geceye bir entry bırak
yaralanıyoruz. ve en acısı da yaralanmaktan şikayetçi olurken yaralıyoruz da. source https://altaysozluk.com.tr/geceye-bir-entry-birak---128642
No title available
Misplaced Lens Cap
Three Goblin Art
Sade Olutola
Stranger Things
Jules of Nature

if i look back, i am lost
Today's Document
Keni
he wasn't even looking at me and he found me
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
$LAYYYTER

pixel skylines
I'd rather be in outer space 🛸

Kaledo Art

Product Placement
YOU ARE THE REASON
trying on a metaphor
cherry valley forever

#extradirty

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Sweden
seen from United States

seen from United States
seen from Brazil
seen from Singapore
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
@altaysozluk
geceye bir entry bırak
yaralanıyoruz. ve en acısı da yaralanmaktan şikayetçi olurken yaralıyoruz da. source https://altaysozluk.com.tr/geceye-bir-entry-birak---128642
yaz akşamı
oldum olası nefret ederim yaz aylarından. adını ve oyuncularını dahi hatırlamadığım bir filmi hatırlatır. sıcak, kurak, bomboş, kimsesiz ve ıssız bir köy... inceden bir cıcır böceği öter, komşulardan birisi radyodan hiç tanımadığım bir türkücünün anlaşılmayan bir seslendirme ile söylediği türküyü dinler. rüzgar ince eser ama soğukluğu bellidir, arada ılık ılık vurur insana. sabahtan kalma sıcağın bunalmışlığı olur üzerimde. bir kedi gelir bahçeye, çıkar duvarın tepesine. çok da umursamadığım, ara ara suladığım ölmekle yaşamak arasında kalmış çiçeğin saksısını düşürür. rakı artık yarımdı source https://altaysozluk.com.tr/yaz-aksami---128641
girdim yarın bahçasına
dinlerken yorumlara "TÜRKÜZ" yazasım geldi. ardından aklıma "türklük ne yüce bir hediye allahım" capsi geldi. ordan da altay sözlüğü hatırladım. hayat tesadüflerle dolu. source https://altaysozluk.com.tr/girdim-yarin-bahcasina---128640
sinan oğan
türkiye cumhuriyeti 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin açık ara en kaliteli, en donanımlı, en beyefendi, devlet adamı profiline cuk oturan, en birleştirici bütünleştirici, cumhurbaşkanı olmaya en layık cumhurbaşkanı adayıdır. yolu açık olsun. source https://altaysozluk.com.tr/sinan-ogan---128637
sinan oğan
türkiye cumhuriyeti 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin açık ara en kaliteli, en donanımlı, en beyefendi, devlet adamı profiline cuk oturan, en birleştirici bütünleştirici, cumhurbaşkanı olmaya en layık cumhurbaşkanı adayıdır. yolu açık olsun. source /sinan-ogan---128637
sinan oğan
türkiye cumhuriyeti 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin açık ara en kaliteli, en donanımlı, en beyefendi, devlet adamı profiline cuk oturan, en birleştirici bütünleştirici, cumhurbaşkanı olmaya en layık cumhurbaşkanı adayıdır. yolu açık olsun. source https://altaysozluk.com.tr/sinan-ogan---128637
gitmek
kimi zaman kalana, kimi zaman da gidene zor olan eylem. kalan kişi olarak gidenin acısının zorluğunu çok yaşadım, dayanılmaz derecede hem de... giden olarak da bu acı zorluğu yaşayacağım aklıma gelmezdi. esasına bakarsak bizim ilişkimiz imkansızdı. kültürümüzde şöyle bir gerçek var; erkek kişisi yabancı veya farklı dine mensup bir hanım ile hayatını birleştirebilir fakat bizlerin hanım kişileri böylesi bir erkekle hayatını birleştiremez. bu durumu aileme açıklama konusunda çok zorlandım fakat açıkladım. bir süre sıkıntılar yaşandı, sonrasında her şey yoluna koyuldu. tab source https://altaysozluk.com.tr/gitmek---128635
yas tutmak
genel olarak ölen bir kişinin ardından üzüntü ve acının kişinin benliği üzerinde etki yaratarak davranışlarını etkileyen süreçtir.? düşündük mü hiç, sadece bir insan ölünce mi yas tutarız? başka bir şey için yas tutamaz mıyız? bir dönem psikiyatrik ve psikolojik destek almıştım. psikoloğumu jung olarak isimlendireceğim. sıradan konuşmalarımızdan birisiydi, ikimiz de birden sustuk ve jung kafasını yan yatırarak baktı ve "behzat ç.'yi izlendin mi" dedi. "evet, izledim." dedim. "akbaba'yı da biliyorsun o halde." kafamı sallayarak onayladım. &quo source https://altaysozluk.com.tr/yas-tutmak---128634
