığından dolayı taraftarın “dişi Metin Oktay, parkedeki biz” diye hitap etmeye başladığı Işıl aynı zamanda Türkiye’de Kadın basketbolunun sevilmesinde en önemli oyuncu haline gelmiştir. Bugün milli maçlarda bile ismi anons edildiğinde en çok alkışı alan, sahaya girerken tribünlerde bambaşka bir enerji yaratan bir oyuncudur Işıl. Galatasaray’ ın cebinden menejerlik parası çıkmasın diye senelerdir menejer bile kullanmayıp kulüple pazarlık bile etmeyen, diğer bütün oyunculara ev kirası ödenirken kendisi bunu istemeyen belki de biraz salak bir Galatasaray’lı. Sanırım kulüpteki profesyonel sporcular arasında menejer kullanmayan tek oyuncu.
2008-2009 sezonunda uzun yıllardır hasret çekilen şampiyonluk için her şey yolunda giderken 27 Nisan 2009’ da 15 dakikada 13 sayı attığı bir Fenerbahçe maçında çok iyi oynarken o talihsiz sakatlığı yaşayıp taraflı tarafsız herkesi oldukça üzmüştür. Seri bitip Fener şampiyon olunca herkesin yaptığı tek yorum “Işıl sakatlanmasaydı kesin şampiyonduk” olmuştu. İyileşip parkeye yeniden dönmeye başladığı zamanlarda bir EuroLeague maçında yine aynı sakatlığı yaşayıp dönüşü çok zor bir yola girmiştir. Çünkü bu sakatlığı aynı yerden iki defa yaşayıp spora geri dönmek herkes tarafından oldukça zor gösterilmekteydi. Fakat hırslı yapısı ile bilinen Işıl yoğun terapi ve idmanlar ile geçen aylardan sonra tekrar salonlara geri döndün. “Eğer Galatasaray forması giymiyor olsaydım herhalde tekrar dönemezdim” diyerek hem bu formanın onun için önemini hem de içinde bulunduğu durumu özetleyerek ona destek veren herkese de teşekkür etmiştir. Hatta idareye sürekli bir oyun kurucu daha almaları konusunda baskı yapanda kendisidir. Neticede Fener senelerce Işıl’ ın karşısına 3 tane oyun kurucu ile diri şekilde çıkarken, Işıl o pozisyonda yanlız bırakılarak yıpratılmıştır. Dolu dolu 3 sene içinde 2 tane ön çapraz bağ ameliyatını geçiren bir oyuncunun su anda bu şekilde sahada olması bile büyük başarı. Bacağına unuttuğu tüm hareketleri tekrar tekrar antrenmanlar ile hatırlatmaya çalışırken, her dönem daha iyiye giderken geldiği nokta örnek gösterilmesi gerekirken, yurt dışında kendisine övgüler yağdırılırken, sizinde tuttuğunuz çanakla neredeyse ilk kez basketbol maçı seyretmiş kişiler bile Işıl yüzünden kaybettik diyecekler. Bravo hepinize bu asistler için.
Eskiden normal karşılıyordum, insan en çok sevdiğine çektirirmiş diye düşünüyordum ama artık bu düşüncem değişti. Ciddi şekilde bu kızın düşmanları ve çekemeyenleri olduğu apaçık ortada. Normal karşılamak lazım tabi bu insanları. Kendisinin yaptığı hiçbirsey olmaksızın onun için oluşan bu ilgi sevgi alanını ve sakatlıklar sonrası sıfırdan gelinen bu başarı hikayesinin kıskanıldığını düşünüyorum net. Basit bir örnek vermek gerekirse bugün twitterda 60 küsür bin takipçisi olan ve kadın basketbolunun en ilgi çekici oyuncusu. Ondan sonra en fazla hangi kadın basketbolcunun ne kadar takipçisi vardır orasını size bırakıyorum araştırabilirsiniz. Bu kadar çok seveni varken sevmeyenleri de olacak doğal olarak. Kimse sevmek zorunda da değil orası ayrı ama maksatlı şekilde yıpratılmaya çalışılmasının karşısında hep oldum ve olacağım aynı şekilde. Sadece Işıl için değil tüm basketbolcularımız içinde bunu yaparım.
Hücum süresi biterken topu potaya fırlatıyor (saha dışına atması gerekir herhalde! üstelik aynı şeyi başka oyuncu yaptığında süre bitiyor mecbur attı olur!), üçlü çektirmekten başka bir işe yaramıyor (kendi kendini tribüne çağırıyor malum!), basketbolcu değil (o yüzden hem milli takımda hemde Galatasaray’da hiçbir koç vazgeçemiyor!), tek kredisi Galatasaray’lı olması (Galatasaraylı olması da suç, ben Fenerliyim demeliydi!), altyapıdan oyuncu koysak daha iyi oynar (senelerdir yatırım yapan ve büyük hedefleri olan Fenerbahçe ve Galatasaray’ın altyapıdan kaç tane oyuncusu süre alıyor maçlarda merak ediyorum!), ligde herhangi bir yerli oyuncu ondan daha iyi oynar (üst düzey yerli oyuncu sayımız oldukça fazla zaten 70 milyonluk ülkede!) o geldiğinden beri şampiyon olamıyoruz (evet son şampiyon olduğumuz 1999 yılından beri kadroda Işıl!) gibi saçma sapan mantıktan uzak sataşmalar bu düşmanlığını en güzel örnekleri.
via ; Galatasaray Basketbol Facebook Sayfası.
Galatasaray 2-1 Karabükspor / Wesley Sneijder’in gol vuruşu. (108 km/)