Gamsız insanlar, çocuklarının uzerinde yüklü bir stres ve kaygı bırakarak gider ve hayatlarına ayni kaygisizlikla devam ederler. Geride bıraktıkları ise onlarin bıraktığı kaygi ve karanlikla başbaşa kalip hayatlarini zehir ederler.
#bilemiyorumaltan

izzy's playlists!
Fai_Ryy
Sade Olutola
Today's Document
Show & Tell
🩵 avery cochrane 🩵

PR's Tumblrdome
Peter Solarz

oozey mess
EXPECTATIONS

ellievsbear
occasionally subtle

roma★

titsay
he wasn't even looking at me and he found me
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Origami Around
art blog(derogatory)
RMH
Sweet Seals For You, Always
seen from Malaysia
seen from Türkiye

seen from Australia
seen from Mexico

seen from Mexico
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Australia

seen from United States
seen from Indonesia
seen from Canada
@bilemiyorum-altann
Gamsız insanlar, çocuklarının uzerinde yüklü bir stres ve kaygı bırakarak gider ve hayatlarına ayni kaygisizlikla devam ederler. Geride bıraktıkları ise onlarin bıraktığı kaygi ve karanlikla başbaşa kalip hayatlarini zehir ederler.
#bilemiyorumaltan
Sadece kendini anlatan, size veya sevdiklerinizle dair bir sey sormayan, kendini dünyanın en mağdur insaniymis gibi lanse eden, herkes ve her şey sanki ona karşıymıs gibi davranan ve bunu bazen size karşı bile kullanan, ayrica toplumda ahlaken arkadaş ayrimi yapmasi gereken yerlerde bunu yapmayan insanlardan lutfen uzak durun.
Bu tip insanlar hemen kendini belli etmez, bu saydiklarimin bir cogunu anlamaniz uzun yillarinizi alabilir. Boyle bir kisiligi farkettiginizde hemen olay yerini terk edin çünkü bu kisilerin tek derdi kendi eksikliklerini sizin uzerinizden kapatmaktir.
Yasarken anlamiyoruz aslinda geçmiste ne kadar sansli oldugumuzu. Kıymetini bilmek icin uzerinden epey bir zaman geçmesi gerek. Ne kadar mutlu oldugumuzu ve de ne kadar yalniz olmadığımızı. Belki de bu yuzdendir benim retro sevgim. Hayatimin belli bi donemine takilip kalmışlığımdır aslinda hasretim. Simdiki zamanda bu yuzdendir bu kadar mutsuzluğum. Elindeyken avucunda tutamamak ama daha da kötüsü elinde ne tuttuğunu bilmemek..Ne acı.
Tadi tuzu gercekten yok şu hayatın artik. Bir daha o sokaklarda olamayacağımı bilmek, bir daha oyle gulemeyecegimi, sevemeyecegimi, oylesine anlamli ve doygun sevisemeyecegimi, bir daha tamamen kendim olamayacagimi bilmek, kahrediyor beni. Eskinin kokusu geliyor burnuma hep. 2005 baharinin mesela;nar cicegi,sokak saticilari, kosebasindaki cicekci, guzel bir kadin, özgür bir sokak... Bir 99 gecesi mesela; temmuz sicagi, kirli bir bar, kirli bir bardakta icilen bira ve elde yarim sigara, sahnede uzun sacli universiteli rockci, etrafta dostlar,duman,kahkaha,parfumler...Bir 2008 kışı mesela; ailelerden uzak sevgiliyle elde sarap, yoklukta ne kadar mutlu olunabilirse o derece mutlu olabilme yarışı, icinde gelecege dair sohbet ve gecenin sonunda gercek bir sevisme, o ter, o ses, o gicirti ve finaldeki gulumseme... o "zaman"larin kokusu, değişmez ve bulunamaz bir daha. Atmosferde kayboldular. Ama biz o anların atmosfere gidip bir daha gelmeyeceğini bilmiyorduk asla.
Geri donemiyorsun işte ileri de gidemiyorsun. İki uçlu dunyamin koridorunda sıkıştım adeta. Korkum, bundan sonrası. Ne olacak simdi? Yolu mu kaybedecegiz tamamen, yoksa kendimizi mi? Bir seyler kaybedilmeli artik. Çünkü bedel odenmedikçe hayat ilerlemiyor.
#bilemiyorumaltan 21.3.22
#tumblr #geceyenot #post
Vedalaşma vakti çoktan gelmiş insanlara, kendinizi zorla sevdirmeye çalışmayın.
#bilemiyirumaltan#
Hayatın bu kadar kısa olduğunu bilseydim hiçbir şeyi bu kadar uzatmazdım demiş şair. Yani çokta takılmamak lazım herkese ve her şeye, çokta takmamak lazim kafayı her şeye...
