
seen from United States
seen from United States

seen from China

seen from Canada

seen from United States
seen from China

seen from Australia

seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from Canada
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from China
"Gerçek merhamet, sadece el uzatmak değil; yüreğini de paylaşmaktır.
Bir adamın, diğerini yalnızca arabasında gezdirmesi değil; onunla göz göze gelmesi, değer vermesi… İşte asıl insanlık burada gizli.
Merhamet, kalbin en asil dilidir.™
ASİKAN
"True compassion is not only reaching out a hand, but also sharing your heart.
It’s not just giving someone a ride in your car, but looking into their eyes and making them feel valued… That’s where real humanity lives.
Compassion is the noblest language of the heart."
"Yarattığın gerçek adalet vicdanının ve vicdansızlığının sesidir."
Sokak Nöbetçileri
Unutamadığım ve hatırladıkça üzüldüğüm bir anı'm.
Her gün sabah saat 10.10..... 10:30 civarı kahve saatimdir, ve balkonda içmeyi severim genelde.
Önümdeki bulvarın ortasındaki Çam ağaçlarının altlarında çöp konteynırları var ara ara, ve hemen hemen her gün genç bir kadın geçer çöpleri karıştırır.
Ama o kadar kirli ki yüzünde tabaka oluşturmuş kirler saçlar keçeleşmiş! kim bilir ne zamandır yıkanmıyor.
Bir gün ben kahvemi içerken yine o çöpleri karıştırıyordu çöplerin içinden çıkarıp çıkarıp caddeye atıyor,işine yarayacaklara bakıyordu ve etrafa dağıttığı çöpleri toplamadan yürümeye başladı arkasından bağırdım! o dışarıya attıklarını niye tekrar çöpe koymuyorsun diye!
Döndü bana baktı omuz silkti yoluna devam etti ben de bir anlık öfkeyle arkasından "pis" diye bağırdım.
Şöyle yüzüme bir baktı tekrar yoluna devam etti o kadar üzülmüştüm ki tarifi imkansız, onun yerinde ben de olabilirdim diye düşündüm ve günlerce balkonda onu bekledim görürsem özür dileyecektim helâllik isteyecektim.
Ama görünmedi bende bu arada çarşıya gidip ona iki elbise aldım.
Nihayet günlerden bir gün yine gördüm çöpleri karıştırıyordu balkonda seslendim, dur nolur beni bekle gitme!.
Elbiseleri aldım asansörle iniyorum ama zaman bana çok uzun geliyor ya giderse!?
Kapının önüne çıktım beni bekliyordu çöpün yanında, elimle gel diye işaret ettim yanıma çağırdım geldi sarıldım o pis kirden katmerleşmiş yanaklarından öptüm gözyaşları içinde ne olur beni affet hakkını helâl et o gün öfkeyle ağzımdan çıktı o pis kelimesi dedim.
Tebessüm etti aslında çok güzel bir kadındı, ablacığım ne hakkı sen haklıydın hatalı bendim dedi.
Kalbim rahatlamıştı...
Elbise poşetini uzattım bu ne dedi? Sana elbise aldım güle güle iyi günlerde dedim Çok mutlu oldu ablacığım senden Allah razı olsun dedi poşeti aldı ve uzaklaştı.
Arkasından bakakaldım o durmuş elbise poşetinin içine bakıyor burada.
(Alıntı değildir yaşadığım bir olay)
BU HAYATTA EN MERHAMETSİZ İNSAN KİMDİR BİLİR MİSİNİZ?👈🏻
Üzülmekte yetmiyor bazen,
Kalpte hüzün, dilde ah varken...
@ayhancabakislar
Bir okulun kapısı sadece aydınlığa açılmalıydı; kalemlerin sustuğu, silah seslerinin çocuk gülüşlerini bastırdığı bir yerde geleceğimiz yara almış demektir. Unutulmamalıdır ki; çocuklara bırakacağımız en kutsal miras, okul koridorlarında korkusuzca yürüyebilecekleri bir güven ortamıdır. Okullar silahların değil, hayallerin ve Nelson Mandela'nın dediği gibi 'dünyayı değiştirecek en güçlü silah olan eğitimin' kalesi olmalıdır. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta sıraları boş bırakan bu şiddete karşı sessiz kalmak, karanlığa ortak olmaktır. Bugün sadece canımız yanmıyor, insanlığımız ve yarınlarımız da kanıyor.
Hayat, bizden hep acele etmemizi istiyor. Hızlı yaşa, hızlı sev, hızlı tüket. Oysa ruhun demlenmeye ihtiyacı var. Huzur, yavaşlamayı bilenindir.