Ne güzel günlermiş. En güzel günlermiş. O zaman bi' sigara daha!
:)
Acquired Stardust
Claire Keane
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

tannertan36
hello vonnie

No title available

JVL
dirt enthusiast
Game of Thrones Daily

★
No title available
$LAYYYTER
Stranger Things
will byers stan first human second
noise dept.
Monterey Bay Aquarium
Misplaced Lens Cap

@theartofmadeline
Xuebing Du

if i look back, i am lost

seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States

seen from Kuwait

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Singapore
seen from United States
seen from Australia
seen from Germany
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States

seen from Singapore

seen from United States
@bendeseni
Ne güzel günlermiş. En güzel günlermiş. O zaman bi' sigara daha!
:)
“Bazı insanlar yolda giderken ayağınızla vurduğunuz çakıl taşları gibidir. Bir bakarsınız çok güzel bir taş ve alıverirsiniz elinize. Cebinize atar ve yola devam edersiniz.” diye yarım kalmış bu post. Çünkü her taşın kaderinde atılmak vardır.
Düşünmedikçe mutlusun.
Doktor bu ne!?
Hala ara ara buraya bakıp özlüyorum.
voooov kimler gelmiş kimler gelmiş :D
Geldiğimiz gibi gidiyoruz anonim. İyi geceler.
Uzun bir zaman sonra (Gerçi mesaj attığım vakti bile hatırlamıyorum) baktım ve cevabınızı gördüm. Istemsiz bir gülümseme oldu yüzümde. Artık paylaşımda bulunmuyor olsanız bile bir şekilde attığım(ız) mesajları görüp cevaplamak gayretinde bulunuyor olmanızdan ötürü teşekkür ediyorum. Umarım yoğun olan okul hayatlarınızın yakın zamanda yoğunluğu azalır ve sizi buralarda daha sık görürüz. O yazdığım cümleyi de düzeltmek istedim. 'Bir yok olup, iki var* olmanızı isterdik.' Daha düzgün oldu sanki?
İyi dileklerin için teşekkür ederiz. Biz de yoğunluğumuzun azalmasını isteriz. Demek istediğini anladık, cümlen düzgün olmuş yamuk olmuş önemli değil :)
Bir yok olup, iki olmanızı tercih ederdik.
Teşekkür ederiz. Açıkcası böyle beklenildiğimizi bilmek iyi hissettiriyor insana fakat eskisi kadar zevk alamaz olduk buralardan. Bir şeyler paylaşmak eskisi kadar mutlu etmiyor sanırım bizi, tabi buna bir de yoğun okul hayatlarımız girince ister istemez uzaklaştık buralardan. Sevdiğimiz blogları hala takip ediyoruz fakat paylaşım konusunda tamamen etkisiz duruyoruz.
Buralarda mısınız?
Bir varız bir yokuz.
Kesinlikle, içinde bir şey kalmasın. Ardından çekilen pişmanlığın acısının tarifi mümkün değil.
Onun için uğraşıyoruz hep. Acaba yapmış olsaydım ne olurdu diye düşünmek istemiyoruz çünkü zamanında korkup yapmadığımız şeylerin acısını fazlasıyla çektik, çekiyoruz.
Çelişkili ve karışık. Bunu duyduğuma şaşırdığımı söyleyemem, alıştım. Fakat zorlandığımdan ve yorulduğumdan ötürü böyleyim zaten. Neyse. Ben de kendi geçmişimi düşünürüm bazen. O halimden kesitler gelir gözümün önüne teker teker. Kötü günlerdi, yaşadıklarım değil yaşattıklarım. Fakat anladım ki kimseye kendi gerçeklerinden bahsetmemek gerekiyormuş ne kadar yakın olursan ol. Bunu ikinciye anlamış olmak da acı veriyor. Hanginizle konuşuyorum bilmiyorum. Öğrenmeye de gerek yok gerçi de merak işte.
Kötü şeyler yaşattığını düşünüyorsan en azından kabullenme, hesaplaşma aşamasına gelmişsin.Herkesin kendi gerçekleri vardır.Başkalarına kendi gerçeklerini anlatmakta sorun yok fakat onların da kendilerine ait gerçeklerini kabullenmek,ona göre yaşamak gerek. Dediğin gibi öğrenmeye gerek yok :)
Mutsuzluk arayışına girmek ne kadar da garip bir durum. Doyumsuzlukta çığır açıyoruz. Elde olanların bir albenisi kalmayınca geçerli oluyor sanırım bu. Bu yüzden de yarım bırakıyoruz, bırakılıyoruz. İncinmemek ve incitmemek için en mantıklısı ne mutlu olmak ne de mutsuz olmak diye düşünüyorum. Bunu hep yapmışımdır fakat bir zaman sonra zorlanıyorsun. Ayrıca risk alan ve biraz cesareti olan kimsenin de çekip gideceğini sanmıyorum ya da benim düşüncelerimde sorun var, bilemiyorum.
Evet oldukça garip bir durum. İnsanız ve doyumsuzluk insanın olduğu her yerde var. Doğanın akışına müdahale ediyoruz sürekli üstelik. Doğru düşünüyorsun. Hislerine fazla kaptırmamak kendini her zaman mantıklıdır. Fakat bu yaşadığın hissin içindeyken pek mümkün de değil. Çelişkili ve karışık maalesef.
Ben neden yarım bırakılmak isteyeyim? Kendim ile ilgili konuşmayayım hatta; Neden insanlar yarım kalmak istesinler? Karşıdaki kişinin korkusu, cesaretsizliği bizleri bu hale sokmaz mı? Eminim bunu siz de yapmışsınızdır, size de yapılmıştır. Bazen risk almak gerekir ya da her şeyi açıkça söylemek. Bu yazdıklarımı sadece sevgililik anlamında yormazsanız sevinirim.
Bir insan tam anlamıyla mutluysa bir süre sonra bu mutluluktan sıkılır ve mutsuzluk arayışına girer. Bu hemen hemen herkes için geçerli bir durum. Sonuç olarak yarım bırakılmak veya yarım bırakmak insanın elindedir. Çoğu zaman biraz cesaret gerekir, riski göze almak gerekir, aksi halde sonu hep mutsuzlukla biter yaşadığımız olayların.
Sen istediğin için yarım kalmıyor. Yarım bıraktırıyorlar aslında.
Sen yarım bıraktırmalarına izin verdiğin için yarım kalıyordur. Gerçekten istersen bıraktıramazlar.
Ne olursa olsun yine de içinde bir ukte kalıyor insanın.
Hep bir şeyler yarım da kalıyor mu?
Tam şu anda.
Hiç bu kadar acı gelmemişti tadın
bana.
Arkadaşlar,
Çok zaman olmuş.