"Yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki Züleyha. Bir insanın, bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben."
he wasn't even looking at me and he found me
Game of Thrones Daily

shark vs the universe

izzy's playlists!

titsay
tumblr dot com

★
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
art blog(derogatory)

Andulka

Jar Jar Binks Fan Club
I'd rather be in outer space 🛸

bliss lane
Show & Tell
ojovivo
Mike Driver

@theartofmadeline
Today's Document
Cosimo Galluzzi

oozey mess
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from United States
seen from Switzerland
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Mexico
seen from Argentina
seen from Malaysia

seen from Australia
seen from Indonesia

seen from Germany

seen from Colombia
seen from Bangladesh
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@asttrophe
"Yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki Züleyha. Bir insanın, bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben."
yok bu cihanda senden baska,
nefes veren bana.
bak kaldim simdi bir basima
nefessiz bu cihanda
kalemimin ucunda kelimeler,
ediliyorken infâz;
hislerim, seni hissetmek icin cok az.
istanbulda her gece, basi bos bir ayaz
birtanem, bunlari da yaz;
burda kusursuz insan bulunamaz.
yasamak insanin yureginde bir kor,
talihsizlik insani yoruyor;
hisler selale gozler yas oluyor.
kaygili ebeveyn kalmamis,
cocuklar erkenden buyuyor;
fakat anlamiyorum, insan insanin bâhtiyla nicin oynuyor?
bitigim artik. kendime yabanciyim. surekli toparlamaya calismaktan, tam ayaga kalktim derken tekrar bi darbe yemekten, guclenmeye calistikca gucumu yitirmeme sebep olan insanlardan, cok dusunmekten, hic dusunulmemekten. herkes neden boyle oldugumu, bunu duzeltmem gerektiginden bahsediyor. iyi ama nasil yapacagim? kendimi taniyamiyorum artik. kisiligimi kaybettim. ruhumu, nesemi kaybettim. nelerle nasil basa cikabildigimi unuttum. insanlara iyiymis gibi rol yapmaya calisirken kendimi unuttum. halledemiyorum. ben, bana iyi gelmeyi beceremiyorum artik. herkes bir bir gidiyor, tutamiyorum. cikmaza girdim, arkama baksam cikacagim ama yolu bir turlu bulamiyorum. mutlu olmayi ozledim. olmuyor. iyi gelmiyor hicbir sey, duzeltemiyorum bunu. uykuya dalsam gececek mi her sey? tek cikis yolu bu mudur belki de?
66.
uyandim
durdum oylece bir kac saat
acelem yoktu kimseye yetismem gerekmiyodu
mutfaga gectim kahve yaptim once bi
suyun sesi evde ki tek hareketti ama zihnimde birden fazla karmasa cikariyodu
dusundum
bunca savasi ne ugruna veriyorum?
kime karsi, neden, hangi ihtimal icin?
bazen insan savasmayi birakmiyo da
sadece dusmanin kim oldugunu unutuyor.
yuzumu yikamaya giderken aynaya baktım bu kez.
taniyamadim.
ne kirilmis ne de iyilesmis
arafta kalmis bir yuz
sigaramdan cikan ates sesleri gogsumun yanginiyla benzerdi
sadece citirdama sesleriyle ufak ufak
yaniyordu.
ask
bir zamanlar ugruna kendimi harcadigim sey.
sevmedim mi?
sevdim.
ama insan bir sey için çok ugrastiginda,
onu kaybetmekten degil,
kendini kaybetmekten yoruluyor
sevilmedim mi?
sevildim belki.
ama kalinmadi.
aldim kahvemi gectim pencerenin onune.
her zamanki gibi.
herkes bir yerlere yetismeye calisiyordu
benim yetisebilecegim bir yer yoktu
sadece oldugum yerde kalıyordum.
pes etmis gibi duruyorum belki.
degil.
sadece her seyi zorla güzel yapma cabasini biraktim
pes etmedim.
ama savasacak bir sey de kalmadi
ne bir ihtimal,
ne de bi umut.
belki de artık kimsenin gelmeyeceği bir kapının önünde beklemek istemiyorumdur.
bu da bir ilerleme sayiliyorsa
iste burdayim.
ve eger buna yasamak denirse,
ben bugün de
adını koymadan yaptım.
13.
içimdeki sesler sırtıma kambur oldu
yara iyilesmeden tekrar tekrar kabugu soyarsan o yara izi artik omur boyu seninle kalir
dağ olsa taşıyamazdı, başımı bile eğmedim
+gidiyorsun yani? -evet. +sorarlarsa ne söy- -sormazlar.
nasılsın, ait olmadığın yerlerle savaşın bitti mi?
bitti yolculuk ama varabilmiş değil hiçbir sona
siktiri boktan bir sızı.
herkesin üstüme doğru geldiği o ters yolda kime yetişeceğimi nereye varacağımı bilmeden koşup durdum. yaşamayı nefes daralmasından, bacak titremesinden ibaret sandım. üzerimdeki tüm gözlerden, kulağımdaki tüm seslerden, avucumdaki öfkelerden, içimdeki korkulardan kaçtım. kaçış varsa bile evet, evet. kurtuluş yok. tam buradan sonra ya her şey çok iyi ya da çok kötü olacak diye düşündüm. hiçbir şey olmadı. ne bir rüzgâr esti, ne bir yağmur yağdı. böyle saatler, günler, haftalar, aylar geçti. durdukça ne ağırlaştım, ne Çürüdüm. sanki hiç varolmamış gibi hafiftim. kafamı her kaldırdığımda güldüm, ağladım, bağırdım, kapıları çarptım. ağzımdan çıkan her söz öfkeli, sevgi dolu, kırgındı. hepsi aynı anda içimde uçsuz bucaksız ormanlar kadar sakindi. öğrendiğim, duyduğum, gördüğüm her şeyi en sevdiğim sandığımın içine sakladım. gönlümün görmediği kimseyi özlemedim. bazen kendimden sıkılmak dışında hiç kimseye bir hissiyat beslemedim. yalnız "bir ağaca koşup koşup sarıldım." hiç konuşmadım çünkü anlatmak önemini yitirdi. artık anlaşılmak istemiyorum.
gunaydin, bahar bahcem darmaduman
bir şeylerden kaçar gibiyim. soluk soluğa ama hiç bir şey anlatmayacağıma yemin etmiş gibi sakinim. gitmek istediğim belli bi yer yok ama kalmak istemediğimden artık eminim. sadece biraz olsun herkesin ve herşeyin susmasını istedim. kendimi duyabilmek için.
başladı yine aynı sancı, aynı karın ağrısı. aynı istekler. kafayı yeme durumu. bir köşeye geçip aynı şarkıyla göz yaşı dökme oyunu. tiyatro perdesi. bunalıma beş kala beş sigara.
yabancilasmak.. her seye ve herkese.