Bazı geceler, eski zamanları düşünmek böyle hissettirebiliyor…
No title available
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
official daine visual archive
cherry valley forever
No title available

blake kathryn
h
Interview Vampire Daily
sheepfilms

Origami Around
Phantogram Three
ojovivo
almost home
Keni

shark vs the universe
occasionally subtle
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Product Placement
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

No title available

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from China
seen from United States
seen from Morocco
seen from Malaysia
seen from Iraq

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Colombia
seen from United States

seen from Russia

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Canada
seen from Israel
seen from United States

seen from Bangladesh
seen from United Arab Emirates
seen from Bangladesh
@yolguncesi
Bazı geceler, eski zamanları düşünmek böyle hissettirebiliyor…
Çok mu hassaslaştım son zamanlarda bilmiyorum ama uzun zamandır bir görüntü bu kadar dokunaklı gelmemişti...
Yokluğunun bende yarattığı mağduriyetin de bir tanımı yok...
Sarının en güzel tonları mevsimi VII...
Vizyona girdiğinde Türkiye'de çokça tartışılan 'Sarı Zarflar' filmini yazdım... ✍🏻 "Filmi izlerken üzerine en çok düşündüğüm replik 'Bekletmek otoriterdir.' oldu. Bence filmin gerçek meselesi tam da budur. Aziz aylarca mahkemeyi bekler. İşe dönmeyi bekler. Kredisinin sonucunu bekler. Hakkındaki kararın açıklanmasını bekler. Hayatı durmuştur ama devlet ona “hayatın durdu” demez. Bekledikçe zaman onun aleyhine işlemeye başlar. Otoriter rejimlerin en etkili araçlarından biridir bu: insanı belirsizliğe mahkum etmek! Çünkü kesin bir cezanın sınırı vardır, belirsizliğin cezası ise sınırsızdır." 🔗
Hiç bıkmadan usanmadan, bir düşünceye, adına 'ahlak' dediğimiz görünmez kurallara dayanarak mızrakları salladığımız ‘öteki’ içerisinde, bizim canımız da taşınıyordur belki…
Uzun zamandır üzüntüyle bu kadar iç içe olmamıştım. Ahmet Telli'yi severdim. İyi bir insan, iyi bir şairdi...
Şimdi onun dediği gibi işte;
"Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de..."
Yani 😔 ...
…belli ki her anlam, ortaya çıkmak için uygun bağlamı bekler…
Gecedeki anlam, şafaktaki bağlamı bekliyor...
Çünkü öyle bir yankı var ki benlik ile dışa yansıyan görüntü arasında.
Sonsuz bir çarpıntı hali gibi...
Kırılganlıklar, o arada bir yerde sıyrılamadığına dert yanıyor!
Sarının en güzel tonları / Bu kez uzaklar...
Bu gece bir kitap tarafından seçildim...
Toplumcu gerçekçilik ve emek…
İnsan bu... Yani kendi girdabında dönüp duran, dibe öykünen ama bir yandan da dibi görmemek için var gücüyle kulaç atan bir varlık işte. İhtişamı kaçırıyor böyle. Çünkü sancıları da girdaba pelesenk...
Konuşamadığında, gözlerine anlam yüklersin, olur biter… Bu, ‘ben de varım’ demenin en sükûn hâlidir.
Uzun uzun konuşacağım şeyler var, heybem dolup taşmış ama telaşım yok. Bir dervişin sükuneti var ruhumda artık... Yenilmez, yıkılmaz bir his bu...
Ne izledim böyle ben? Daha önce acının böylesi şiirsel bir anlatımına tanık olmamıştım... 🍁