Life goal: İnsanlara kendini Muhsin Mahmelbaf olarak tanıttığı için yargılanırken, Abbas Kiyarüstemi'nin konuyla ilgili çektiği belgeselde Mahmelbaf ile tanışıp onunla birlikte motora binmek. #closeup 😌
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Doug Jones
Claire Keane

tannertan36
No title available
Cosmic Funnies

oozey mess
Xuebing Du
Fai_Ryy
Cosimo Galluzzi
No title available
Monterey Bay Aquarium

Andulka
🩵 avery cochrane 🩵

roma★
No title available
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Origami Around

Jar Jar Binks Fan Club
The Bowery Presents
seen from Brazil
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from Canada

seen from United States

seen from Canada
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Uruguay
seen from Colombia

seen from Malaysia
seen from Colombia
seen from Venezuela
seen from Panama
@benkekim
Life goal: İnsanlara kendini Muhsin Mahmelbaf olarak tanıttığı için yargılanırken, Abbas Kiyarüstemi'nin konuyla ilgili çektiği belgeselde Mahmelbaf ile tanışıp onunla birlikte motora binmek. #closeup 😌
İlk amacı Almanya Kreuzberg'de yaşayan Türk aileleri korumak olan Türk gençlerin kurduğu çete, yani 36 Boys'un tarihi ve hikayesi anlatılıyor Al-Jazeera'nın yayınladığı bu belgeselde. Gerçekten de gurbetçi aileleri koruyan, neo-nazilere iyi bir ders verip mahalleden atan Türk çetemizin önünde saygıyla eğilmek gerekiyor. Bilenler mutlaka vardır ama 36 Boys bugün Almanya ve Avrupa hiphop pazarında ciddi bir markadır. Buyrun izleyelim.
Kaktüs
12 Aralık 2014, İzmir
Sürekli yağmur yağıyor. Yağmur yağarken ben, üniversite hastanelerinin hematoloji kliniklerine gidiyor, geliyorum. İstisnasız hepsi benden büyük birçok hasta ve ondan daha az sayıda hastane personelinin "Ah! Daha çok genç" diyen bakışları altında kendime acıyorum, yağmur deli deli yağmaya devam ediyor. Canım yanmaya devam ediyor. Gözümün önünden yaşam ve ölüm geçiyor. Hasta bebekler küvezlerde taşınıyor. Ölü insanlar ameliyathaneden yanımdaki sedyede çıkartılıyor. Cenaze arabaları ve yemyeşil ormanları var bu şehrin.
Odam 'Geçmiş olsun' çiçekleri kokuyor. Çiçeklerin konduğu vazonun yanında bir de mumdan kaktüs var. O da zannediyorum bitki kategorisinde değerlendirilip vazonun yanına konmuş, nitekim o da güzel kokuyor. Mumdan kaktüsün üstünde 'Zor koşullarda hayatta kalmayı becerenler daha da güçlenir' gibi bir şey yazıyor. Ağzına sıçtığımın mumdan kaktüsü bana ölmemem konusunda gözdağı veriyor.
***
Grip oldum diye doktora gidip kanser olduğumu öğreniyorum. 2 hafta oluyor.
***
En çok da, allahım en çok da İstanbul'da valizimi hazırlarken alelacele yanıma aldığım kitaplardan birinin Sylvia Plath'in Sırça Fanus'u olmasına sinirleniyorum. Neden dünyanın en depresif kitaplarından birini okumak için iyi bir zaman olsun yani? Neden 24 yaş, hasta olmak için iyi bir zaman olsun?
Kemoterapi koltuğuna oturan hastalar olarak; tüm egolarını unutmuş, canı acıyan zavallılar olarak insanoğlunun en iyi ve en aciz halini resmediyoruz. Birbirimize el uzatıyor, geçmiş olmasını diliyor, destek oluyor ve gülümsüyoruz.
