Sabahın beşinin ilkel çekiciliği. Henüz hiçbir şeyin yaşanmadığı an, evrenin, her şeyin başlangıcına tanıklık ediyormuşsun hissi.
RMH
🪼

izzy's playlists!
Stranger Things

#extradirty
Game of Thrones Daily

★
h
official daine visual archive
Mike Driver

JVL
The Stonewall Inn

Product Placement
$LAYYYTER
EXPECTATIONS

ellievsbear
TVSTRANGERTHINGS
Keni
Not today Justin
taylor price

seen from United Kingdom

seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Switzerland
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from United States

seen from Italy

seen from Mexico
seen from Australia

seen from Japan
seen from Germany

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Bangladesh
@akkavakkizi
Sabahın beşinin ilkel çekiciliği. Henüz hiçbir şeyin yaşanmadığı an, evrenin, her şeyin başlangıcına tanıklık ediyormuşsun hissi.
Hiçbir şeyin yeterince hızlı olmaması, hiçbir şeyin yeterince yavaş olmaması, insan teması, kendinin nerede unutulduğunu bilmemek ve diğer şeyler
Fırtınadaki bir zürafa gibi
Kendimi özlüyorum.
Artık "görmek" istemiyorum. Bu eylemden yeterince yoruldum. Fazlasıyla yoruldum.
Yeni yollar keşfediyorsun ve artık çok sık oralardan geçeceğini düşünüyorsun. Çok sürmüyor, bir daha hiç gitmeyeceğin yerlere dönüşüyor hepsi.
Hayat bu kadar dönüp dolaşan bir şey mi yoksa ben mi beceremiyorum yaşamasını
Her şeyi kaybettim. Her şeyi. Kimini göz açıp kapayana kadar. Kimini uzun uzun bekleyerek. Bilerek. Başka türlü olması mümkün olmayarak. Kimini hiç anlamadan. Uzun zaman sonra bile hiç anlamadan.
Hiçbir şeyin bunca özlenebileceğini bilmiyordum. Hayal bile edemezdim bunu. Sadece hissetmek varlığını. Sadece seni görmek. Bütün benliğimle bunu öyle çaresizce istiyorum ki. Çocuk gibi ağlayayım yere uzanıp istediğim olsun diye istiyorum, ama sen ölüsün, hiçbir şey işe yaramaz ki artık.
Gördüğüm her ölümde sen bir kere daha ölüyorsun. Ölen her kedide bir daha. Ölüm kelimesini duyduğum her seferde. Özlemek dendiğinde sen bir daha ölüyorsun. Bir daha. Bir daha. Bir daha. Ve hiç kalmadı benim gücüm. Canım yanıyor.
Ne yaptığını bilmiyorum artık.
Bir evim olmasını sağlayan şeydin.
Mezarının üzerine uzanmak istiyorum. Orada kalmak. Zihnimde dönüp duran imge bu.
Çok karanlık. Çok sarhoşsun. Göğsüne yatan kedinin o olmadığını fark etmemeyi umuyorsun. Anlamsız. Öyle farklı ki. Asla kandırılamazsın. Bir parçan yok artık.
Bir parçan yok.
Farkında olmayıp yanlış yaptığım bana felaketi getiren şeylerin kurgusundan nasıl kurtulacağım?
Bir şeyler kırıldı içimde. Sen öldüğünde.
“daha dün uçurulmadıydı güneşin kellesi dün hiç kimse ölmedi daha.”
Kaybetmenin, özlemenin esasen ne anlama geldiğini öğreniyorum. Ne var ki, hiçbir şey daha iyiye gitmiyor. Geçen üç ayda varlığının yokluğunu maskeleyecek bir şey bulamadım.