Felsefeyle ilgili biri değilimdir. Hele ahlak felsefesiyle, Kant dallamasıyla ve saire hiç taşağımda değildir. Ama son yaşadıklarım bütün hayatımı gözden geçirmeme, kendimden emin olarak yaptığın her şeyi sorgulamaya yöneltti beni. Ahlak var mıdır? Varsa duygulardan etkilenir mi? Toplum olmasa ahlak yine var olur muydu? Duygular beynimize ve kalbimize bitmek bilmeyen atom bombaları atarken ahlak kuralları hala geçerli midir? En iyisi ben anlatayım da siz karar verin bütün bunlara.
Arada arkadaşlala takıldığımız ufak bi bar vardır. Bir iki duble bişey içer sonra muhabbet edip dağılırız. Yine o bara gittiğimiz bi gece duvardaki parti afişi dikkatimi çekti. "Meslekler Temalı Kostümlü Parti"
-Hala böyle şeyler yapılıyo mu lan Türkiyede? diye sordum bizim elemanlara.
-Onu bizim bi arkadaş düzenliyor. Biraz geçmişe meraklı bi adamdır. Günümüzde niye böyle şeyler yok diyip bi gazla organize etti o partiyi. İsterseniz ayarlarız bişeyler. -"Ayarlarız bişeyler" sözcük ekibine olan antipatiyi bilmesine rağmen kullanmıştı bunu-
-Aslında olabilir lan. Valla lan. Gidelim işte dördümüz. İçlerinden biri atıldı bu şekilde. Diğerleri de onunla birlik olup demokratik grubumuzda 3'e karşı 1 oyla yalnız kaldım ve muhalefet partisi burukluğuyla gitmeyi kabul ettim.
O akşam hangi meslek erbabı olacağıma karar verememiştim. Bi ara mağazada sinirlenip.
-Sikerim partinizi de maskenizi de. Diyerek sinirle attım kıyafetleri üstümden.
-Sonradan vaz geçenenin annesi babası ölsün dedik. Memoydu bu. Bu çocuksu beddua çok ilginç bi şekilde 25 yaşında olduğum halde benim üzerimde çok etkili olur.Hemen tekrar döndüm kostüm provasına. En son cerrah önlüğü ve maskesinde karar kıldım. Ayrıca yakışmıştı önlük üstüme. Tıp fakültesine yeni girip hemen ameliyat önlüğüyle fotoğraf çekinen gençler gibi durmamıştı üstümde. Diğer arkadaşlar ise arıcı,hakim ve balıkçı olmuştu. Tam mağazanın kapısından çıkarken telefonum çaldı. Arayan kızkardeşimdi.
-İşim var biraz da acele ediyorum. Derken elimdeki kostüm torbasıyla telefonu değiştirdim.
-C.'de kostümlü bi parti varmış ona gidiyorum.
-Vay. Neyse ben oyalamayım. Hadi görüşürüz. Diyip kapadı telefonu.
Akşam kostümüm gecenin en dikkat çeken kostümlerinden biri oldu. Mekana girerken :
-Ellerim kanlı, ameliyattan geliyorum da şu sol cebimden biletimi alıp kapıdaki beylere verirseniz çok mutlu olurum diyince yanımdaki kızlar senkronize bi kahkaha attılar. İçeride de durum aynıydı. Kostümümle ilgili güzel espriler yapıyor, bi çok kadının bu yolla numarasını alıyordum. Partide gülüp eğlenirken bi hatun dikkatimi çekti. Ne zaman o yöne baksam bana bakıyordu. Ve ona yaklaşmaya çalışan bütün erkekleri de reddediyordu. En son dayanamadım gittim kör dilenci(bu kostümdeydi)'nin yanına.
-Gözlerinizde bi sıkıntı mı var? Bi cerrah olarak hemen operasyona alabilirim.
