" … içimde simsiyah ve çok ağır bir şeyle dolaştım durdum.”
Ahmet Hamdi Tanpınar
Game of Thrones Daily

roma★
Color Me Curious

ellievsbear
RMH

Game Changer & Make Some Noise
macklin celebrini has autism
ojovivo
The Stonewall Inn
NASA
One Nice Bug Per Day
Doug Jones

gracie abrams
YOU ARE THE REASON
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
Today's Document
Misplaced Lens Cap
tumblr dot com
official daine visual archive
seen from United States
seen from Ecuador

seen from United States
seen from United States

seen from Vietnam
seen from France
seen from United States
seen from Chile
seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from Iraq
seen from Indonesia

seen from France

seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from Morocco
seen from France
seen from United States

seen from Greece

seen from United States
@yumru
" … içimde simsiyah ve çok ağır bir şeyle dolaştım durdum.”
Ahmet Hamdi Tanpınar
Plath intiharından bir hafta önce Alvarez’i yanına çağırır. Alvarez bu ziyarete dair izlenimlerini şöyle ifade eder: ”…Farklı görünüyordu… Saçını toplamamıştı. Beline doğru bir çadır gibi inen saçı, soluk yüzüne ve sıska bedenine tuhaf bir kasvet ve dalgınlık havası veriyordu; sanki mezhebinin ayinlerinden soğumuş bir rahibeydi. Karşımda yürürken saçından güçlü bir koku yayılıyordu, Hayvan kokusu gibi…” Ölüme yaklaşırken hayvani bir kokuya bürünmesi, Plath’ın cansızlığa yönelme güdüsünün derinliğini sergiler bize; yaşam sembolü olan suya dokunma arzusundan vazgeçmiştir. ”Ölüm hakkında yazdıkça, hayal dünyası giderek güçlendi ve bereketli hale geldi. Böylece yaşamak için her türlü sebebi oldu” der Alvarez. "Her türlü sebebi oldunun yerine hiçbir sebebi olmadıyı koyabiliriz, çünkü Plath bunu bizzat yapmıştır. Her şeyin yerine hiçbir şeyi koymuştur. Ona göre stimülasyon iki uçlu bir değnekti; bir ucu yaşama, diğer ucuysa ölüme dönük. O ”rien” yani ”hiçlik” ucunu seçti…’' der Nilgün Marmara kendisinden bahsettiği ”Sylvia Plath’ın şairliğinin intiharı bağlamında analizi” adlı tezinde.
- Söylesenize, hiç mi meraklanmazsınız? Bilinenin ötesinde ne olduğunu? Bulutların ve yıldızların ardında ne olduğunu hiç mi bilmek istemezsiniz? Ya da ağaçları neyin büyüttüğünü ve gölgeleri değiştirdiğini? + Eğer böyle konuşursanız, size deli derler. - Ama bu sorulardan birisine cevap bulabilirsem, sonsuzluk nedir örneğin, bana deli demeleri umurumda bile olmaz.
Başkalarının kalplerindeki duygular benim hayal gücümün ötesinde… Birinin kalbinde neler oluyor…Yani…O'nun kalbinde neler oluyor? Kalbinin içinde ,benim hayal gücümün ötesinde birşey var.
"Geceyarısı güneşe bakıyorum ve seni düşünüyorum. Cesur ol; pencereden içeri gir ve yanıma gel."
Kalbimi kırmasan bugün? Bak yağmur yağıyor…
—Umay Umay
Karar verdim, eve artık hiç gitmeyecektim, yeni bir okula daha gitmeyecektim. Karar verdim, yalnızca Phoebe’yi bir görüp ona hoşça kal falan diyecek ve ona Noel harçlığını geri verecektim, sonra da otostop yaparak batıya gidecektim. Ne yaparım dedim, Holland Tüneli’nin oradan otostopla bir yere kadar gider orada inerdim, sonra bir daha, sonra bir daha derken, birkaç gün içinde batıda güneşli bir yerde, beni tanımayan insanların arasında bir iş bulurdum. Bir yerlerde, bir benzin istasyonunda bir iş bulurum diyordum, arabalara benzin, yağ filan doldururdum. Nasıl bir iş olursa olsun, fark etmezdi zaten. Kimse beni tanımasın, ben kimseyi tanımayayım, bu yeterdi. Düşündüm, sağır-dilsizmişim gibi numara yapardım. Böylece, hiç kimseyle o salak konuşmaları yapmak zorunda kalmazdım. Biri bana bir şey demek istediğinde bir kağıda yazar, bana uzatırdı. Bundan bir süre sonra sıkılınca da, ömrümün sonuna kadar insanlarla konuşmaktan kurtulurdum.
*Okuduğum zaman hayatımın fikri olduğunu düşünmüştüm.
Çavdar Tarlasında Çocuklar | J.D. Salinger | s.161
Sırf koklansın diye kitap araları, Sırf okşansın diye bir kadının saçları.
Şimdi şuracığa düşmekten korkuyorum. İçimde biriken hislerin birdenbire patlayarak, beni zerreler halinde dağıtacağından korkuyorum.
-Sabahattin Ali
Eğer birini seviyorsan ve o seni sevmiyorsa bundan çok güzel kaos çıkar. Bir sürü şiir, sağlam bir roman ve anlatacak bir sürü hikaye çıkar. Uykusuz geçen geceler, parklarda içilen şaraplar, yerli yersiz kıskançlık krizleri çıkar. Ama sevgine karşılık çıkar mı? O biraz zor işte.
-Ali Lidar
ve müthiş sarılmak istiyorum.
Şu korkak ellerimi artık tut.