No tears in the writer, no tears in the reader.
Robert Frost, Collected Poems of Robert Frost (via books-n-quotes)
Alisa U Zemlji Chuda
Sade Olutola
No title available

@theartofmadeline
Jules of Nature
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

JBB: An Artblog!
art blog(derogatory)
ojovivo
d e v o n

tannertan36

No title available
Cosimo Galluzzi

Janaina Medeiros
will byers stan first human second
hello vonnie
noise dept.
Not today Justin
occasionally subtle
NASA
seen from South Africa

seen from United States

seen from United States

seen from Switzerland
seen from Brazil
seen from Ukraine

seen from United States

seen from T1
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from United States
seen from France
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
@0siyaz0
No tears in the writer, no tears in the reader.
Robert Frost, Collected Poems of Robert Frost (via books-n-quotes)
O şimdi, ne yapıyor? Şu anda, şimdi, şimdi? Evde mi, sokakta mı, Çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı? Kolunu ükaldırmış olabilir, “Hey gülüm, beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi… ” O şimdi ne yapıyor, Şu anda, şimdi, şimdi? Belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor. Belki de yürüyordur, adımını atmak üzeredir, “Her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren sevgili, canımın içi ayaklar! ” Ve ne düşünüyor, beni mi? Yoksa, ne bileyim, fasulyenin neden bir türlü pişmediğini mi? Yahut, insanların çoğunun neden böyle bedbaht olduğunu mu? O şimdi ne düşünüyor, Şu anda, şimdi, şimdi?
Bazı kırgınlıklar, ölümle eşdeğerdir. Bunu bazılarının anlaması lazım. Bir özürle geçmiyor, bir ömrün çatlağı.
I fell in love, not with anything or anybody in particular but with everything.
George Harrison (via wnq-writers)
You can’t decide not to see yourself anymore. You can’t decide to turn off the noise in your head.
Jay Asher (via quotemadness)
herkesin bir gideni vardır icinden bir türlü uğurlayamadığı.
(via gidiyorgibisin)
if you are chilly, here take my sweater your head is aching, I’ll make it better ‘cause I love the way you call me baby and you take me the way I am
Nasılsın bugün ?
Yalnızım sanırımYalnız bende değil bu yalnızlık haliDeniz de karanlık, gökyüzü deBir acayip kuşların hali..
Susunca geçti sandınız..
Hikayelerde, filmlerde hep bir kız ve erkek vardı, birbirlerini severler ve en sonunda kavusurlardı. Bu mutlu bir sondu, fakat sonlar sadece olumlerle olurdu. Küçükken bunu hiç bilmezdik, hep inanırdık ki kavustuktan sonra hep mutluluk vardı ve kavustuktan sonra butun dertler bitecek ve ask hiç tukenmeyecekti. Biz bu masallarla buyutulmus cocuklardık. Bu yuzden hiç asksız yapamadık. Cunku bize hic sevgi saygı ve guven cercevesi icinde biri ile olmak ogretilmemisti. Ask vardı, bir iki ay, en fazla bir yıl suren turlerden. O ask bittiginde hersey biterdi, iliskilerde. İste en fazla biz bu yuzden yanlıs yaptık, ask her zaman bizim yanımızda olamazdı, ask hep bizden uzak olurdu. İlk biraz yaklasır elde edince ucup giderdi. Baskalarında arardık hep bu yuzden askı, sevdigimiz, guvendigimiz,saygı duydugumuz insanın canına kıya kıya.
Gozleriniz bayım. Bir okyanustan farksızlar, Kayboluyorum. Soylesenize bayım, Çıkış yolu nerde bu okyanusun? Yada, yok yok soylemeyin bilmek istemiyorum. Buralar cok sevgi dolu bayım, Çıkmak degilde, Dahada kaybolmak istercesine, Gozlerim tekrar tekrar kavuşabilir mi gozlerinize? Her bakdıgımda içlerine, Sanki cennetin kapıları aralanıyor. Peki ya soruyorum size bayım, Gozleriniz ne zamandan beri bu kadar cezbediyor beni? Sanırım şu deli kalbim sizi sevince oldu hepsi. Neyse, fazla söze gerek yok, Tek soylemek isdedigim şudur ki gozlerinize Sorsam cennetlerine beni kabul ederbilirler mi?
Mantıgımla duygularımın çarpıştığı yerde ölüyorum her gece düşüne, düşüne, yavaş yavaş…
SİYAZ
Bana sevmeyi anlatabilir misiniz beyefendi? Baya oldu birini sevemeyeli. En son birini sevmek anlamını yitirmiş kelimeler kadar gereksiz ve boşunaydı. Fakat ben bir de sizden dinlemek isterim. Sahi ya, sevmek neydi?
0SİYAZ0
Sanırım gülüşlerimi böylesine saklamak isteyeli cok olmustu. Gülerken aynı zamanda utandıgım zamanlar bunlar. En tatlı zamanlar hayatımda ki. En saf zamanlar.
Şu duvarları ben örmedim. Bu duvarı her kalp kırıgım kendi kendine ordu. Duvar kalbim kırıldıkça yukseldi. Bu yüzden şuan bu durumdayım.
Aşk
Zordur insanların duygularını anlaması.Hayatına o duygularla birlikte yön vermeye çalışması.Aşk size göre nedir ? Geçici bir heves mi , yoksa tutkulu ve kalıcı bir heyecan mıdır ? Kimine göre aşk yoktur kimine göre yaşamaya kıyamayacak kadar kıymetli. Önemli olan o duyguyu hissetmek değil midir zaten ? Bana göre aşka inanmayan yoktur,sadece duygularını kabullenemeyenler vardır.Bir diğer kafa karıştıran konu ise aşk ve gurur. Aşk ve gururda bence birbirleri içindir. Aşk kadındır gurur ise adam. Bir kadın adama gururunu hiçe sayarak her türlü aşkını gösterirken adam sadece o gurur ile kadının kalbini kırar veya bazen tam tersi.Belkide aşk iki kişilik bir oyundur. Yakalambaç gibi kaçan kovalanır .. Fakat bir yerden sonra herkesin bir molaya ihtiyacı olur. Nefes alıp dinlenecek bir mola. Kim bilir belkide hayatımızda aynen böyledir. Ordan buraya koşuştururken ağlamalarımız,dinlediğimiz şarkılar , belkide dalıp gitmelerimiz bile birer moladır. Ve tüm bunlara rağmen en önemlisi ise , bizi çok mutlu eden sevinçten ağlatan insanlarla , kalbimizi kırıp paramparça eden insanlar aynı kişilerdir ….
Aslıhan Çağın