"Tehlikeli sayılmam artık. Kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum.."
Three Goblin Art
almost home
Peter Solarz
Not today Justin
🪼
Noah Kahan

Kaledo Art

izzy's playlists!
cherry valley forever

oozey mess

#extradirty
I'd rather be in outer space 🛸
macklin celebrini has autism
𓃗
tumblr dot com
occasionally subtle
RMH
Cosimo Galluzzi
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Sade Olutola

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Australia

seen from United States
seen from India

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Uzbekistan

seen from Pakistan
seen from United States

seen from Morocco

seen from United States
seen from Brazil
@anlamlarefendim
"Tehlikeli sayılmam artık. Kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum.."
“Yine de sürdürüyorum; yorgunsak eğer, bu daha önceden çok uzun bir yolu yürüdüğümüzden değil midir? Ve insanın yeryüzünde verilecek bir savaşı olduğu doğruysa, o bezginlik duygusu ve başın yanıp tutuşması, uzun süredir mücadele ettiğimizin bir göstergesi değil midir?”
Geçti ömür soran olmadı halim nasıl, keyfim nasıl…
“Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.”
~inşirah5*
“Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki, bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir.”
“Arza hacet yok, halim sana ayândır.
Dile gerek yok, sessizliğim sana beyândır.
Söze lüzum yok, susuşum sana kelâmdır.
Kelâma ihtiyaç yok, aşk sana figândır.”
Yalnız olmak başka, yalnız hissetmek çok başka bir şey..
Bazen gülmek gerekiyor, içten. Bazen mutlu olmak gerekiyor, iliklerine kadar. Bazen de gökyüzüne bakmak gerekiyor, içine sığdırmaya çalışırcasına. Ama bazen gülemiyorsun işte içten. Mutlu olamıyorsun iliklerine kadar. Gökyüzüne de bakamıyorsun içine sığdırırcasına. Çünkü bazen olamıyorsun işte. Olmak istediğin kişiyi... Yaşamak istediğin şeyi yaşayamıyor, hissetmek istediklerini hissedemiyorsun. Yapamıyorsun. Ama bırakamıyorsun da . Umut etmeyi, hayal kurmayı... Öyle içinde kaybolup gidiyorsun… Her şeyin…
Hani olur olmadık zamanlarda üstüne bir sıkıntı çöker de insanı tedirgin eder ya sonra da nerde kötü anı varsa hafızanın çöplüğünde gün yüzüne çıkarıp bir bir hatırlatır sana. İşte öyle bir gündü.
Onu kırmış olmalı yaşamında birisi. Dinledikçe susması, düşündükçe susması.. Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi. Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası..
“Ateş oldum, yanıp tutuştum kendi düşüncelerimden.”
Fakat Allah kahretsin insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor, tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondum da oturur anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.
“Her insanın hiç değilse gidebileceği bir yeri olmalıdır. Çünkü öyle zaman olur, insan gidebileceği hiç değilse bir yere çok gereksinim duyar!”
Bu kez olacak gibiydi. Olmadı. Yine.