Not today Justin

titsay
Mike Driver
One Nice Bug Per Day
TVSTRANGERTHINGS
Three Goblin Art

祝日 / Permanent Vacation

blake kathryn
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

JBB: An Artblog!

izzy's playlists!

Kaledo Art
I'd rather be in outer space 🛸
Misplaced Lens Cap
Sade Olutola
sheepfilms

Origami Around
Sweet Seals For You, Always
Show & Tell

PR's Tumblrdome

seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Hong Kong SAR China
seen from Netherlands
seen from Canada

seen from India
seen from Italy

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Philippines

seen from Malaysia

seen from Denmark

seen from Poland

seen from Hong Kong SAR China

seen from Russia
seen from United States

seen from Singapore
@alldayson-allday
think pink 🌷✨
“It was a dark, blustery afternoon in spring, and the city of London was chasing a small mining town across the dried-out bed of the old North Sea.”
- Philip Reeve, Mortal Engines
My past week on Japan
I love winter
29 Ekim’in Pazartesi’ye denk gelmesi, monotonluktan sıkılan ruhum için bir kaçamak fikri oluşturdu. Kardeşimi uzun süredir görmüyordum ve telefon konuşmalarımızdan yalnız ve duygusal olarak biraz dengesiz hissettiğini düşünüyordum. Her gün beni arıyordu, açıkçası ben onun yaşındayken ailem pek umrumda değildi. Onu hala çocuk olarak gördüğüm için, ki objektif olarak baksak da öyle düşünülebilir, içim huzursuzdu. Ben de cuma gece 12′ye Ümraniye Kamil Koç’tan bilet aldım, 27 numaralı tekli koltuk. Gece 4′e kadar dizi izleyip biraz da uyudum. 4′te mola yerine geldik ve bir İstanbullu olarak götüm dondu. Sabah 6:30-7 gibi Ankara’daydım, uzaylı gibi davranıyordum.
Metrodan inince kardeşim beni aldı, evde kahve içtik. Sanki kendini yok etmek istiyor gibi. Davranış ve çevresinde kurulan alışkanlıkları kendine zarar vermek üzerine. Geceleri uyumuyorum dedi. Gittiği psikiyatristin bipolar olabilirsin demesi bünyesine çok güzel yerleşmiş.
Uyandıktan sonra kuzenimle buluştuk. Her şeyi pat pat söyleyen ve duygusaldan çok mantıklı yanı baskın olan kuzenime karşı kardeşim silkelenir gibi oldu. Abla kardeş ilişkisinde tabii o kadar etki almak zor. O gece iş hayatımın sosyal hayatıma etkisini içebildiğim bira sayısıyla fark ettim. Onlar über enerjikken ben masada uyumak üzereydim, Ankara soğuğuna rağmen. Kuzenim o gece bizde kaldı. Dün yine beraberdik, tüm gün dolaştık. Ankara metrosu YAVAŞ. Alışveriş merkezindeki mağazalar da çok büyük.
Akşam kuzenime gittik, Son Samuray’ı izledik, kardeşimin en sevdiği film. Sabah 6:30′ta kalkacağım için erken uyudum. Uyumadan önce kardeşim yanıma gelip çok teşekkür ederim geldiğin için dedi. Ailemizde böyle yakınlıklar pek yaşanmadığı için, böyle bir an yaşamamız içimi ısıttı.
Sabah evden çıktım VE KARŞIDAKİ DİREĞİN ÜSTÜNDEKİ DÜĞMEYE BASTIM VE İKİ DAKİKA İÇİNDE TAKSİ GELDİ ANKARA SEN MEDENİYETİN BİN YIL İLERİSİNDE BİR ŞEHİRSİN TEBRİK EDERİM. Taksici abi 93lüyüm diye önce bana daha bebeksin diyip sonra evde kalma he diyerek otogara bıraktı. Otobüse gittim. Koltuk numaram yine 27′ydi. Plakaya baktım, geldiğim otobüsmüş. Bavulumu verirken muavine bunu heyecanla anlattım son anda aldım bileti tesadüfe bak!! diye. Benim kadar etkilenmedi bu durumdan.
AAAAAGGGHHHH
diyip gulumseyerek yoluma devam ediyorum!
a good night cry
daha sakinim artık, büyümek güzel
cehennem gecelerden cennet sabahlara
temizlen, arın
günaydın artık kalkalım
Call me vain but one of my personal development goals is to not be a draining person. I want people to feel listened to and refreshed after spending time with me.
“ Some do drugs, others go out for a run, but at the end we’re all just searching for that tiny space, perhaps a hole, that gives us shelter from the terrible reality of the world. “