"Bakış Acısı" 18. Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nde.
Today's Document

No title available
Game of Thrones Daily
Not today Justin
Misplaced Lens Cap
EXPECTATIONS
Lint Roller? I Barely Know Her
Mike Driver
cherry valley forever

tannertan36
ojovivo
Noah Kahan

gracie abrams
Show & Tell
No title available
Monterey Bay Aquarium
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Sade Olutola

No title available

titsay

seen from United States

seen from India

seen from Italy

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Costa Rica

seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from Bangladesh
seen from United States
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Italy
seen from France
seen from Canada
seen from Philippines

seen from United States
seen from Indonesia
@andresmirza
"Bakış Acısı" 18. Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nde.
Oysa gece tam yarısıdır bir günün ve daha güçlüdür gündüzden..
Turgut Uyar (via sokaktakiyazar)
"ne kadar harika bir gün. çay mı demlesem, kendimi mi assam karar veremiyorum."
ölmek için yaşadık görmek için duyuyoruz.
Kuşlar ölürse yere düşerler. Yere düşerler ve onları Zehra toplar.
Pazarları hiç sevmem.
Pazartesileri sabah olmamalı.
o son dilimi yemeyecektik.
Üç güvercin görsek, Meksika geliyordu aklımıza..
Bir gün sabah sabah kapıyı vursam, -Kim o dersin uykulu sesinle içerden. Saçların dağınıkdır, mahmursundur. Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim, Bir sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni, Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç ten. Fabrika düdükleri ötmektedir.
Turgut Uyar
gidiyorum
gidiyorum, cok az kaldı. uc gun sonra, beni hic kimsenin tanımadıgı bir yerlerde olacağım. hala da icten ice dusunuyorum, umuyorum belki de, bir gun buraya doneceğim, ve sen o gun yanımda olacaksin, bugun kurtaramıyorsun beni belki ama, o gun kurtaracaksın, biliyorum. ama simdi gidiyorum. keske gitmeden son kez dokunabilseydim sana, tek bir kez daha sarılabilseydim. belki o zaman daha az acırdı canım. ama zaman yok. ben gidiyorum. daha ne kadar zaman kacmaya devam ederim bilmiyorum, ama su anda, gidiyorum.
Kargaşa
Twitter mı tumblr mı önce karar vericen hacı.
Karaçalı - Sesindeki Haziran
Karaçalı - Sesindeki Haziran
KARAÇALI
SESİNDEKİ HAZİRAN
Suç olmadan dönerken bir otopsi sabahından Doğrulurken öfkenden iki adım uzağında Boynundan göğsüne denk düşen bulvar Devrilen binalar Acıbadem Durağı'nda Hayır, dudak payı yırtık ruhum ayrık Mukadderat zift tut ki kaldık ayrı gayrı Saklanma patika yol zaman zalim Fezanın yangınlarından yadigar halim Objeler ihvanlık nesneler objektif Eskimez insanlık eskimoyu katletti Kan döker kalbe vermez direktif Zamanla ağır geldi taktığım sudan bileklik Göstermez gündüz gözü camımda kör sineklik Kör bıçaktım üstümü örtmeseydin Bıraksaydın da son sözümü söyleseydim Arar bulurdun gerçekten özleseydin Aslında şaşkınım yıllar olmuş attığın Kurşunun bıraktığı şuurumun sakatlığından Yanında yattığımdan dibe battığımdan Sesimi sildiğimden şarkımı kısalttığından Fakülte çıkışı yaktığım sigaraydın Bu aşkı kılıcım bile karşılayamazdı Ölümle atlar nasıl yarışır Böyle olmasaydı Biz birbirimizi her zaman üzerdik Bizim bütün düzenimiz kargaşada düzendi Sen dudağını kilitlerden ağlayıp küserdin inan Dokunulamayacak kadar güzeldin Ey o zalim şüpheyi şakağıma çekiç vuran çelişki Ey onun elini tutunca dağılan kalabalık Gökyüzüne baktığımda saygın bir subay görüyorum Bu haydut kibrimi bir tarafa bırakıp Ruhun sevmek istediğinden nefret etmek zor Onsuz ağaç gibisin hiç akraban yok Sor kaç semt kaç durak ağlanır Kaç eşya ayaklanır kaç kadın yasaklanır Aşkın ilk nefes bilgeliğin son gasp edilir Sabahın körü yüzümde tokat sersemliği Odam boş diyelim ki bugün savaş bitti Ne var yani adımlarını alsan geri Bilirsin hayat bir bakıma güzeldir Dar sokaklar poz veren eski dostlar gibi Mercedes gibi, turkuaz gibi, yaz gibi Fazla bir mektup son bir şans gibi
pehh.
spartacus'un final bölümünü bana yazdırsalar bende aynı şeyi yazardım.
Bugün canın çok sıkkın
Hersey sana zor geliyor
Olabilir
Bugün askın bitmiş
O seni terkedip gitmiş
Olabilir
Sanki sen hiç bilmediğin
Bir kaos içindesin
Kimbilir
Günlerin getirdiği
Senin yitirdiklerin
Sanki hiç umut yok
Çok yorgunsun
Ne olursa olsun
Yaşamaya mecbursun
Ne olursa olsun
Yaşamaya mecbursun
Bugün duyduğun haberler
Sana utanç veriyor
Olabilir
Bugün din ve ırk uğruna
Cinayet işleniyor
Olabilir
Mostar köprüsü çökmüş
Neretva ne kadar üzgün
Kimbilir
Günlerin getirdiği
Açlık ve gözyaşı
İnsan hep umut eder
Biliyorsun bunu
Ne olursa olsun
Yaşamaya mecbursun
Ne olursa olsun
Yaşamaya mecbursun