-Doğuştan görme engelliyim ben. 8 yaşımdan beri de güneş gözlüklüyüm. En son beni tedavi etmeye çalışan doktorun tam gözlüğümü çıkaracakken elini ısırıp,taşaklarına tekme atıp oradan kaçmıştım. Ee bizde meslek doğuştan. Doğuştan kör olmak çok basit. İnsanların hemen acıma duyguları kabarıyor ve sempati duymalarını sağlıyor bu da. Ayrıca parası da sağlam.
Bütün bunları arada kahkaha atarak söyledi. Gerçekten kör bi dilenci mi yoksa sağlam bi mizah anlayışı olan bi kız mı anlayamadım. Ama tek bildiğim çok etkilenmiş olduğumdu. Ve gecenin sonlarına doğru da gözlüğüne ve saçına dokunmama asla izin vermeyeceğini konuşma ve tavırlarından anladım.
-Kalıcak yerin var mı yakınlarda? Bende kalabilirsin istersen?
Teklifim gayet açık ve netti.
-Aslında yüzsüzlük yapıp beni beklemeyen bi arkadaşıma çat kapı gidip onda kalmayı planlıyordum ama gerek kalmadı. Gidelim madem.
Yanında yürürken kokusu tanıdık geliyordu. Çok tanıdık. Ama bi türlü çıkaramadım. Daha sonra eve geldik bi şarap açtım ve daha ilk kadehler bitmeden yatak odasının kapısında öpüşüyorduk. Ve o sürekli
- Saçıma dokunma! Saçıma dokunma! diye ikaz ediyordu beni. Prezervatif aradım normalde cüzdanımda hep olur ama bu kez bulamıyordum.
-Zaten böyle daha zevkli. Diyip beni üstüne çekti. Yaklaşık 15 dakika seviştikten sonra tam boşalacağım sırada
-İçime boşal! diye haykırdı
-Saçmalama hamile kalırsın! diye itiraz ettim. Ama o içinden çıkmama izin vermiyordu.
-Bişey olmaz aybaşım yeni geçti. Sen boşal.
Dedi zaten artık dayanamayıp boşaldım. Yorgunluk ve alkolün etkisiyle boşaldıktan hemen sonra uykuya daldım. Türk erkeklerinin bug'ı budur. İşimiz bitene kadar kadın kısmına "Dayı" deriz.
Uyandığımda hala yanımdaydı. Hayret gitmemişti. Peruğunun yanından gerçek sarçları görünüyordu. Ve saçları çok tanıdık geldi. Perukla biraz daha oynadım ve yanlışlıkla peruk çıktı kafasından. İşte tam o an tansiyonum tabanlardaydı,odanun içinde kabin basıncı yerlerdeydi. Karnımın içinde 5 saniyede oluşup kafam boyutuna gelen bi tümör varmış gibi geldi.
Yataktaki kız kardeşimdi. Hayatımdaki en içten ve gerçek küfrümü o an ettim.
-Haaaassiktir! Bağırmış olmalıyım ki uyandı. Mahmur bi sesle.
-Ne oldu ne bağırıyosun? Diyince peruğunun kafasında olmadığını farkedip.
-Zaten sana söyleyecektim sabah.
Onun da sarhoş olup uyanınca şaşırmasını bekliyordum. Ama o gayet sakindi. Sanki bunlardan haberi varmış gibi..
-Aslında ne zamandır planlıyordum. Ama bi türlü elime fırsat geçmemişti. Dün geceki parti de benim için kaçırılmaz bi fırsattı.
Ruhum derime sığmıyordu. Bağırasım aynı zamanda ağlayasım geliyordu. Kekeleyerek :
-P-peki ama niye? Diye bağırıp ağlamaya ve sinirden odadaki her şeyi yumruklamaya başladım.
-Çok basit açıklaması. Bi insan için ilişkiye girebileceği en zor kişiler kendi ailesidir. Yani abini,babanı,anneni sevişmeye ikna etmek çok zordur. Bilirsin zoru severim. Ayrıca sen çekici bi erkeksin abi. Şimdiye dek karşılaştığım bütün erkekleri ikna etmek çok kolay oldu. Arkadaşlar,komşular, onlar bitince uzak akrabalar, sonra kuzenler.. Bunlar benim için aşılmayacak bi engel değildi. Asıl engel abim ve babamdı.
