@biliy0rsun burdayim.
I'd rather be in outer space 🛸

Discoholic 🪩

pixel skylines
art blog(derogatory)
Show & Tell
Phantogram Three
Game of Thrones Daily
h

Origami Around
Not today Justin

❣ Chile in a Photography ❣
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
occasionally subtle
Noah Kahan
sheepfilms

Love Begins
Claire Keane
One Nice Bug Per Day
Mike Driver
The Stonewall Inn
seen from Germany

seen from Venezuela
seen from Vietnam

seen from Argentina

seen from Australia
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Australia
seen from Vietnam

seen from Australia
seen from Palestinian Territories

seen from Türkiye
seen from Saudi Arabia

seen from United States

seen from Thailand
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Finland
seen from Venezuela
seen from United States
@benharbidenbenmiy1m
@biliy0rsun burdayim.
acı domino taşları gibi
biri düşünce hepsini düşürüyor
üşüyorum
kazanmaktan başka bir şey kazanmadıysan ona gerçekten kazanmak diyebilir misin?
hatırlar mısın sana bi atkı örmüştüm ne zaman üşüsem attığım ilmekleri boğazımda hissediyorum
kalbimin kanıyla kalbim boğuluyormuş gibi hissediyorum
ya geri gel ya da seninle birlikte düşebileceğim bi uçurum çiz ayak ucuma
kalbim kanlı çakıl taşlarıyla dolu. seni çok özlüyorum elan. beni alıp doktorlara götürüyorlar; haplar, otlar, boklar veriyorlar. bana kendine bile hayrı olmayan tek çocuklu ahırlar ve dualar veriyorlar.
her gün aklımda kalan simsiyah gözlerine tutuna tutuna, yarı ölü binbir hâlde eve dönüyorum. içimden küfür dolu kamyonlar geçip cehenneme gidiyor.
ya geri gel ya da seninle birlikte düşebileceğim bir uçurum çiz ayak ucuma. seni çok özlüyorum elan.
istediğin o kaybolma makinesini yapamadım, yaşarken de bilmiyordun. yeteri kadar olan hiçbir şeyimiz yoktu. işçi çocuğuyduk. kalorifersiz evlerde kesile kesile büyüdük biz. sen neden kayboldun elan?
evet; hâlâ en çok sevdiğim yazar franz kafka, en çok sevdiğim film cennet sineması ve en çok sevdiğim kadının adı hâlâ elan.
artık seninle bu dünyada kavuşmak için hiçbir mekânımız yok elan. bir odamız yok, bir aynamız yok, benim kirli bir elim bile yok. senin artık hiç olmayacak olan avuçlarında her sabah bir avuç külle yıkıyorum yüzümü.
seni unutamadığım için senden sonraki hayatımı da hiç hatırlamayacağım. elmamız soğudu. hikayemiz karanlıktan korkuyordur. mermerden dikilmiş bir gelinlik giyip gözleri görmeyen zamanlara gittin.
o sarhoş olmak dedikleri de bana yetmiyor. alkoller, kokainler ve kutsal olan adlar da bana yetmeyecek elan; çünkü en nedenli uyuşturucuyu bile uyuşturabilecek kadar sensizim.
aslında iyiyim. işlere girdim, çalıştım, para kazandım, kitaplar aldım. çalışmaktan okuyamadım. işlere girdim, çalıştım, paramı vermediler. canım parasızlıktan şiir yazmak istemedi. sen neden kayboldun elan?
sen öldün, biliyorum. seni ankara’da bir mezarlığa gömdüler. ben son üç yıldır bunu biliyorum, türkiye cumhuriyeti ölüm tutanakları son üç yıldır bunu biliyor; ama kalbim öldüğünü bilmiyor elan. kalbim seni simsiyah özlüyor, simsiyah kaşlarını özlüyorum, ölmemeni özlüyorum, seni çok özlüyorum elan.
yalanlarla dolanmış olsa da sabah beşe kadar boş bi blogda sesini bile duymadığım biri görsün diye postlar atıp hayatı kendi kendime romantize etmeyi özledim. evet maalesef. çünkü aradan çok zaman geçti ve artık tek düşündüğüm şey birkaç ay sonra gireceğim uyduruk kıytırık bi sınav ve bu sınav yüzünden eve gelip saatlerce sadece ders çalışıyorum. insan gibi hissetmiyorum ve insan gibi hissetmeyi özledim. keşke aşık olup belamı bulsam en azından yaşadığımı hatırlamış olurum
ileti kısmı kapalı cunku spam yemistim ama sorun degil cunku zaten mesaj gelmiyo
oha selam
göğsümde uyursan her şey düzelebilir
herkesin çiçeği sulanmış, benimkinin saksısına izmarit atılmış gibi.
ben anlamak degil anlasılmak istiyorum artık
kimse beni tanımak istemedi