ev arkadaşım aşkı memnunun dizi müziklerini dinleyip gelecekteki kocasını aldattığında açacağı tazminat davasını düşünüp üzülüyo
ruhum fakir

Origami Around

tannertan36
$LAYYYTER

No title available
Peter Solarz
tumblr dot com

roma★
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

titsay
Stranger Things
noise dept.
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Not today Justin
Monterey Bay Aquarium
DEAR READER

Kaledo Art

#extradirty
One Nice Bug Per Day
i don't do bad sauce passes
Lint Roller? I Barely Know Her

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from Argentina

seen from United States
seen from Mexico
seen from Uruguay
seen from United States
seen from United States

seen from Belgium

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from Argentina

seen from China

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Belgium
@ayahuassca
ev arkadaşım aşkı memnunun dizi müziklerini dinleyip gelecekteki kocasını aldattığında açacağı tazminat davasını düşünüp üzülüyo
ruhum fakir
Bak ben kendime gelemezken sana geldim
“üzülme sevgilim, sakın kederlenme. sadece senin değil, bu hayatta herkesin gönlünü en az bir kere kırdılar.”
kendime bile uzakken sana daha yakındım.
Biliyorsun. seni sevdim! bir gün kör olsaydın da seni severdim. ellerin olmasaydı mesela, ellerin olmasaydı, sen bile kendini sevmezdin oysa.
Nursen Yıldırım (via sokaktakiyazar)
“seni defalarca yaralasa bile dönüp dolaşıp ona varıyorsun çünkü başına da yıkılsa o senin evin.”
Sevmeyi öğrendiğin gün hiçbir eksiğin kalmayacak.
(via umutlarimparamparca)
özlem; örneğin işitmeyeceğini bildiğin birisine, yalnızca ona, ama kendi kendine, ‘nerdesin?’ diye seslenmendir.
Oruç Aruoba (via sokaktakiyazar)
Benim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor. Belki de sıradan ve vasıfsız bir şey gibi görüyor bunu. O da haklı. Neredeyse tanıyan herkes sevmiş onu. Farklı boyutlarda elbet. Ama bir şekilde sevmiş. Zaten onu birazcık tanıyan birinin kayıtsız kalması, sıradan biri gibi davranması mümkün değil. Fakat ben ne yapabilirim? Anlatamıyorum. Anlatamamamın sıkıntısı içimdeki telaşı kat be kat artırıyor.. Seni en çok ben seviyorum desem, en başka ben seviyorum ve en başta, herkesten çok, en çok, en.. Ne en? İçimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır.Oysa sadece anlatabildiğim kadarını biliyor. Anlatabildiğim kadarını.. Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir belki. Ali Lidar
yanında sigara içmeyi unuttuğun bi kadına aşık olduğunu düşün. unutuyosun bildiğin. bağımlılığını tedavi eden bi gülüşü var çünkü. onunla konuşmaktan, ya da konuşmaya çabalamaktan, açacak yeni bi muhabbet düşünmekten sigara içmek aklına gelmiyor ki. önce bakışları bir sigara yaprağı gibi seriliyo önüne, ardından gülüşleri tütün olup diziliyor arasına yaprağın, parmak uçları kıvırıyor yaprağı. sesi nikotin etkisi yaratıyor vücudunda. düşün lan düşün. sesini, gözlerini, saçlarını, dişlerini, parmaklarını derin bir nefesle içine çekip akciğerlerini doldurduğunu düşün. sonra o sigaraya hep mahkum kalacağını düşün bittiğini düşün sigaranı yak, yaktıkça bir daha düşün..
“ işler yolunda gitmediğinde, saçlarından öpeceğim ve “ her şey yoluna girecek. ” diyeceğim. bastığım yerlere bas, böylece düşmeyiz. ”