-Ama..ama bu çok yanlış. Biz kardeşiz. Yıllarca beraber oynadık beraber büyüdük.
-İyi de bunun neresi yanlış? Dürüstçe cevap ver abi bana. Bilirsin yalan söylersen anlarım. Dün zevk almadın mı sevişirken?
-Almadım! diye haykırdım.
-Bak almışsın. Ee bunun nesi yanlış? Birbirine yakın ve karşı cinsten olan 2 insan birlikte zevk aldıkları bi iş yapıyolar. Ne sorunlusun abi ya eğlendik bitti işte. Ayrıca karnıma ektiğin tohum için de çok teşekkür ederim. Sayemizde parlak genetiğimiz safkan kalacak.
Tam da daha dibe inemem derken.. Aslında şu an dipte değilmişim. Daha da derinleri varmış kuyunun.. Şuh bi kahkaha attı. Benim artık ellerim kanıyordu yumruk atmaktan. Bi yandan da silahımı arıyordum. 3 yıl önce aldığım Kırıkkaleyi. O devam ediyordu..
-Annem haksız çıktı orospu. Ha-ha. Mahalledeki delikanlıları tek tek ayartmaya başlayınca bu durumu anneme anlattıö. O da "Sen daha şimdiden başlamışsın. Ama bana yetişemezsin." diyince şoka uğradım. Ve annem hikayesini anlattı. Muğlada genç kızken yatmadığı erkek kalmadığı için akrabalarıyla sevişmeye başladığını,sonra evlendiğini ve daha çok akraba kazanıp onlarla da sırayla yattığını.. Ve zirveri kaynı ve kayınpederiyle yaptığını.. Annemle o gün bi iddiaya girmiştik. Aile içinde kayın veya kayınpederden yakın biriyle yatmayı başarabilirsem kazanacaktım bu iddiayı. Tabi ki babamla yattığımda kazandım. Hatta annem-babam-ben 3 lü yaparken. (Lafın burasında sözünü kesip kutsal üçleme diye espri yapıyor) "Tamam babanı ikna ettin kazandın. Eyvallah. Ama baban saftır. Sen asıl abini ikna et,onunla yatağa gir de görelim" dedi. Kahkaha atıp "Abimden çocuk bile yaparım ben!" diye çıkıştım. Yeniden iddiaya girmiştik. Ve bu gece seninle jübilemi yapıp yavrumu büyütmek için yaşayabilirim artık.
Bipolar psikolojik rahatsızlık baş gösterdi bi gecede. Bi gülüp bi ağlıyordum. Annem,babam ve kız kardeşimi grup seks yaparken hayal edip kahkaha atıyor sonrasında ailesi bile yalanlarla dolu olan bi adam kime güvenebilir? diye kendi kendime sorup ağlamaya başlıyordum.
-Siktir git lan bu evden orospu! Siktir git!
Kardeşim hala sakin. Onun bu sakinliğini İngilizlere benzetip dalga geçerdim yıllarca ama şu an hasta etmekte beni.
-Tamam sakin ol. Neyse hadi görüşürüz abicim. Diyip beni öpmek için yaklaştı. Hiç bişey olmamış gibi davranmasına aşırı sinirlenip milisaniyeler içinde sol elim ve onun sağ yanağı buluştu. Neye uğradığını şaşırdı. Saçından sürüyerek tekme tokat banyoya götürdüm. Tam o sırada benim 14 lük Kırıkkaleyi sakladığım yeri hatırladım.
-Dur lan burda orospu! Diye bağırıp silahı alıp geldim. 13 el sıktım. Çoğu kafasına ve göğüs kafesine doldu kurşunların. Şu an bunları yazarken kardeşim banyoda kanlar içinde ve ben daha fazla yazamayacak kadar yoruldum. Sadece son kurşunu sıkacak kadar dermanım var. Fin.