duygusal ve bahtsız bi prensesim
RMH
🪼
occasionally subtle

⁂

Product Placement
Jules of Nature

blake kathryn
he wasn't even looking at me and he found me
taylor price
Three Goblin Art
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Claire Keane

#extradirty

Andulka

Origami Around
Misplaced Lens Cap
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

tannertan36

Kaledo Art

PR's Tumblrdome

seen from Singapore

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Greece

seen from Netherlands
seen from Kyrgyzstan

seen from T1

seen from United States

seen from Canada

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Argentina
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Argentina

seen from United States
seen from Brunei
@3-6-219
duygusal ve bahtsız bi prensesim
Sürekli eksik olana, bir süre sonra gerekte kalmıyor.
"bir şeylerden kaçar gibisin. soluk soluğa ama hiç bir şey anlatmayacağına yemin etmiş gibi sakinsin. gitmek istediğin belli bi yer yok ama kalmak istemediğinden artık eminsin. sadece biraz olsun herkesin ve herşeyin susmasını istemişsin. kendini duyabilmek için."
biliyor musun çok canım yandı benim. söyleyemedim. uyuyamadığım gecelerde kaçamadığım kabuslarım oldu. gerçek ve kâbusu ayıramayacak kadar duygusuzlaştım. rüyadan ibaret olan mutluluklarım eskisi gibi mutlu da etmiyor. ve cânım ben çok adam incittim. sigara içer gibi vakit geçirdim. iki güldüm ama geceleri çok ağladım. seni biraz özledim. seni biraz öpmek istedim.
biliyor musun zaten benim hiçbir zaman önemim olmadı.
Birilerine ihtiyacım olduğu anlarda kimseyi bulamadığım zamanları hiç unutamıyorum
anlaşalım. bu benim savaşım. senin gelip yardım edebileceğin, benim de ortadan ikiye bölüp, yarısı için sen savaş, diyebileceğim bir şey değil. bu benim istilam. öyle ki yara aldığımda indirgeyebileceğim, en azından sana gelebileceğim, bir şey değil. uzlaşalım. bu aşılacak bir şey değil.
insanlarda iz bırakmaktan ziyade bir yüküm oluyor gibi. herkesin boşluğuna düşüyorum, kim beni hayatından atsa bir refaha varıyor, bazı yerler bensiz daha iyi gibi hissediyorum. en çok da elimi neye atsam kuruyup soluyor, kendimi hiç sevemiyorum baştan başa bir problem gibiyim
Üzülmeye değmezsin biliyorum ama en mutlu olduğum zamanlardı.
o kadar kötüsünüz ki söylediğiniz kelimelerin karşınızdaki insana ne denli zarar verdiğini umursamıyorsunuz bile
Aynı şehirdeyiz fakat gökyüzümüz ayrı bizim
Kapıyı kapatmak zorunda kaldım ama pencere kenarında ömrümü harcarım
hayatımın hiçbir döneminde mutlu olmak için bu kadar çaba sarf ettiğimi hatırlamıyorum, hiç bu kadar mutsuz olmadım demek değil bu, perperișan olduğum günler de oldu, üzülmekten öleceğim sandığım günler, ölsem acım dinmez, bu derdi toprak kabul etmez dediğim günler oldu, ama hiçbirinde mutlu olmak için bi gayrete girmedim, mutsuzluğu geberesiye kana kana içtim, iğneler yedim, kan kustum kızılcık şerbeti falan da demedim, kan kusuyorum ben dedim, derdime en az bir kişi şahitti hep, kolumun altında bi omuz, bi dayanak, yetmese de vardı, mutluymuș gibi yapmak zorunda olmadığım, ya da, mutlu olmak için çırpınmadığım, aksine mutluluğa savaş açtığım gard aldığım zamanlardı. șimdi mutsuzluğumu zımparalıyorum. üstüne boyalar cilalar. inadına inadına. ve hiç sanmazdım ama bu mutsuz olmaktan daha zormuş, çok daha.
içime düşen şüphe benim için en sağlam kanıttır.
yanılmayı cok istedigim ama adım kadar emin oldugum meseleler var
içimde kıyametler koparken, susup oturarak kabullendim ben her şeyi. kabullenmek zorunda bırakıldım.
beni bu hâle getirmek için o kadar çabaladınız, çıkmak için binbir çaba gösterdiğim şu bok çukurlarına tekrar tekrar ittiniz. hakkım haramdır.