Şöyle bir şarkı yaptım. Elden ele uzatalım...
"buranın değişmez bir kuralıdır bu
düşünmeyen dünyayla kolay barışır"
trying on a metaphor
untitled

Janaina Medeiros
RMH

Origami Around
almost home
🪼

oozey mess

Love Begins

JVL
I'd rather be in outer space 🛸
h
$LAYYYTER
occasionally subtle

if i look back, i am lost
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

titsay
wallacepolsom
Stranger Things

roma★

seen from Czechia
seen from United States
seen from United Arab Emirates

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@bektassenel
Şöyle bir şarkı yaptım. Elden ele uzatalım...
"buranın değişmez bir kuralıdır bu
düşünmeyen dünyayla kolay barışır"
abi buralar dutluk olmuş galiba
Olmuş sahiden
Zaman haddini aştıysa ve durmak yeterince kabuklaştıysa; beklemek, bekleyeni beklenene dönüştürür.
İnsan ev duygusunu yitirince yaşamak biraz savrulmaya benziyor.
Bilmediğini ifade etme cesareti de bilmek kadar özgüven katıyor insana
Sevmek, başkasının yerine hatırlamaktır.
Birlikte çocuklaşmak, bulunması en güç bağ olabilir.
Susma becerisi de en az konuşma becerisi kadar önemli. Susabilmeye de yatırım yapmalıyız
Güvenin olmadığı yerde her şey kurguya benziyor.
Keşke kendimizle daha iyi koşullarda tanışsaydık.
Üstüne çalışılmış yalan sevmiyorum. Aniden gelişenleri biraz kabul edebilirim.
Kendini sık sık yenileyen bir yalandan kurtulmanın övülesi hafifliği.
Dünyada olmak, harika bir "her şeye hazırlıksız oluş" serüveni.
Yaşamak, bir şeyi onarmaya benziyor.
Sürekli bozulan. Ve bozulması gelişen.
Yaşamak, bir şeyi onarmaya benziyor.
Sanki tamamlanmamış bir şeyler var gibi. Bir şeyler yapsam bu şeyler tamamlanırmış belki ama yapmıyormuşum gibi. Çünkü eksiğin ne olduğunu bilmiyormuşum gibi. Bilsem, sürecin ihtimalinden korkup kendimden saklıyormuşum gibi. Geç kalışa da benzeyen biraz. Bir yorgunluk biçimi.
Yine de diyorsun ya, renge günaydın, kokuya günaydın, gize günaydın, ize günaydın, bir kuşun alçalma merakına günaydın. Yolları seçen gözüm, kıpırtıya günaydın. Adımlarıma günaydın. Diyorsun yani. Gün öyle söylüyor sana. Hatırla. Hafızana günaydın. Ellerin diri, ellerine günaydın.