Bu gördüğünüz sessizlik; dağ olsa yıkılacak, taş olsa çatlayacak acıyla saatlerce uyuyayım da geçsin diye dua edip uyuyamadığım günlerin eseridir.

gracie abrams

Kiana Khansmith
Lint Roller? I Barely Know Her

izzy's playlists!
Monterey Bay Aquarium

Love Begins

roma★

❣ Chile in a Photography ❣
Cookie Run:Kingdom Official!
𓃗
Sade Olutola
Mike Driver
KIROKAZE

ellievsbear
tumblr dot com
Not today Justin
One Nice Bug Per Day

No title available
ojovivo
Sweet Seals For You, Always
seen from Germany

seen from Brazil

seen from Ukraine

seen from United States

seen from Italy

seen from Argentina

seen from India
seen from Czechia
seen from Vietnam
seen from Chile

seen from Italy
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Kenya

seen from Argentina
seen from Bangladesh
seen from United States
@arjeaneis
Bu gördüğünüz sessizlik; dağ olsa yıkılacak, taş olsa çatlayacak acıyla saatlerce uyuyayım da geçsin diye dua edip uyuyamadığım günlerin eseridir.
Bazen hiç kimse beni sevmesin istiyorum. Bir beklentileri olmasın. Onlara göre kötü bir şey yaptığımda "O yapar ya bunu, öyle biri" desinler. Kimse benim için fedakarlık yapmak zorunda kalmasın. Beni sevdikleri için kendilerinden vermesinler istiyorum. Sorumluluk almasınlar, hislerimi önemsemesinler. Çok bencil olsunlar ve benim varlığımı unutsunlar. Bu dünyaya dair benden kalan tek şey mezarım olsun istiyorum. Kimse benden sonra ağlamasın, acı çekmesin. Tüm bunları onlar için de istemiyorum. Çünkü bencilim, ben bunun yükünü kaldıramıyorum.
Herkes dedi merak içinde ölümden sonra hayat var mı diye boşuna düşünürler sanki hayat varmış gibi ölümden önce.
Teoman~Fahişe
Belki de ölmek save etmektir.
"Bu masada sabaha kadar içip bir ölüyü rehberimden silememiştim."
Bağıra çağıra ağlamalık bir cümle. Önce kendimi yerlere atar sonra bir bıçakla bakışırım.
Canavarlarla savaşan kişi dikkat etmelidir, ki kendisi de canavara dönüşmesin. Çünkü uzun süre uçuruma bakarsan uçurum da sana bakar.
Doğumun ve yaşamın bile bir sonu varken
İnsan hayatında olan biten her şeye nasıl sorgusuz bir güven ile bağlanır?
Bir yerlerde hiç bitmeyen bir şey olduğu düşüncesi bazen kafamın içinde yankılanıyor.
Ne olduğunu bilmiyorum,
Niye bitmediğini
Bitmeyeceğine olan inancımın kaynağını da.
Ama bir yerlerde hiç bitmeyen,
Sonsuz güven veren bir şeyler olmalı.
Bir sığınak olmalı bu düşünce,
Kalbine güvensizlik tohumu ekilmiş herkes için.
yok yerlere gelindi, boş yerlere gelindi hep. bir küfür ki dilin damağın kan çanağı, sözcükler kabuk dahi tutmuyor. ne varsa ne yoksa elimden kayıp giden toplanamayan bi dağınıklığın içinde, taşacak bi çukura dönüşüyor. bir bilsen, kimse ne yerini bilir ne kendisini. sanki kimseleştik birbirimize bu delikte. unutmak dediğin ne renk olabilir? gözlerden uzak temenni mi, adı konmamış bir hastalık mı. sanki sen yokmuşsun ben hiç olmamışım gibi inceldiği yerden kopmak mı. oysa gözlerimi kapatıp, kar yağdığını hayal etsem, gerisi gerçek olsa*.. beyaz kuşlarla ecekleri kovalasam doğacak günlerden söz etsen ya bana, bugünleri yakıştıramazken kendime
İnsan kalemi güzel insanı görünce apansız bir coşkuya kapılıyor
