zihnin yankısı, geçmişin yanılgısı, geleceğin sanrısı*
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

gracie abrams

Jar Jar Binks Fan Club
Noah Kahan
Misplaced Lens Cap
Cosimo Galluzzi
Today's Document
One Nice Bug Per Day
Cosmic Funnies
The Stonewall Inn

oozey mess
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
sheepfilms

shark vs the universe
No title available
Sweet Seals For You, Always
No title available
macklin celebrini has autism
Sade Olutola

pixel skylines
seen from Argentina

seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Indonesia

seen from Indonesia

seen from Türkiye
seen from Spain
seen from United States

seen from Russia

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Venezuela
seen from Italy
seen from Finland

seen from United Kingdom

seen from United States
@zihninyankisi
zihnin yankısı, geçmişin yanılgısı, geleceğin sanrısı*
insanları önemsemeyen biri olarak bilinirim; böyle bilinmesini sağlayan da benim aslında. bu bir nevi kendimi koruma yöntemimdi. sonra bu duruma o kadar alıştım ki, artık kendimi gerçekten de "kimseyi önemsemeyen biri" olarak görmeye başladım. ta ki sana kadar... senin her detayını hiçbir çaba sarf etmeden aklımda tutana kadar. dünya bir yana sen bir yana diyemeyeceğim, çünkü benim dünyam sensin. gecenin dördü, beşi sensin. terliklerle varılacak olan sensin. sığınak, liman, ev, huzur... hepsi sensin. "insanlara katlanamıyorum," diyerek kendimi inandırmıştım; ta ki gecenin bir yarısı seni arayıp öylesine bir konudan bahsederken yaktığın sigaraları sayana, onu dudaklarına götürüşünü en güzel manzara gibi izleyene kadar. benim her şeyim sanaymış, sana kadarmış. sabrım, sevgim, kalbim, hissim; hepsi senin içinmiş. sen varsan hayat bana yaşanabilir görünüyormuş. seni görünce zihnimden binlerce cümle geçiyor da sana söylemeye gelince dilim lâl oluyor. dilim lâl olsa da gözlerim bir tek sana konuşuyor. bir insanın fotoğrafı sabaha kadar izlenebilirmiş, gözlerinde yaşam bulunabilirmiş, göğsüne sığınılabilirmiş... dağ da sensin, yuva da,
bazen ev, hislerdir
berbat hissediyorum
Kendimi hiçbir yere ait hissedemiyorum.
kendimi her yerde yükmüş gibi hissediyorum
kendimi, düşüncelerimin beynimin odalarına kapatmış gibi hissediyorum. zihnimin içinde kaybolmaya, bulunmak için kaybolmaya çalıştığımı hissediyorum. konuşmak, bağırmak, ağlamak, hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum. gönlümün ağırlığının gitmesini, rahat bir nefes almak istiyorum. sakin bir insan olmaya çalışırken hissiz biri görünmek istemiyorum. çıkmak için adım attığım kapılar yüzüme kapanırken kendimden bile kaçamıyorum. kaçacak yerim kalmamış. kaçamadıkça boğuluyorum, düşüncelerim kendime bile ifade edemediğim düşüncelerim beni boğuyor gibi hissediyorum. çömeliyorum bir köşeye, bomboş gözlerle ifadesiz bakışlarla izliyorum olan biteni. gelen geçen bana çarpıyor yine de kılım kıpırdamıyor gibi. kılımı bile kıpırdatacak hâlim yok gibi. kaybolmaya çalışırken kendimi kaybetmiş gibi. kendimi bir daha hiç bulamayacakmış gibi. kurtulmak için gözlerim yol ararken her taraftan olumsuz duygular üstüme hucüm ediyor. çömeldiğim yerde bile kalamıyorum. düşüncelerimden bile kendimi koruyamıyorum. bir parça mutluluk, bir parça huzur ararken tüm olumsuz duyguların içinde yaşamını yitiriyor gibi,
sorun şu ki ben arafta kalmıyorum, ben arafın ta kendisi oluyorum
öyle bir dert verdin ki, kendime gelemedim.
her seferinde siktiğimin merdiven dairesinde oturup titreye titreye olan biteni dinlemekten o kadar yoruldum ki
aylema,
"Bu sevdanın sonu yok Haydar" demiştin bana. Unuttun mu? Doğruymuş. Bu sevda sonsuz . Ucu bucağı yok. Hatta onun Armağan'a bile ihtiyacı yok. Nereye gitsem Armağan benimle. Ben tepeden tırnağa Armağan kestim zaten. Aynada kendime baksam yeter karşımda hep onu görüyorum. Böyle daha iyi bir gün çekip gittiğini görmektense hep benimle kaldığını yaşamak daha iyi."
"Sıfır bir değer değildir. Bir sayı bile değildir. Anca başka bir sayının yanına gelince değer yaratır. Tıpkı sevda gibi. Sevdanın da tek başına bir değeri yok. İlle de biri olmalı. Sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır, sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür. Biri dese ki sevdamı al, kendine ekle, bir ömürle çarp sonra sonsuza eşitle. Yine değeri sıfır mı olur senin için?"
hayatın koşturmasından yorulup sende dinlenmek,
düşüncelerimden nefes alamadığım saatlerdeyiz,
bazen kendimi zihnimin hayal odalarına saklanmak istiyorum,
her yerden dönülmez, her yere gidilmez ve her yere gitmek için yola çıkılmaz,
düşünceler zihnime akın ederken ben yine kendi karanlığımın ortasında bitap düşmüşüm,