beni hapiste vurdular ölmedim. hastalandım bi ciğerimi orda bıraktım gene ölmedim, çok dövdüler beni kan kustum ama ölmedim, yaşadım, seni bir kez daha görebilmek için yaşadım.

seen from Saudi Arabia
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from Tunisia

seen from Netherlands
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from China
seen from Japan
seen from United Kingdom

seen from Canada
seen from United States
seen from Saudi Arabia

seen from Netherlands

seen from Canada
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from Brazil
beni hapiste vurdular ölmedim. hastalandım bi ciğerimi orda bıraktım gene ölmedim, çok dövdüler beni kan kustum ama ölmedim, yaşadım, seni bir kez daha görebilmek için yaşadım.
Sende artık vatanına dönmelisin Andrey Mişkin
Kendi topraklarına gömülmelisin
Hayatın sevda karşısında ne önemi var
" beni hapiste vurdular ölmedim. hastalandım bi ciğerimi orda bıraktım gene ölmedim, çok dövdüler beni kan kustum ama ölmedim, yaşadım, seni bir kez daha görebilmek için yaşadım.''
2 saat 25 dakika + 2 saat 8 dakika
Yani şu hayattaki 4 saat 33 dakikamı yine çok güzel değerlendirdim.
Evliyanın ahı ile Eşkiyanın ahı bir mi heç?
🥀🥀🥀
Gayretullâha dokunmak: Yaptığı iş ilâhî gayreti harekete getirecek, Allah’ın gazabını üzerine çekecek bir sonuç doğurmak demektir .
🥀🥀🥀
Gayretullah
Bir deve kervanı yola çıkmış giderken yolda fakir bir dervişle karşılaşırlar. Derviş, kervancıbaşına kendisini de almalarını rica eder. Kervancıbaşı bu isteği kabul eder ve yola revan olurlar. Bir zaman sonra yolda haramiler kervanı basar ve neleri var neleri yok hepsini alırlar. Dervişe de malı olup olmadığı sorulunca, “Benim hiç param yok; ama kervancıbaşının değerli bir yeleği vardı, onu almayı unutmuşsunuz” der. Haramiler yeleği alırken kervancıbaşı hiçbir şey söylemez; ama dervişe çok gönül koymuştur. Öyle ya, ona o kadar iyilik yapmasına karşılık böyle bir tavırla karşılaşmıştır.
Bir zaman sonra, kervan ahalisi bütün varlığını kaybetmiş bir halde bekleşirken devletin askerleri çıkagelir. Haramiler derdest edilmiştir. Bütün gasbedilen mallar sahiplerine iade edilir. İşte o anda kervancıbaşı dervişe yanaşır ve der ki: “Baba, aşk olsun! Ben sana o kadar iyilik yaptım, sen de tuttun eşkıyalara benim yeleği haber verdin.” Derviş de der ki: “Oğlum, bu haramiler o kadar zulmettiler ki, baktım gayretullaha dokunmasına dört parmak kalmış. Senin yelek, işte o dört parmak yerine geçti.”
Evet, Allah (celle celâluhû) zalimleri iflah etmez. Ancak mazlumun Allah’ın gayretine dokunduracak liyakati kesbetmesi gerekir. Eğer o, bu seviyenin eri değilse ve yöneleceği kapıya tam yönelememişse ceza te’cil edilebilir. Bugün Müslümanlara revâ görülen zulmü ve bu zulmün gayretullaha dokunmasını da bu zaviyeden ele almak gerekir
paralarla oynadık kirlendi ellerimiz yuvarlandık satıldık insan pazarlarında tanrılarlı elçilerli düzenler kurduk yine yalnız kaldık yine eşkıya
"Beni hapiste vurdular, ölmedim. Hastalandım, bir ciğerimi orada bıraktım gene ölmedim. Çok dövdüler beni, kan kustum ama ölmedim. Yaşadım, seni bir kez daha görebilmek için yaşadım..."