***
Henüz saçlarım dökülmedi. Kemoterapi odasında, saçı henüz dökülmemiş 2 kişiden biriydim.
Dünyanın en güzel şeyi.
2 Aralık, 2014 / Izmir
The day I was diagnosed with cancer. Fuck.
Yarım bıyıklı kadınlar grevi, 1990. Türk Metal Sendikası ve MESS arasındaki görüşme sonucunda anlaşma sağlanamayınca işçiler tepki olarak bıyık kesme eylemi başlattılar. Kadın işçiler ise bu eyleme destek vermek için erkeklerin kestiği yarım bıyıkları yüzlerine yapıştırmışlardı. Türk Metal Sendikası temsilcileriyle toplantı yapan erkek ve kadın işçiler, ayda 280 bin lira aldıklarını ve bunun insafsızlık olduğunu söylemişlerdi. (Alıntı: Büyük Tarih)
The City and Horses - Pretty Pretty
Benim pazartesi sendromum bu adamın seçtiği müziklerle gidiyor.
Aynı koşullar altında, aynı sonuçları doğuran nedenler, sinirlerimi bozuyor.
Anlayabildiğim her şeye acıma ve tiksintiyle bakıyorum.
Anlamadığım şeyler bir süre egomu kurcalıyor, meraklanıyorum.
** sonra yukardaki döngü tekrar ediyor. ** 'şey'ler beni hep hayal kırıklığına uğratıyor. ***
Evet. "Tepkini sandıkta belli et, sandığa gel, bak allah aşkına gel" diyen ve ülkede ne olursa olsun etraflarındaki kocaman koyu neo liberal buluttan önlerini göremeyip, sanki DEMOKRASİ DEMOKRASİ diye kendilerini parçaladıkları kavram doğada kendiliğinden bulunuyormuş ve evrende hayatın başladığı andan beri varmışçasına ölümüne savunan; halkın orta-üst sınıfından gerdanı şişkin, "yüzünü Batı'ya dönmüş", ve pek eğitimli ve en iyi şarapları bilen ve beyaz Türk ve yılda 2 kez (biri kayak tatili olmak üzere) yurtdışına çıkan, o tanımsız tarifsiz, sıkışıp kalmış, Amerikan demokrasi ve özgürlük değerlerine ortalama bir Amerikalı'dan daha bağlı olan ve bu yüzden Türkiye'ye gökten zembille inmiş gibi alakasız bakan arkadaşlarıma, büyüklerime, küçüklerime selam eder, aşağıdaki fotoğrafın bir devletin Yüksek Seçim Kurulu önünde oylarına 3 gündür uyumayıp sahip çıkan, demokratik "haklarını" korumaya çalışan, OY ÇUVALLARININ üstünde uyuyan halkın fotoğrafı olduğunu en içten dileklerimle belirtirim. Demokratik haklar, demokrasinin düzgün işlediği sistemlerde geçerli ve anlamlıdır canlarım. Sandığa gelenler, bu ülkede biber gazı ve Toma ile müdahaleye uğrar. "Sorun CEHAPE'nin organize olamaması, yok efendim Sırrı'nın adaylığı" cart curt yapmayın artık. Çıkın kabuklarınızdan, sokaklar çok güzel!
Dünyanın en güzel girizgâhı:
"It was the best of times, it was the worst of times, it was the age of wisdom, it was the age of foolishness, it was the epoch of belief, it was the epoch of incredulity, it was the season of Light, it was the season of Darkness, it was the spring of hope, it was the winter of despair…"
(A Tale of Two Cities, Charles Dickens)
Merhaba, ben Emre. 1-2 sene öncesine kadar “dünya skime minare götüme” modunda, kendi halinde yaşayan bir insandım. Ama artık “tape düştü mü lan acaba” diyerek gün içinde 896 kez twitter’ı kontrol ediyorum. Kaos bağımlısıyım.
brothers…
Ben dün bunu yaşadım, lütfen siz de dikkatli olun.
Feeling the music. [vid]