itildiğim eve zorla girme çabasıydı benimki. fazlası yok.
Peter Solarz
Xuebing Du
tumblr dot com
Misplaced Lens Cap
he wasn't even looking at me and he found me
wallacepolsom

Discoholic 🪩
No title available

Janaina Medeiros
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
hello vonnie
Not today Justin
Today's Document
YOU ARE THE REASON
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Stranger Things

PR's Tumblrdome
cherry valley forever

No title available
we're not kids anymore.

seen from T1

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Belgium

seen from Malaysia
seen from United States

seen from T1
seen from United States

seen from Canada
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Maldives

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United Kingdom
@viranezindan
itildiğim eve zorla girme çabasıydı benimki. fazlası yok.
adinne
ilayda
Merhaba uzun zaman oldu ben tumblr a girmeyeli senin girift diye seslendiğin bir blog vardi ismi yorgunlu bir şeydi sanırım bloğun. Ondan haberin var mı geni bir blog falan açtı mi ya da reelde ne yapıyor en son sınava hazırlanıyordu
bilmiyorum bir haberim yok.
emre aydın diyor ya konuşsam faydasız ama susamıyorum. kimse dinlemiyor ama içimdeki belki hiç susmuyor. insanları hep bir şekilde düzeltme çabasından hiç kurtulamadım. kimseyi değiştiremedim çok yoruldum ama hep kendime bir şeyler ekledim. büyüdüm. insanları iyi etmeye çalışmaktan öyle bir yere geldim ki kimsenin yamacıma girmesine izin vermez hâle geldim. ilk yanlıştan sonra ikincisinin de geleceğini unutmayın. doğrular yanlışı doğurur ama yanlışlar doğruya asla gebe kalmaz.
kimsenin olmadığı bir yere gidip saatlerce oturup düşünmek, ağlayıp içimi boşaltmak istiyorum.
ben her şeyi tek başıma hallederim, her zaman hallettim. ama sen arada bir de olsa uğra bana, saçlarımı okşa.
neden bilmiyorum ama bazı zamanlar kendimden gitmek istiyorum. kendimden nefret ediyorum. sorunlu zihnim, zihnimi dolduran onca düşünceyi fırlatıp atmak istiyorum. bu zihinden, sorunlu benliğimden kaçıp kurtulmak istiyorum. yoruluyorum, hiçbir şeye mecalim kalmıyor. rahatça gözyaşı dökemiyorum. - senin ne sıkıntın olabilir ki - sorusu midemi bulandırıyor. insanların her gün farklı bir yüzünü görmek ve buna alışmak canımı yakıyor. gözlerimin gördüğünü inkar eden kalbimden, bahanelere sığınıp birilerini kendime karşı haklı çıkarmaktan da nefret ediyorum. önceden korkardım bir şeylerden hatta her şeyden, gerilirdim olur olmaz her şeye, saçma sapan şeylere güler, ağlardım. ve bu hâllerimden de nefret ederdim. artık hissedemiyorum. hissetmek istiyorum. en dibine kadar yaşamak istiyorum. ben yaşamak nasıl bunu hissetmek istiyorum.
gün gelecek, bugün de dün olacak. dönüp baktığımda neden yaşamadım o günü, neden söylemedim aklımdakileri demek istemiyorum. hep bir eksik olacak, hep bir fazla da olacak. fakat ben neden susmadım değil de neden konuşmadım demek istemiyorum.
o kadar şeyi sineye çekmişim, o kadar şeyi affetmişim ki şimdi kendi yüzüme bakamıyorum utancımdan.
tükendiğimi iliklerime kadar hissettiğim bir evredeyim. buradan dönüşün nasıl olacağını da bilmiyorum.
içindeki çocuğa sarıl, sana insanı anlatır.
ben nasıl toparlanacağım, bunca dağınıklık içinde.
ne hissettiğimi bilmiyorum. bak, bu mevzu benim kaburgalarımı kırıyor, gözlerimi doldurup canımı yakıyor. her sabah bir umutla gözlerimi açıp, her gece bugün neden ölmedim diye gözlerimi kapatıyorum. uyandığımda gözlerim yaş doluyor, yeni bir role bürünüyorum. bazen ben bile şaşırıp düşünüyorum, birden fazla duyguyla nasıl başa çıkabiliyorum diye sorguluyorum. bitmek bilmiyor, çoğalıyor. her bir gün yenisi ekleniyor. kötü olan ne biliyor musunuz, benim inancım azalıyor. ya yarın da bugün gibiyse? düne, bugüne katlandım fakat yarın için güçlü değilim. konuşacak onca şey var, boğazım düğümlendi. omuzlarımın altında ezildim, neyse boşver. uzatsana paketle çakmağı.
çok kez yıkıldım hatta bacaklarımda izleri, bileklerimde kesikleri var ama hâlâ ayaktayım.
herhangi birine böyle içimde ne kadar şey varsa anlatıp siktir olup gitmek istiyorum. bu ağırlıktan, göğsümün ağrısından kurtulamıyorum. ölürken bu yükleri sırtımda istemiyorum. yorgunluğumu anlasınlar da herkes bir sussun istiyorum. her şeye uzanan o diliniz yansın istiyorum, kalp kırmanın kolay olmadığını anlayın istiyorum. kalbiniz o kadar kırılsın ki koca evrene sığamayın istiyorum, beni sığdırmadınız. koca yangının içinde kalın da bir damla suya muhtaç kalın istiyorum, yürek yangınına düşün istiyorum. deva dilenin de bulamayın, parçaladığınız insanlara muhtaç kalın istiyorum. ettiğinizi bulun istiyorum. insan derde düşmeden anlamaz.
bir neden arıyorum her şeyi unutmak için. kendimi unutmak için. içime gömdüğüm ya da hallettim sandığım onca şey var ki bir anda çıkıyor meydana. dağları aştım sanarken oturduğum yerden bile kalkmadığımı fark ediyorum. boğazıma kadar batıyorum.
bilmediğin binlerce şey oldu ve hâlâ yaşıyorum. gülsem tam gülemiyorum, ağlamayı da bilmem.