"Aşk insanı tok tutuyor"
Lint Roller? I Barely Know Her
No title available
he wasn't even looking at me and he found me
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Alisa U Zemlji Chuda
will byers stan first human second

No title available

titsay
Three Goblin Art
Peter Solarz

izzy's playlists!
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Jules of Nature
we're not kids anymore.
Cosimo Galluzzi
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Kiana Khansmith
🪼
Mike Driver

No title available

seen from China
seen from Italy

seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from Singapore
seen from Malaysia

seen from Iraq
seen from Chile
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from Colombia
seen from United States
@artemisinriyasi
"Aşk insanı tok tutuyor"
Aşk , üremek için iyi üremek için kendimize söylediğimiz en güzel yalandır diyor bilim.
Ben var olmanın ve yok olmanın en güzel yolu olarak görüyorum aşkı.
Ama sanatçılar başka... Aşkı en güzel sanatçılar görüyor.
Kim Ki Duk Bey'in Boş Ev filmi yüreğimi yerinden söktü.
AZİZ TERESA'NIN VECDİ - HANEKE'NİN VECDİ
Aşk üstüne, din üstüne, sanat üstüne sabaha kadar konuşabilirim.
Ve diyebilirim ki
Ben de Tanrı olsaydım kan ve kötülük yaratmak isteseydim işe aşkı yaratmakla başlardım .
Terapist derdimin ne olduğunu söyleyip söylemeyeceğimi sordu.
"Akut utanmayla içime yumurtlamış depresyondan muzdaribim" dedim.
"Ta gençliğimden beri" dedim "bilgim nedeniyle korunduğum takıntılı düşüncelerden muzdaribim. Felaketim, felaketimin ne olduğunu bildiğime inanışımda da kendi ortaya koyuyor "
...
" İnsanın kendi felaketiyle ilişkisinin onu beklemekten ibaret olduğunu kavrayıncaya kadar uzun süre duygusal ve melankolik bir halde yakınıp durdum"
.
.
.
Nietzsche ' nin
.
"Ben"i öldürmeyen acı "ben"i güçlendirir cümlesi sanırım en yanlış anlaşılan aforizmalar arasındadır.
Burada mesele acı değildir. "ben" i öldürmek veya öldürmemektir.
"Ben" ise Freud' a göre en az bir kişinin arzusunun nesnesi olan, tamlık fantazisi ile kendini o dağdan bu bayıra vuran bireyin bir "kendi"lik tanımıdır.
"Kendi"nizi öldürün. Sıkça. Ve bilin ki bu tutarsızlıkta bulduğunuz tutar, dünyanın en anlamlı paradoksu olacaktır
Günlerdir bu kadar güzel "kaybeden" tanımı yapan kitap hangisiydi diye düşünüyorum.
Nesnele yakın bir kaybeden tanımı yapmış, canım Umberto Eco
...
Bizi olduğumuz "gibi" kabul ettiklerinde
bilmeliyiz ki kendimizin kötü bir kopyasıyız
İradem, tutsak olduğumu anlama özgürlüğümdür.
DÜŞÇE
badem pencereli
kavun kapılı
nar kiremitli
balık bacalı
küçücük bir evde
yaz sıcağında
sıcacık bir yerde
kış soğuğunda
çiçecik bir evde
kırlar güzeli
esincek bir evde
eylül geceli
ufacık bir evde
gümüş gülüşlü
tefecik bir evde
erik bir evde
yaşamak yaşamak
yaşamak senle
isterdim ben de
Yaşama arzum,hayata inancım vardı ! Fakat bu düşüncenin ardından bir kahkaha attığımı da hatırlıyorum
Bu kuru söz kalabalığı sana dokunamadığım için.
Seni kollarıma alıp uyuyabilseydim bunca mürekkep şişede de durabilirdi.
Aslında trajik bir çağ bizimkisi, bu yüzden onu trajik olarak görmeyi reddediyoruz. Büyük tufan kopmuş, yıkıntıların arasındayız şimdi, yeni yeni küçük yaşam alanları kurmaya, küçük küçük umutlar beslemeye başladık. Doğrusu zor iş; geleceğe uzanan düz bir yol yok şimdi, bunun yerine bir çember çiziyoruz ya da düşe kalka ilerliyoruz. Dünya başımıza yıkılmış olsa da yaşamak zorundayız
Kayıp bir gün daha... çocuklar büyüyor yaşlanıyoruz seni seviyorum
Süreyya Berfe
Kabuğunu koparmadan ne bir elmayı soyabildim ne de iyileştirebildim bir yaramı ama karşıma çıkınca kızmadım hiçbir elma kurduna bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna
… çünkü çığlık avurtlarından değil iliklerinden kopar öksüz çocukların Ferazdak'ın savunması gibi … silmeye çalışma yavrum lekeni gözyaşlarınla
“Canımı vererek bu âlemden ucuz kurtuldum. ”
Beliğ/ 13.yy
Konuşmam artık, ağır sözler söylemem bir düş için sabahları göğsüme sedeften bir çiçek işlerim Hiç bilmedim,konuştuklarımdan ne anladın, ormanın korkunçluğunu söyledim, ovanın serinliğini sustum, sen uzun bir uykuyu uyudun, ben düş gördüm Durmadan bir yoldan söz ettim: suyum ben, adımı unutmadım, dolanıp, bir gün yanına düştüğüm bir dağdan söz ettim; dünyanın işine karışmadım, beni avutmaz dünya, beni tutmaz da, dolanıp içinde kirinin yine temiz geldim. Göğsümde sedeften bir çiçek taşırım: bir büyü bu, hayata karşı yaptırdım konuşmam artık, kalbini kırdımsa senin bil ki yanına düştüm.
Su, Birhan Keskin