FİLİSTİN YOLCUSU KALMASIN
Uçakla veya otobüsle, nasıl geldiğini hatırlamadığı, kırk kadından oluşan bir grupla Filistin’deydi. Bunlar, kırkı da birbirinden çılgın, -böreğinden,sarmasına, patiğinden, tülbentine her türlü azık ve hediyelikle yola koyulmuş- elleri bayrak tutan kadınlardı.
Mescid-i Aksa’nın kaç numaralı kapısından girdiler içeri kim bilir? Aksa’nın zarif, mütebessim kadınları, onları ellerinde çiçeklerle karşıladılar. Çocuklar avluda koşturup gülüşüyorlardı. Kudüslü Yahya çok sevdiği ağacın gölgesine oturmuş şiirlerinden bir şiir okuyordu. Türkiye’den misafirleri görünce çabucak kalktı yerinden, heyecanla, sevinçle “Hoş geldiniz” dedi. Ardından Mescid-i Aksa’yı gezdirdi onlara. Çok geçmedi sofralar kuruldu. Sohbet, muhabbet, kahkaha, şükür, kardeşlik, dua… Güzel olan ne varsa hepsi o sofranın etrafında el ele tutuşup bir sevgi kalkanı oluşturdular. “Haydi” dedi hanımlardan biri, “Gazze’ye gidelim”. Üstü açık arabalarla yola koyuldular. Akdeniz’in havasını solumak, zeytinlerin kokusunu almak, yollarda onlara tebessümle el sallayan Filistinli kardeşlerini doyasıya görmek için telaşsız bir şekilde yol aldılar. Vardıklarında kırk kadını karşılayan, muazzam bir Gazze vardı. İlk olarak İkra Kitabevi’ne gittiler. Kitaplar gıcır gıcırdı. Türkiye'den hediye kitaplar getirmişlerdi , çıkarıp raflara koydular. Bina eskisinden çok daha güzel bir şekilde, yeniden inşa edilmişti. Kitabevinin sahibi, Şaban Bey, hanımlara naneli çay ikram etti. Kitap ve nane kokusu eşliğinde muhabbetler edildi.
Sahil kenarına geldiler. Dalgalar öylesine yumuşak, öylesine sakin… Kimisi kumda yürüdü, kimisi bir zeytin ağacının gölgesinde oturup ezgiler söyledi. İçlerinden ondokuz yaşında bir kız, Furkan Doğan’ı andı ve ardından Mavi Marmara'nın ruhu için Fatiha’lar okundu. Tekbirler getirildi.
Geri döndüler. Mescid-i Aksa’da sabah namazını kıldılar. Şükür secdesi yapanlar oldu. Şehadet parmağını kaldıranlar, kalbinin tam üstüne elini koyup salavat-ı şerife okuyanlar, mescidin bir köşesinde yorgunluktan uyuyakalanlar vardı.
Özgürlüğün yorgunluğu, ne tatlı bir yorgunluktu…
✍️ Zeynep K. Atay
📷 Engin Uzun
#freepalestine