Arada bir durup dururken kendimi evrene dair çoğu şeyden soyutlayasım geliyor. Sadece müzik ve düşünceler olsun istiyorum. Üzerinden 10 yıl geçmiş olayın dedikodusunu yapıyoruz kendimle. Zamanında çok acı veren şeylerin bu bendeki etkisini yokluyoruz. Derine indikçe iniyor, ölme isteği gelene kadar düşünüyorum. Sonra da uyuyakalıyorum sanırım. Neyse ben küçükken de kabuk bağlayan yaralarımı soymaya bayılırdım zaten.
Basit şeyleri çok seviyorum. Evde yalnız olmak, tek başıma kahve içmeye gitmek ya da camdan dışarı baktığımda şekilli bulutlar görmek gibi. Veya kimsenin umursamadığı, ben söyledikten sonra bile unuttukları şeyleri bilmeyi. Bir şiiri ezberleyecek kadar çok sevmeyi, şarkılara kendimden anlamlar yüklemeyi çok seviyorum. Bir insanın hatta hiç beklemediğim bir insanın söylediği bir şeyin onun hiç haberi olmamasına rağmen ruhumda bir yerlere dokunmasını, az sonra hayatında bir daha hiç görmeyecek olsa bile anlam yüklü bir şeyini paylaşmasını o insanın varlığından daha çok seviyorum. Aslında yalnız başıma da mutlu olabilirim, lütfen ölene kadar bunu yapmama izin verin.
Rüzgardan mamuldür hayat, geçip gider.
Lakin fırtınanın dinmesini beklemek değildir yaşamak.
Yağmurda dans etmek, kırılan bir bileğin üstünde seksek oynayabilmektir.
Yani ki yaşamak ciddi hadisedir.
Başlayan her şey bitmekle kaimdir.
En uzun; en çaresiz geceni düşün, sabah olmadı mı?
Ey Adem! Yazgının Sisifos'tan ayrı olduğunu kim söyledi sana?
Hani şu ömrü boyunca bir kayayı dik bir dağın doruğuna yuvarlamaya mahkum edilen bahtsız.
Ne zaman doruğa ulaşsa, kaya elinden kaçar ve Sisifos her şeye yeniden başlamak zorunda kalır.
Yolu yok! Bulup buluşturacak gerekirse borç harç denkleyeceksin.
Umut edeceksin.
Çünkü güneş, yalnızca umut edebilme kabiliyeti olan insanların yüzü suyu hürmetine doğar.
Karamsar olmaya hakkın yok, iyi olacağız iyi...
...
Delirmek bir bakıma düzeni reddetmektir
Bırak aklım başımda kalsın, düzen bizi reddetsin
Beni koru
Yüzyıllık öfkenden, babana olan inadından
Allah'a inancından beni koru
Yarışamam yüreğindeki başka kımıldanmalarla
...
𖥸 Ayşegül Kızılarslan/Sevda Çiçeği* 𖥸
Söylediğim yaptığım hissettiğim hiçbir şeyin karşılığı yoktur
Kalbini kıranın neden kırık diye sorması gibi bir hayat bu
İnsanlar konuşarak anlaşır derken susmayı öğrendim
Olmak zorunda olduğum yer aç kollarını ben geldim
Nasılsın diye sorulduğunda buna verecek bir cevabım yok
Nasıl veriyorduk hatırlatsana hangi seçenekler vardı
Eskiden sabah uyanır uyanmaz koşa koşa yanına gelirdim
Şimdi aklımda tek bir soru acaba kahve de beni seviyor mu
BOOOOŞLLLUUUUUK
Semplicemente respire, non come dovresti essere ma come sei.
Nefes al, olman gerektiği gibi değil olduğun gibi.
Psikiyatri Koltuğu
Artık kime denk gelirse içimizi dökme postu olsun yorumlarda dertleşiriz belki
En garibi de ne biliyor musunuz? Çektiğim acı yanımda birileri varken az geliyordu, şakasını yapabiliyor hatta gülebiliyordum. Sonra bir şeyler oldu, acı aynı acıymış anladım. Baksalar hâlâ gülüyorum ama görseler her yanım yara bere, ayakta nasıl duruyorum bilmiyorum.
İyice çelişkili biri oldum şu sıralar. Ama böyle söylediğim ve yaptığım birbirini tutmuyor şeklinde değil. Bir bakmışsın huzur, mutluluk duyuyorum. Bir bakmışsın acı içinde ölmeyi diliyorum.