Sonra da elini göğsüme koydu ve şöyle buyurdu. (sav)
“Tedbir almak gibi akıllılık yoktur. Haramlardan el çekmek gibi vera yoktur. Güzel ahlâk gibi de soyluluk yoktur.”
Sweet Seals For You, Always

Discoholic 🪩
Alisa U Zemlji Chuda
I'd rather be in outer space 🛸
trying on a metaphor
Keni
Three Goblin Art
No title available
Monterey Bay Aquarium
taylor price
One Nice Bug Per Day
sheepfilms
he wasn't even looking at me and he found me

Product Placement

❣ Chile in a Photography ❣
Today's Document
No title available
🪼
we're not kids anymore.
h

seen from Canada
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Oman

seen from Oman
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@behnantugrab
Sonra da elini göğsüme koydu ve şöyle buyurdu. (sav)
“Tedbir almak gibi akıllılık yoktur. Haramlardan el çekmek gibi vera yoktur. Güzel ahlâk gibi de soyluluk yoktur.”
Bir toplum başına bir olay veya sıkıntı gelmeden, genceciklerinin intiharını önceden farketmeden akıllanmıyorsa bu toplumun sevdası da hasreti de duygusu da samimi değildir.
Bir yağmur bekliyorum, bizi bize anlatan.
Abdurrahim Karakoç
Sonra da elini göğsüme koydu ve şöyle buyurdu. (sav)
“Tedbir almak gibi akıllılık yoktur. Haramlardan el çekmek gibi vera yoktur. Güzel ahlâk gibi de soyluluk yoktur.”
Kudüs meselesini anlamadıktan sonra bin kere Kabe'ye gidip tavaf etsek ne anlamı var.
Fikirlerin ve duyguların beyan edildiğinde sürekli eleştiriye veya yaftalanmaya maruz kalınan ortamlardaki insanlar ya o ortamlardan kaçış ararlar ya da artık kendisi olamazlar. Biz farklılıklarımızla birbirimizi inşa edebilme dirayetine sahip olamadığımız sürece birbirimizi her gördüğümüzdeki sorduğumuz "nasılsın?" sorusu kadar yapmacık ve cevabı kadar unutulup gidilen olacağız.
İsyan şiirleri bilirim sonra
Kelimeler ki tank gibi geçer adamın yüreğinden
Harfler harp düzeni almıştır mısralarında
Kimi bir vurguncuyu gece rüyasında yakalamıştır
Kimi bir soygun sofrasında ışıklı sofralarda
Hırsızın gırtlağına tıkanmıştır.
Müslüman yürekler bilirim daha
Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet
Eller bilirim haşin hoyrat mert
Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır
Her kırışığı sorulacak bir hesabı
Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır.
Erdem Bayazıt
"Aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz."
İbn-i Atâullah İskenderî
İnsan her an yeni manalara veya bildiği sandığı manaların değiştiğine şahit olabiliyor. İnsanoğlu bu yüzden her sohbeti tefekkür ederek kurabilmeli. Yara alacağına emin olsada. Zaten güzel değil midir ki kalbimize dokunulabilen sohbetler.
"Zaman içre bir yolcu misali insan. Kalbine sorsan acziyetinin farkına varamamış, benliğine sorsan yetmez bir zaman içinde yolcu. Neyi kaybetmiş ki onun peşine koşar durur mekan mekan insan? İşte boğazımıza düğümlenen gerisi gelmeyen bir soru daha. Daha ne kadar birikecek bu sorular? Ne kadar kaçabilecek kendisinden? Ne kadar görmezden gelebileceğiz? Sorular... Sorular...
Aslında insana pek acelecidir demişti Rabbimiz. İnsan demek ki acele ederek pek geç kalmış oluyor bir çok şeye. İşte insanın bu dünyada ki yolculuğundan maksat sadece bulmak değilmiş. Belki de yolculuktur onun sırlarını ortaya çıkaracak. Fakat pek aceleceyiz. Yol gözümüzde yok gibi davranıyoruz. Bu sefer de hedeflerimiz yerinden sapıyor uhrevi noktayı düşünümez oluyor insan. Geç kalmalar onu daha da acele ettiriyor. Ve insan mekana, zamana, kulluğa ve en çok da kendisine geç kalıyor. Kendisini bulamamış insan neyler malı, mülkü, kainatı...
Ve Rabbimiz o yüzden ilk ayetlerden insanın kendi içre yolculuğuna dikkat çekerek şöyle başlıyor:
"Yaratan Rabbinin adıyla oku!
O, insanı alaktan yarattı.
Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir." (Alak,1-5)"
"... İnsanlar öldürüldü sürekli bu çağda..."
"...Bugün, sorumluluk duymayan insan cürüm işlemektedir..."
Dağ yürür bir yerinde
Çıkar üstüne dağın
Bu çelik çağında
Ata iyi binin
Kalbinde bir gül bu atın
Ceyhan sızar gibi gözlerinden
Düş gören at
Bellidir gözlerinden
Nuri Pakdil
"... İnsanlar öldürüldü sürekli bu çağda..."
"...Bugün, sorumluluk duymayan insan cürüm işlemektedir..."
Satırlar sadırlara düşmedikçe kalpler huzur bulamaz.
"Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği.
Daha açığı var mı ?"
"Sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce getiremediği birşeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza, bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise, aziz olarak çıkmaya çalış."
Risale-i Nur-Habbe
"Seni bu dünyada en çok kim anlıyor? Kim tanıyor?
Peki sen neden Ondan yüz çeviriyorsun?"