🤍
ojovivo
untitled

JVL
$LAYYYTER
Sweet Seals For You, Always

if i look back, i am lost
Keni

tannertan36

Discoholic 🪩
Monterey Bay Aquarium
noise dept.
art blog(derogatory)

Janaina Medeiros

★
KIROKAZE
Xuebing Du

No title available

@theartofmadeline
🪼
wallacepolsom
seen from United States
seen from India
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States

seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Argentina

seen from India

seen from United States
seen from Malaysia

seen from China

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Finland
seen from Brazil

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
@7364-738496786
🤍
burası tüm ezberini bozuyor insanın
instagram: norubrum
Gittiğim her yerden az evvel çıkmış gibiyim
Nereye bakarsam bakayım bulamıyorum kendimi
Olduğum hiçbir yerde değilmişim gibi geliyor
Olmadığım her yerde de varmışım gibi...
çok
canım
sıkılıyor
sana susma demiyorum ama niçin konuşmuyorsun.
DONDURMA MEVSİMİ
Aptal değildim. Söylediklerinin doğru olmadığını biliyordum (en azından bir kısmının). Ama umurumda bile değildi. Duyduklarım bir süre de olsa mutlu ediyordu beni. O söylemek istediklerini söylüyordu ben de duymak istediklerimi duyuyordum. Ve bu ikimize de iyi geliyordu. Belki bu esnada bir sürü doğru piç olup gidiyordu ama olsun. Doğru ne ki diyordum. Beş sene boyunca her sabah, hep bir ağızdan “doğruyum” diye bağırarak güne başlayan çocuk korosuyla büyüdüm ben. Küçüklerini sevmeyi yasa olarak kabul edip sonra küçüklerin götünün altına raptiye koyarak eğlenen bir neslin parçasıyım. Ne önemi var lan doğrunun, yalandan da olsa mutlu hissetmenin yanında? Mevzuyu detaylandırıp lafı uzatmak istemiyorum. Birincisi, anlatacaklarım onu kızdırabilir; ikincisi, detaylar sizi hiç ilgilendirmez. Ama şu kadarını söyleyeyim bizim üzüntümüz onun artık yalan söylemekten vazgeçmesiyle başladı. Doğrular boynumuzu büktü çünkü. Oysa ben yıllarca oynayabilirdim başlarda oynadığımız oyunu. Ya da bilmiyorum belki de oynayamazdım, ama denerdim. Nafile.. Kağıtları dağıttı kader. Zarlar atıldı. Son taş çekildi ortadan ve kimse açamadı. Oyun pat'a kaldı.. Ne istediğimi soruyor sık sık. Ne istiyorsun diyor? Ne istiyorum? Bütün samimiyetimle söylüyorum bunu, sadece ve sadece iyi olmasını istiyorum. İyiyim diyerek geçiştirmesini değil ama. Gerçekten iyi olmasını istiyorum. Eğer böyle bir şey mümkün olsa, onun hep iyi olabilmesi için gerekirse sol elimi kesebilirim. Sikik bir mübalağa romantizmiyle söylemiyorum bunu. Gerçek bir satırı gerçek sağ elimle tutup gerçek sol bileğimin köküne tek seferde indirip kopan parçayı ayağımla tekmeleyebilirim eğer acıdan bayılmazsam. Bir keresinde, yoğun böbrek acısıyla kıvrandığım zamanların birinde, bana eğer böbreğim tamamen çürürse kendi böbreğinin birini hiç düşünmeden verebileceğini söylemişti. Verirdi de. Şimdi de verir. Senin için gözünü bile kırpmadan böbreğini verecek biri söz konusuysa elin lafı mı olur lan? Valla keser atarım n'olacak. Başka bir zamanda şey sormuştum ona. Demiştim ki, çok sıcak bir havada birer dondurma aldık ve yürüyoruz. Sonra birden benim ayağım takılıyor, sendeliyorum ve dondurmam yere düşüyor. O zaman kendi dondurmanı bana verir misin demiştim. Yine hiç düşünmeden veririm demişti. Ben de onu sevmeye karar vermiştim. *Hiç dondurma yiyemedik beraber, ama ben onu hep çok sevdim..
günün sonunda başardığım tek şey intihar etmemiş olmam
Doğru düzgün bir adam olsaydım sever miydin beni?
Kavga etmesem, küfür etmesem, tesbih çekmesem.
Bak şimdi sen beni seversen
sen şimdi beni bir sev var ya.
sevinçten ortalığın .mına korum..
Pardon pardon, küfür yok,
Valla son olur bu etmem bir daha.
İşe gider eve döner efendi efendi takılırım.
Doğru düzgün bir adam olursam sever misin beni?
beni anlamıyorlardı, zarar yok. zaten beni, daha kimler anlamadı.
altını çizdiğim yerleri soracaksın. söylemeyeceğim. okumayacaksın.
çok mutlu olduğun günün gecesinde mutsuzluktan kalbinin düdüklü tencere gibi patlaması,
kendimi kaybettim, ilanlara gülen bir fotoğrafımı koysunlar
Çok canım sıkılıyor.
seni mutlu sanıyolardır fakat sen delirmişsindir.
bir yere gitmek istemiyorum, olduğum yerde kalmak istemiyorum, uyumayayım ama uyanık da kalayım istemiyorum, okumak, seyretmek, konuşmak, yazmak istemiyorum, susmak da hiç içimden gelmiyor, tırnaklarımı kesmek istemiyorum uzayınca midem bulanıyor, kimseyi aramak istemiyorum, kimse beni arasın istemiyorum, telefonum ya da kapım çalacak diye ödüm kopuyor, pencereyi açmak istemiyorum ama nefes alamıyorum, yemek yapmak istemiyorum, yemek istemiyorum, şarkılar çalmasın ama sessizlik de üstüme üstüme yürüsün istemiyorum, dövüşmek istemiyorum, sarılmak istemiyorum, kabus görmek ya da düş kurmak istemiyorum, yorulmak istemiyorum dinlenmek istemiyorum, dinlemek istemiyorum, sinirlenince kașınıyorum, sinirlenmek istemiyorum, sakinleșmek istemiyorum, delirmek istemiyorum, unutmak istemiyorum, ölmek istemiyorum ama yaşamak da bana göre değilmiş gitgide bunu anlıyorum,, bir yerdeyim ama öyle bir yer hiç olmamış meğer, tam olarak, bununla yüzleşiyorum,,