ne yaparsan yap yaranamamak en çok yaralayan şeymiş.
Düzenli olarak yapılacak alıntılar/kitap özetleri. Kitap okumak başka bir dünyayı aralamaktır, gelin beraber keşfedelim.
yükselen alçalan sesler eşliğinde, uçurumun eşiğinde. zaman kavramına yenik düşmüş, son kullanma tarihi anımsatıcısı. tam karşında. bağırma, yanarsın. konuşma, yanarsın. susma, yanarsın. ne eksik ne fazla. ama çok fazla. yanmak değil, düşmek değil, yenilmek değil. herkesin bedelini ödemek, en çok kendi yanlışının bedelini ödemek, bir şekilde bedel ödemek. altı ay mıydı yoksa bir sene mi hatırlamadığın ama o kafanı eğdiğin o gün. sevdiğin herkesin adını son kez söylediği o gün. duymanın dayanılmaz ağırlığını taşıyamayan van gogh’un kulağını kestiği o gün. yanarken donmanın, donarken yanmanın mümkün olduğu çember. hep aynı çemberin etrafında dönüyorum yalın ayak. kafanı kaldırmak istemenin dayanılmaz hafifliği, karşında yemyeşil bir orman, arkanda kan kırmızısı bir orman. tam ortasında kendimi hep bir jilet kesiği sanmışım. jilet benmişim. sende fanisin. yaklaş.
dünyadan kaçış yollarını arıyordum, aynı koridoru günde üç kez baştan sona yürüyordum, kahvenin yarısını içmeyi hep unutuyordum, yetişmemem gereken her yere vaktinden çok önce gidiyordum, cümleleri yarıda kesiyordum, zaman kavramına sıkışıp kalmış kitapların her gün tozunu alıyordum. hiç bitmeyecek gibiydi ama hiç başlamamıştı. gitmezsem canı sıkılır diye düşündüğüm o bankın üzerinde artık tadını bilmeyerek içtiğim sigarayı yaktım. kafamda bir müzik çalıyordu, dans etmeyi bilmiyordum. önüme bir kitap koydun. göz ucuyla baktığımda o kitabı hiç okumayacağımı ama kitaplığımda hep benimle kalacağını biliyordum. bana bir kitap değil mektuplarımı saklayabileceğim bir kaçış verdin. kimsenin önüne tesadüfen düşmeyeceği bir kaçış. senin bile haberin yoktu, beni kurtardın. hiçbir şey değişmedi. dünya aynı, koridor aynı, kahve aynı, yetişmemem gereken yerler aynı, cümleler aynı, zaman aynı. ama beni kurtardın. farklı şehirlerde, farklı masalarda, her defasında farklı şekilde anını paylaştım. adını hiç söylemedim. çünkü aynı zihnin askısıyız. dar bir koridorda, çarpışmanın dayanılmaz tutkusu, buradan sağ çıkamazsam bile seni istediğim gibi sevmiş olurum.
dünyadan kaçış yollarını arıyordum, aynı koridoru günde üç kez baştan sona yürüyordum, kahvenin yarısını içmeyi hep unutuyordum, yetişmemem gereken her yere vaktinden çok önce gidiyordum, cümleleri yarıda kesiyordum, zaman kavramına sıkışıp kalmış kitapların her gün tozunu alıyordum. hiç bitmeyecek gibiydi ama hiç başlamamıştı. gitmezsem canı sıkılır diye düşündüğüm o bankın üzerinde artık tadını bilmeyerek içtiğim sigarayı yaktım. kafamda bir müzik çalıyordu, dans etmeyi bilmiyordum. önüme bir kitap koydun. göz ucuyla baktığımda o kitabı hiç okumayacağımı ama kitaplığımda hep benimle kalacağını biliyordum. bana bir kitap değil mektuplarımı saklayabileceğim bir kaçış verdin. kimsenin önüne tesadüfen düşmeyeceği bir kaçış. senin bile haberin yoktu, beni kurtardın. hiçbir şey değişmedi. dünya aynı, koridor aynı, kahve aynı, yetişmemem gereken yerler aynı, cümleler aynı, zaman aynı. ama beni kurtardın. farklı şehirlerde, farklı masalarda, her defasında farklı şekilde anını paylaştım. adını hiç söylemedim. çünkü aynı zihnin askısıyız. dar bir koridorda, çarpışmanın dayanılmaz tutkusu, buradan sağ çıkamazsam bile seni istediğim gibi sevmiş olurum.
“yanımda hiç yoksun ama bir çocuk parkında otururken boğazımda düğümlenen hıçkırığa senin ismini verdim.”
Sanki yeniden gidiyorsun, öyle sıcak ki göğsüm.
misal veriyorum her gece ağlıyormuşsun.bilincini kaybettiğin krizlerin oluyormuş.ama gündüz olduğunda gece olacakları bile bile gülmek için çabalıyormuşsun.ama yine duvar.konuşabileceğin kimse yok.ben sana yalnızlık ne anlatamam zaten.kendimi anlatırım.