Today's Document
KIROKAZE
★

Origami Around
occasionally subtle
Lint Roller? I Barely Know Her
taylor price
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Color Me Curious

Game Changer & Make Some Noise
No title available
One Nice Bug Per Day
No title available
ojovivo
official daine visual archive

titsay

if i look back, i am lost
Show & Tell

Jar Jar Binks Fan Club

roma★
seen from Germany
seen from Italy
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Singapore
seen from Argentina

seen from Pakistan
seen from Vietnam

seen from India

seen from Canada
seen from Brazil
seen from Canada
seen from Iraq
seen from Canada

seen from Germany
seen from Bangladesh

seen from Argentina
seen from Australia

seen from Mexico
@1aycicegi-resitali
Anlasa, sorgusuz
her şeyi avucuma bırakacaktı;
anlamadığı için, sormadan
her şeyimi elimden aldı…
"hangi dağ efkarlıysa oradayız, perişan edilen her şey bizimdir."
3 hafta kadar önce Bülent Parlak'ın söyleşisine gitmiştim. Bir kız çıktı ve dedi ki"5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?" "Bilmiyorum," demişti. Tırnaklarıyla kazıya kazıya bu günlere geldiğini söylemişti. Sesiz ve mütevazi biriydi. Şiir ve yazı yazarken önceliğin, hayatın zorluklarını yaşamış olan insanlara verilmesi gerektiğini düşünürdü. Dergilerinde bir inşaatçının şiirinin de bulunduğunu söylerdi, bir simitçinin de. Asıl farkın; insanlar arasındaki düşünceler olduğunu savunurdu. Bugün öğrendim ki, 2 gün önce vefat etmiş... Mekânı cennet olsun, bir yazardan, şairden çok bir abi gibiydi...
Sevgili Huzursuzluğum adlı kitabından, yazdığı bir söz.'
Bağıra çağıra susarken ben,
Lütfen sus konuşma uzaktan.
Yakına yakına giderken,
Dur lütfen bana dokunma.
Yalnızlık senden kolay, hiç yorma kendini.
Kaldırdım duvardaki en güzel resmini.
Yakında kalbimden de silerim ismini,
Boşver...'
Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu, ağlardım...'
Yolunu beklerken daha dün gece,
Kaçıyorum bugün senden gizlice.
Kalbime baktım da işte iyice,
Anladım ki sen de herkes gibisin...
Nazım Hikmet
Ben gülüşüne öldüm, o ölüşüme güldü. Farklıydık işte...'
Nereden bileceksin ki, yüzüme kapattığın kapının ardında sessiz sessiz hıçkırdığımı?
...
Bilmiyordum. Yemin ederim bir insanın canımı bu kadar yakacağını bilmiyordum. Bir insanın gülüşüne ağlayacağımı, bir hareketinde kalbimin bu kadar ezileceğini bilmiyordum.