dünya sizin olsun ben bir gönüle sığamadım

Andulka

❣ Chile in a Photography ❣
Three Goblin Art

Origami Around
Sade Olutola

Janaina Medeiros
we're not kids anymore.
No title available

#extradirty

PR's Tumblrdome
One Nice Bug Per Day

Discoholic 🪩
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Not today Justin
wallacepolsom

izzy's playlists!
Stranger Things
Claire Keane
No title available
Keni

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from Argentina
seen from Malaysia
seen from Netherlands
seen from Netherlands

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United Arab Emirates

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Venezuela

seen from United Kingdom
@bakellerimtitriyor
dünya sizin olsun ben bir gönüle sığamadım
uzun bir seferdeyim gücüm yetene kadar
ne yazsam, söylesem nafile. vurulmuşum delicesine*
o günlerimizle biz ölmemişiz de biraz yıpranmışız
nihan kaya bir kitabında, “cehennem, acı çektiğimiz yer değildir. cehennem, acı çektiğimizi hiç kimsenin bilmediği yerdir.” demiş. daha iyi anlatılamazmış galiba.
can yücel; “bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş.” diyerek eklemiş, “çok acıttığında anladım.”
yara bere içinde bu yollardan geçeceksin
bir cümle ya da alıntı paylaşır mısın?
“senin en iyi hâlini sevmişler ne büyük devrim. ben senden her kötülüğü beklerken de sevdim.”
hayat, bir veda koparmaktır her gidenden
hiç düşündün mü, eğer birinin gözlerindeki doluluğu gördüğünde sırtını dönüp gitmek yerine çekip sarılsaydım ne kaybederdim diye? orada geçen iki dakika bir şeyleri unutturmazdı ama en güzelinden buruk bir tebessüm kazandırabilirdi sana. yapılması çok basit şeyler var hayatta, kazanılabilecek hayatlar var, çok güzel gülen gözleri dolu insanlar var. ne olur bu kadar bencil olmayın, vereceğiniz elin sizden alacağı hiçbir şey yok. okşayacağınız bir saçın, öpeceğiniz elin, gülümseyeceğiniz herhangi bir yüzün. hayat kötülüğe meyil etmek için o kadar kısa ki, hayat istediğin şeyleri yapmaman, bir ömürü gülümseyerek tüketmemen için çok kısa. bir düşünsenize, yaşadığın süre zarfında hiçbir yüreğe dokunamamak, öldüğünde tek bir insanın içinde burukluk bırakamamak kim bilir ne kadar acıdır*
sanki seninle çocukken aynı mahallede yaşayan iki çok yakın arkadaşmışız da herhangi birimiz o şehirden taşınmak zorunda kalmış ve biz mecburi ayrılık yaşamışız gibi, seni hep bir yerlerden tanıyor gibiyim. sanki mimiklerin ezberimde, her hareketin zihnime kazınmış gibi.