bir şeyler değişti ve sen bana nasılsın diye sormuyorsun. bak bir şeyler değişiyor ama sen beni görmüyorsun. ben artık o kız değilim. nasıl bu hale geldiğimi sor. balkon kenarında oturup sigara içerken neler düşündüğümü sor.

Kiana Khansmith

Discoholic 🪩

shark vs the universe
★
Mike Driver

Andulka
Interview Vampire Daily
Misplaced Lens Cap

Jar Jar Binks Fan Club
almost home

Game Changer & Make Some Noise
sheepfilms
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Noah Kahan
🩵 avery cochrane 🩵
ojovivo
Keni
tumblr dot com
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

seen from Saudi Arabia
seen from Tunisia

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from United States
seen from Spain

seen from Spain
seen from Bangladesh

seen from Chile

seen from Japan
seen from Spain
seen from Brazil

seen from Bangladesh
seen from Georgia
seen from Germany

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
@aglamakyararsiz
bir şeyler değişti ve sen bana nasılsın diye sormuyorsun. bak bir şeyler değişiyor ama sen beni görmüyorsun. ben artık o kız değilim. nasıl bu hale geldiğimi sor. balkon kenarında oturup sigara içerken neler düşündüğümü sor.
artik ne yapsam yanlis olur senin eline diken batsa cikarmam yanlis olur
“geyiğin ayağında kocaman bir taş yarası, bakıp üzülüyorsun. ama nasıl kaçmış. koşmasaymış ölürmüş o geyik, sana anlatamaz. üzülme. o yara iyi ki var.”
fotoğrafsız albümlerden, başı okşanmamış köpeklerden, hiç çalmamış telefonlardan, hep ıslak gözlerinden çok özür dilerim.
unutma, seni hep sevdim ve yaşamayı çok geç öğrendim.
her şeyle dövüşürsem kendimle barışırım sanıyorsun,
yaralamadı öldürdü
gün aydı ama ben aymadım. gün aydı ama ben aymadım hala. birinin beni sevdiğini değil, bende neyi sevdiğini duymak istiyorum. benden bahsedilirken hangi kelime gülümsemeye dönüşüyor.* biri beni tam olarak neremden sevdi. gülerken mi, telaşlanırken mi, bir kediyi severken mi, korkarken mi, konuşurken mi, sarhoşken kelimeleri uzatırken mi,.. bilmek istiyorum. seni seviyorum. neyimi? ama neyimi lütfen, bende neyi seviyorsun. belki sevişirken harikayımdır. belki heyecanlanınca kalbini gıdıklıyorumdur. belki sarıldığımda iyi hissettiriyordur. bende gerçekten neyi seviyorsun.
*benden bahsediliyor mudur? bu kısımda üzüldüm.
tek duymak istediğim haklısın'lı sarılmak ve baş okşanması, biraz şefkat ve ben anlıyorum seni merhameti'dir. ama hayat her defasında kocaman bir kapıya dönüşüp şak diye suratıma çarpar. kocaman bir el olup boğazımı sıkar. sağır bir kulak olur çığlıklarımı duymaz. beni görmez. taştan bir kalbe dönüşür, hissetmez. beni sertleştirir. acımasızlaştırır. sevgisizleştirir. buz gibi yapar. annesinden dayak yemiş çocuk gibi yalpalar ve karıştırırım. ne ağlamak, ne gülmek. tepkisizleşirim.
sonra kahkaha atsana. tadını çıkarsana. mutlu olmayı mı bilmiyorsun, mutlu olsana. sonra kendine acıyıp durmasana. açık iletişimde olsana.
ama yetmez. sürekli acıyan yerler vardır ve hayat yüksekten düşerken çok ama çok sancılıdır.
“bir şaman öğretisi şöyle der; doğada hiçbir şey kendisi için yaşamaz. nehirler kendi suyunu içemez. ağaçlar kendi meyvelerini yiyemez. güneş kendisi için ısıtmaz. ay kendisi için parlamaz. çiçekler kendileri için kokmaz. toprak kendisi için doğurmaz. rüzgar kendisi için esmez, bulutlar kendi yağmurlarından ıslanmaz. doğanın anayasasında ilk madde şudur. her şey birbiri için yaşar. birbiri için yaşamak, doğanın kanunudur. eski çağlardan süre gelen bir anlayıştı bu. bütünlüğü anlatırdı. özü iki cümleydi. ’‘ben, biz olduğumuz zaman ben olurum; ben, ben olduğum için sen sensin.”
her şeye rağmen.
Benim yerime bu yazılar konuşuyor bu aralar, farkettiniz mi?
bu bilginin verdiği huzur bambaşka
21 şubat.
boşver yansın dünya ben seni öpim
bir şeylerden kaçar gibisin. soluk soluğa ama hiçbir şey anlatmayacağına yemin etmiş gibi sakinsin. gitmek istediğin belli bir yer yok ama kalmak istemediğinden artık eminsin. sadece biraz olsun herkesin ve her şeyin susmasını istemişsin, kendini duyabilmek için