dünya sizin olsun ben bir gönüle sığamadım
Today's Document
Interview Vampire Daily

PR's Tumblrdome

roma★
$LAYYYTER
Cookie Run:Kingdom Official!

❣ Chile in a Photography ❣
Xuebing Du
Show & Tell
NASA

ellievsbear
noise dept.
One Nice Bug Per Day
Doug Jones
d e v o n
taylor price
Misplaced Lens Cap
Monterey Bay Aquarium
Cosmic Funnies

tannertan36

seen from Indonesia

seen from United States

seen from United States
seen from France
seen from Italy

seen from Saudi Arabia

seen from United States
seen from Saudi Arabia
seen from India
seen from Pakistan
seen from Bangladesh
seen from Brazil

seen from Bulgaria

seen from Iraq
seen from Philippines
seen from Germany
seen from Finland

seen from Brazil

seen from Brazil
seen from Togo
@bakellerimtitriyor
dünya sizin olsun ben bir gönüle sığamadım
uzun bir seferdeyim gücüm yetene kadar
ne yazsam, söylesem nafile. vurulmuşum delicesine*
o günlerimizle biz ölmemişiz de biraz yıpranmışız
nihan kaya bir kitabında, “cehennem, acı çektiğimiz yer değildir. cehennem, acı çektiğimizi hiç kimsenin bilmediği yerdir.” demiş. daha iyi anlatılamazmış galiba.
can yücel; “bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş.” diyerek eklemiş, “çok acıttığında anladım.”
yara bere içinde bu yollardan geçeceksin
bir cümle ya da alıntı paylaşır mısın?
“senin en iyi hâlini sevmişler ne büyük devrim. ben senden her kötülüğü beklerken de sevdim.”
hayat, bir veda koparmaktır her gidenden
hiç düşündün mü, eğer birinin gözlerindeki doluluğu gördüğünde sırtını dönüp gitmek yerine çekip sarılsaydım ne kaybederdim diye? orada geçen iki dakika bir şeyleri unutturmazdı ama en güzelinden buruk bir tebessüm kazandırabilirdi sana. yapılması çok basit şeyler var hayatta, kazanılabilecek hayatlar var, çok güzel gülen gözleri dolu insanlar var. ne olur bu kadar bencil olmayın, vereceğiniz elin sizden alacağı hiçbir şey yok. okşayacağınız bir saçın, öpeceğiniz elin, gülümseyeceğiniz herhangi bir yüzün. hayat kötülüğe meyil etmek için o kadar kısa ki, hayat istediğin şeyleri yapmaman, bir ömürü gülümseyerek tüketmemen için çok kısa. bir düşünsenize, yaşadığın süre zarfında hiçbir yüreğe dokunamamak, öldüğünde tek bir insanın içinde burukluk bırakamamak kim bilir ne kadar acıdır*
sanki seninle çocukken aynı mahallede yaşayan iki çok yakın arkadaşmışız da herhangi birimiz o şehirden taşınmak zorunda kalmış ve biz mecburi ayrılık yaşamışız gibi, seni hep bir yerlerden tanıyor gibiyim. sanki mimiklerin ezberimde, her hareketin zihnime kazınmış gibi.