güllerin içinden canım..
Sweet Seals For You, Always
No title available

Jar Jar Binks Fan Club
Today's Document
Keni
Doug Jones

No title available
d e v o n
tumblr dot com

Discoholic 🪩
No title available
Cosmic Funnies
official daine visual archive
noise dept.
Cosimo Galluzzi
🩵 avery cochrane 🩵
Interview Vampire Daily
Cookie Run:Kingdom Official!
ojovivo
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
seen from Germany

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Germany

seen from Senegal

seen from Greece
seen from Morocco

seen from Colombia
seen from Colombia

seen from Türkiye
seen from Russia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Singapore
seen from United States
@bayannsiir
güllerin içinden canım..
Ben tutku istiyorum, anlayış istiyorum, özgürlük istiyorum. Her konuda özgürlük.. Kutsal aşk, bitmeyen aşk, her konuda özgür bırakılan aşktır bence. Sartre’la Beauvoir’ın aşkını duydun mu? Nâzım’la Piraye’ninkini bile bilsen yeter bana ama senin bildiğin aşklar Leyla ile Mecnun’un, Kerem ile Aslı’nın, ha birde İngiliz Sarah ile Maraşlı Musa’nın aşkıdır ancak. Acı aşk istemiyorum ben, acıtmasın, Sınırlamasın beni.
-Madem kapitalizmin kölesi oldun, niye Rusça dersi alıyorsun?
+Dostoyevski'yi kendi dilinde okumak için
|| The Queens Gambit
“Buradayım çünkü sana dair her şeyi seviyorum. Sana geçmişte ne olmuşsa veya gelecekte ne olursa olsun sorun değil. Çünkü karşımda duran kişi bir mucize, sen bir mucizesin. "
|| 11.22.63
"+Bana gelecek hakkında bir şey daha söyle
-Seni seviyorum. Şimdi de gelecekte de."
|| 11.22.63
bir güzele güzelliğini hatırlatmak isterdim, aynalardan evvel.*
hüzünlü bir şiir gibiydi her şey. artık yavaş yavaş anımsıyordum. günler geçiyordu. bildiğim tek gerçek buydu. şairin dediği gibi, kendimi ağır ve müşfik akan bir suyun koynuna bırakmış, gidiyordum.*
"En çok acıtan hisler, en çok yakan duygular, en saçma olanlardır. İmkânsız şeylerin arzusunu duymak kesinlikle imkânsız oldukları içindir; geçmişe olmayan şeyler için duyulan özlem; olmuş olabilecekler için duyulan arzu; başka birisi olmadığın için duyulan pişmanlık; dünyanın varoluşundan duyulan tatminsizlik. Bütün bu ruhun bilincinin ara tonları, bizi kendiliğimizin sonsuz bir günbatımında, acı dolu bir manzaranın içinde yaratır."
Fernando Pessoa
Yıllar geçse de üstünden, bu kalp seni unutur mu?
"beni hapiste vurdular ölmedim. hastalandım bi ciğerimi orda bıraktım gene ölmedim, çok dövdüler beni kan kustum ama ölmedim, yaşadım, seni bir kez daha görebilmek için yaşadım. şimdi bana dediler ki; kimse sesini duyamıyormuş. susmuşsun. benimle de konuşmayacak mısın keje. sesini duyamayacak mıyım?”
Barney Stinson bambaşka bir şey arkadaşlar.
"kalbimde bir iz bıraktın Clark. komik kıyafetlerin, kötü esprilerin ve en küçük bir duygunu bile saklamak konusundaki beceriksizliğinle odamdan içeri girdiğin ilk andan itibaren bende bir iz bıraktın. sen benim hayatımı, bu paranın senin hayatını değiştireceğinden çok daha fazla değiştirdin. beni o kadar sık düşünme. seni sulu gözlü bir şekilde hatırlamak istemiyorum. sadece iyi yaşa."
YouTube'da gezerken gördüğüm Elazığ Türküsünün hikayesini paylaşmak istedim
Akif Harput’ta telgrafhane müdürüdür. Hüseynik’te kızkardeşi Ati Hanım’la beraber yaşıyordurlar. Akif çok genç yakışıklı dalyan gibi bir çocuktur. Akif sabahları Saray Yolu ile Harput’a çıkar, akşamlarıda kalenin alt tarafından Deliktaş yolundan geri dönermiş. Akif’in bir kardeşi ise Musul’da yaşamaktadır.
Türküde adı geçen Lütfi’de telgrafhanede çalışmaktadır. Akif Lütfi’yi çok sevmektedir.
Akif Hüseynik’ten şehre (Harput) çıkarken hiç beklenmedik bir zamanda yolda kalp krizi geçirir ve ölür. Ölüm olayı duyulunca bütün bir şehir halkı arkasından günlerce gözyaşı dökerler.
İşte tam bu sırada Saçlızade Hacı Vehbi Efendi bu güzel ve hazin şarkıyı güftesiyle ve bestesiyle meydana getirmiştir.
Hüseynik'ten çıktım seher yoluna Kol ağrısı tesir etti canıma Yaradanım merhamet et kuluna Yazık oldu yazık şu genç ömrüme Bilmem şu feleğin bana Cevri ne
Telgrafın direkleri sayılmaz Ati Hanım baygın düşmüş ayılmaz Böyle canlar teneşire koyulmaz Yazık oldu yazık şu genç ömrüme Bilmem şu feleğin bana Cevri ne
Sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim,belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma. Bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün, yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.*
dön bir bak bana, gözlerim gülüyor, seni gördüm göreli mevsim değişti, seni gördüm göreli dünya değişti.*
kediler de şiir sever, Ankara