Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi. Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var…

seen from New Zealand

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Germany
seen from Romania

seen from Belarus

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Australia
seen from Yemen
seen from United States
seen from United States
Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi. Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var…
-kim olduğunuza, kiminle olduğunuza,kimden taraf olduğunuza,kiminle yol yürüdüğünüze, neyi nerden kazandığınıza,kime ne söylediğinize,bir şeyleri hangi amaç uğruna yaptığınıza dikkat edin.! Herkes yanlış sadece siz doğru degilsiniz!sürekli olarak başkasının değil kendi yüzünüze karşıda ayna tutmayı öğrenin.!
Kaybedilmeyen Lezzetler Ben Asya’yı sevmem, Engin Turgut ise Avrupa kıtasını; belki panikataklar yüzünden karşılaşamıyoruz. Ressam şairlerden Engin. Kelimelerin de rengini bilir o yüzden. Harflerinkilere kadar inebildi mi, bilemiyorum, epeydir görüşemedik. Çapkın olduğunu sanmıyorum ama, kadınları kadın hâliyle sever sanki. Onların korunmasız bıraktıkları masum güzelliklerini sever ince ince. Kibardır. Hani, eskilerin deyimiyle beyefendi adam! Kadıköylü Şairler’de zaten böyle bir tavır vardır ezelden beri. Onlar, içlerine kapanık, duygusal, alkolü sohbete boğan, narin insanlar: Cemal Süreya, Turgay Kantürk, Turgut Toygar, Enver Topaloğlu, Ersin Tezcan, Cenk Koyuncu, Fikret Tunçer, (alkol harici) Dağlarca, Ercüment Uçarı, Arif Damar ve niceleri. Engin de öyle: ‘Gök, kuşun uçuşunu görüyor. Gövdenizdeki ıslığı seviyorum. Sizdeki tenha, ruhunu sevindiriyor kuğunun. Kalbinizin yarısı yara, yarısı bende kaldı. Şu bulutları toplasam, birimizin yüzü kar fırtınası...’ Çocuklara en çok yakışan oyuncaklardan biri vardır ya, şu, burunlu-bıyıklı plastik gözlükler, Engin sanki yüzünde hep onla dolaşır. İnsanlar mutlu olsun, kendi hüznünden üzülmesinler diye! Canım arkadaşım! Asya ile Avrupa’yı ayıran Ural Dağları gibi aramızdaki Boğaziçi! Toprağa doğru dağ, suya doğru doruk! Bizim rengimizi bilemem ama, Dağlarca beyaz, Ece Ayhan mor, İlhan Berk yeşil, Cansever sarı, Asaf kahverengi, Can Yücel kırmızı, Nâzım mavi, Uyar siyahtır! Ara renklerle götürürler mısralarını ama, taşıdıkları ana renkten kopmadan! - küçük İskender (‘Eflatun Sufleler’ kitabından...) - Fotoğraf: Engin Turgut
"Seni kim israf ediyor, ben her zerrene muhtaçken...?"
Diğerleri yalnızlık eseri
Ama hanımefendi yalnızlık sebebi
Ve onla bakıştıktan sonra ben kesildim
Ne Roma, ne Londra
Ne Madrid, ne Viyana
Beyefendi bugün baharın habercisi olan papatyaların 🌼 tadını çıkarıyor 😊