uzak bir nefes
Bugün gözlerin bir başka bakıyor..
Ne oldu artık eskisi gibi değil mi hislerin ? Teninden bir soğukluk akıyor, yoksa artık eskisi gibi ısıtmıyor mu ellerim ? Gülmüyor yüzün, oysa uzaktan bile sırıtmaz mıydın ben mi saçmalıyorum yine...
Yağmura hasret şehre bugün yağmur yağıyor, ağaçların dallarında yapraklar durmuyor, hiddetle esiyor rüzgar.. Yok bende değil, bugün bir terslik var..
Açıkla bana ey yüzünü görmek için kilometrelerce yol kat ettiğim sevgilim, aşkla sallanan sandalın ipini koparan rüzgar neden çıktı ? Neden savruldu taşlara çarpıp parçalandı sırtı ? Manidar sözlerin buğusuna mı kapıldı, yoksa birisi sana benden güzel mi baktı ?
Susuyorsun yine, yakışıyor mu sana ? Konuşman için dünyaları veririm oysa, tek bir kelime için. Söyle neye küstün, neye kırıldın, var mı derdin, canın mı acıyor ? Tutup elini kaldırayım mı seni, nereden düştün ?
Hiçbir şey demeyecek misin yani ? Öylece gidecek misin ? Ya satırlara sığmayan aşk o ne olacak, onu da alacak mısın yanına ? Ben onsuz üşürüm bilmez misin, yataklara düşerim, bu adam seni gerçekten sevdi.
Bir dakika dur !
Bazen gitmek gerekir dediğin bu değil.
Yapma ! Bu hiç adil değil...
Ölüm döşeğindeki adamın son umudusun sen.
Yakıştırılan en büyük sevginin başkahramanısın,
Kahramanlar çekip gider mi ?
Boğulmayacak mısın ? Anılar bedenine saplanmayacak mı birer birer, hatalar kavurmayacak mı seni ? Ben bilirim seni, sen düşünmezsin bunları burnunun dikine gidersin.
Ama gitme !
Kal !
Bak daha sonbahar bitmedi, ağaçlar güneşe gülümseyemedi, kuşların cıvıltısı şehri sarmadı,
ikinci sonbahar olma bana...
Kana kana içtiğim sudaki zehir olma, hevesle yediğim elmanın kurdu olma. Arkama saplanan bıçaktaki parmak izi olma,
Olma be sevgili...
Daha hayat uzun, sen kısa olma..
Yanımda dur, karşımda otur. Saçma sapan gül, kız, şımar, somurt, ağla.. Benim yanımda ol ama uzanınca yetişeyim sana. Uzat ellerini, bak kalbime sahipsin, bu dünyada sahip olunabilecek en güzel şey, o senin.
Sev onu !
Yanında taşı...
Arada omzuma yat, ben sana masallar anlatırım. Seni uzaklaştırırım bu dünyadan, hayalini kurduğumuz insanlar oluruz. Bir gün değil her gün beraber oluruz. Umudumuz olur, ilerimiz olur, geleceğimiz
OLUR !
Kahvaltını ben hazırlayıp getiririm odana, papatyalarla donatırım odanı.
Papatyalar senin yanında ne ki...
Duyuyor musun beni ? Anla artık yabancı değil bu şehir sana. Tanıdığın bir yüz var. Karakterini bürüdüğün bir insan. Dillere destan olan bir güzelliğin var, savunduğum bir lügat.
Bu şehri şehir yapan bir sensin, tıklım tıklım seninle dolu, her gün sana uyanıyor, seninle yaşıyor, seninle uyuyor. Gecelerinin ışığısın, sokağındaki gürültüsün, caddelerinin kalabalığısın..
Her şeyde sen varsın sevgili.
Ama sen gideceğim diyorsun,
İnsan hiç nefes almadan yaşayabilir mi ?















