Bir adalet sisteminin varlığına inancımı kaybettim. Kendimi boşlukta yuvarlanan bir taştan farksız görüyorum artık. Bir yolun sonuna geldiğimi hissediyorum. Kimse hak etmedi bunları da bir ben mi hak ettim? Sence de çok değil mi bu ceza. Dünyadaki sürgünüm de bir an önce biter umarım.
Bu bir sınav diyip duruyorlar, ben kaldım bu sınavdan. Umrumda değil artık bazı şeyler. Umrumda olan hiçbir şeyi başaramamış olmanın verdiği azapla, yıkıntıyla gidiyorum buradan. Bu sayfa bir umuttu, beni duymana bir vesileydi. Şimdi anlıyorum sen doğuştan sağırsın bana.
Okuyan aşk acısı sanacak, bu bir varoluş sancısı. Ben nedeni sormaktan vazgeçtim. Bu sürgün daim, gurbet benim evim. Bu cihanda bana yer yok. Ben hiç gül olmamaya gelmişim bu dünyaya. Hep diken hep dert olmuşum.
Acımı bitirmek için yeterince cesur olduğum bir vakit birkaç cümle duyarsın belki hakkımda. İyi an beni, son isteğimdir hepinizden. Ben iyi bir insandım, seçenekleri görebilseydim emin olun ben de bu hayatı seçmezdim. Çok büyüdüm. 32 yaşımda, bu dünyada, ağır yükler omzumda. Her şeyden vazgeçtim ben. Böyle yazılsın mezar taşıma da.
Hoşça kal dünya...










