Bak Mathilda,
İnsanlar için gözlerini feda edersen, zaten kördü derler.
Leon
art blog(derogatory)

祝日 / Permanent Vacation
wallacepolsom
Mike Driver
d e v o n
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Xuebing Du

Product Placement

Kaledo Art
noise dept.

No title available
Alisa U Zemlji Chuda
Cosimo Galluzzi

⁂
h
YOU ARE THE REASON
ojovivo
Show & Tell

roma★

JBB: An Artblog!
seen from Iraq

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from Vietnam
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Netherlands
@aurora1borealis
Bak Mathilda,
İnsanlar için gözlerini feda edersen, zaten kördü derler.
Leon
Kısacık bir ziyaret için buradasın. Acele etme, telaş etme, kaygılanma ve çiçekleri koklamayı unutma ..
Ben de herkes gibi günlük sevinçlerin, heyecanların akışına kapılıp gidemez miyim? Neden olaylar, benim üzerimde silinmez izler bırakıyor?
Aslında o kadar da önemli biri olmadığımız ortaya çıktığında neden üzülüyoruz ki hemen? Bunu temel bir aydınlama alanı olarak ele alabilsek daha iyi olmaz mı? İnanmak dediğimiz şey sonuçta insanın içinde başlattığı bir eylemdir. Ve güzelliğe ve aşka inanmak kadar ayrılığa da inanmak, hazır olmak gerekir. yani her güzelliğin sonunda bir kopuş, bir ayrılık pusuda bekler. madem öyle, o zaman başımıza gelen bu gibi tatsızlıklara bizi kendi bilinmeyenlerimizle yüzleştiren hayırlı felaketler gözüyle bakmamız gerekmez mi?”
“Elbette seni inciteceğim. Elbette beni inciteceksin. Elbette birbirimizi inciteceğiz. Ama bu varoluşun mutlak koşuludur. Bahar olmak, kışın riskini kabul etmek demektir. Var olmak, var olmama riskini kabul etmektir.”
Biz yeni bir hayatın acemileriyiz
Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
Şiirimiz, aşkımız yeniden,
Son kötü günleri yaşıyoruz belki
İlk güzel günleri de yaşarız belki
Kekre bir şey var bu havada
Geçmişle gelecek arasında
Acıyla sevinç arasında
Öfkeyle bağış arasında
Kendini değersiz hissettiğin zamanların üzülme süresi vardır. O süre bittiğinde kendine saygı duyman gerektiğini öğrenirsin, mantığın konuşur. Kendine saygı duydukça, hak etmediğine inandığın, değersiz hissettiğin yerden kalkıp gitmeyi öğrenirsin. Yürümeyi öğrenmek ise böyle bir şeydir.
“modern dünya, insana ölüm duygusunu unutturur” diyordu ahmet hamdi tanpınar.. bugün olsa muhtemelen şu izâhı da yapardı; “modern dünya insana insanlığını da unutturur..”
“Balkonda otururken, uzun süredir her şeyi değiştirmeye, düzeltmeye, iyileştirmeye ve elimde tutmaya çalışmaktan yorulduğumu fark ettim. Boşluğa uzun uzun baktıran bir yorgunluk bu. Artık ne olacaksa olsun, halledemedim çünkü.”
“Onları öfkeme layık bulmuyorum. Öfkem bana ait bir şey. Yakın hissetmediğim birine nasıl gösteririm onu. Onlara da size davrandığım gibi davranmış olurum.
Öfke de aslında samimi bir duygudur. Ve bu duygumuzu yabancılara da gösterdiğimizde hem yakınlarımızı binevi eşdeğer tutmuş oluruz, hemde kendimizi biraz alçaltmış.” İyi ki doğdun Oğuzcum Atay !
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi...
Tek ihtiyacım olan şey, bir deniz kıyısında sabaha kadar oturup olan biteni gözden geçirdikten sonra kafasında her şeyi aşmış bir insan olarak kalkıp gitmek.
İnsan insanın boşluğudur
“Var olduğun için müteşekkirim sana! Sıkılan ve sökülen canıma açtığın pencereler için!”
Seni her özlediğimde kuşlara bakıyorum. Baba.
"El olduk efendim velahsıl ziyan olduk ziyadesiyle"