#bilemiyorumaltan#
Dünya, kendini cok önemli zanneden ve bunu sergilemekten gurur duyan bir kitle ile bu kitleyi gördükçe onlar adina utanıp içine kapanan ve kendini saklayan bir baska kitle arasında sıkışmış durumda.
#bilemiyorumaltan
Zekanin olmadığı yerlerde görsellik önem kazanır, cehaletin hüküm sürdüğü yerlerde ise sadece 'algılar' galip çıkar.
#bilemiyorumaltan 12.03.24#
Gerçeklerin bu kadar farkında olmak sanıldığı kadar iyi bir şey degildir. Gerceklerin cok farkinda olmak erdemli insanlarin cehennemidir. Farkindalik, rotanizi bir nebze olsun iyiye, güzele ve mutluluğa cevirmede yardimci olabilir. Ancak bunun fazlasi ise aslinda mutluluga asla ulasamayacaginiz gerçekliğinin 'şüphesine' düşürebilir. O zamanda 'ne icin ugrasiyorum ki ben' caresizligine kavuşup bir seylerin peşinden kosmaya gerek yok, nasilsa hakikat bundan ötesi olmayacaktir sonucuna vardiracaktir.
Dedim ya fazla farkindalik erdemli insanlarin cehennemidir diye bunu her düşündüğümde bu işin tersini yaşama istegim tetikleniyor; her seyi olağanca kabul etseydim eğer ayni erdem ve ahlak ile bir nebze olsun bu hayatta cenneti aralayabilir miydim acaba? İnsan düşünmeden edemiyor!
#bilemiyorumaltan 12.03.24#
Genç yaşta yaşanan büyük aşkların hep yarım kalması ve 20 sene sonra dahi pişmanlık yaratmasının sebebi şudur: evet, henüz hayatta yerimiz, elimizde bir mesleğimiz ve olgunluğumuz yok, büyük kararlar alamıyoruz ve bu yuzden aşk adına çok şey kaybebiliyoruz ama unuttuğumuz bir sey var hayat da kimseye kepçeyle aşk dağıtmıyor ama biz kararlari alirken sanki ayni aşkı hayat boyu bulabilecekmişiz gibi davraniyoruz.
İşte bu yuzden küçükken yaşanan aşklar daha büyüktür. Ve hep atladigimiz bir sey vardir, aslinda yetersizken yaşadığımız duygular en içten olanıdır ve ölene kadar da aynısı bulunamaz.
#bilemiyorumaltan 28.10.21
Hiç kimse çirkin degil,
Ama kimse doğal da değil,
Öyle bir dönem!
Instagram insanlara kendilerini onemli hissetme ve hissettirme kabiliyetini kazandırdı. Gerçekte bir hiç olan bir şahıs orada lord olabiliyor. Ve insanlar gerçekte ne olduklarını unutmaya başlıyor. Unuttukça da mutlu oluyorlar. Kendileriyle yuzlesmedikleri surecede problem olmuyor. Yani bu platform insanlara 2. bir insan olma şansı tanıyor. İste bu yuzden bu kadar popüler. Ama nereye kadar? İnsanin kendini inkar etmesi kisa surer, balonun patlamasi ise ufacik bir igneye bakar!
En çok istedigimiz seyler, en istemedigimiz anlarda gerçekleşir. En sabirsiz beklentilerimiz, beklentiyi unuttugumuzda olur. En hevesli zamanlarimizda basarmaya calistiklarimiz, hevesimiz gecince basariya ulaşır. Yani hayat bizle bir çeşit oyun oynar. Onun icin oyun olan ise bizim icin kaos olabilmektedir. Denge esastir ancak kaos dengenin bir parcasidir.
Hayatimizda hicbir sey kaostan siyrilip dort dörtlük ilerleyemez. Hani bazen deriz ya " şu an ki durumum 5 sene once olacakti var ya.." diye. İnanin olsaydi degisen bir sey olmayacakti. Cunku biz yine 5 sene onceki biz olacaktik, ayni hatalari yapacaktik ve kaos gerekeni yine yapacakti. Yani diyecegim o ki bir seyler icin cabalamak , basariya ulasmak icin kosmak yorulmak terlemek lazimdir evet. Ancak kendimizden olmaya, fazla fedakarliga girmeye ve hayattan çok fazla ödün vermeye gerek yoktur. Ben her zaman şunu bilirim, herkesin bir kapasitesi vardır ve eger cabaliyorsan karsiliginida en fazla kapasiten kadar alirsin. Bu durum beklentileri de azaltacagi icin yipratici olmaktan da çıkacaktır.
Kısacası cok çalış, sadece istediğin şeye koş ama olmayacakmış gibi yorul!
#bilemiyorumaltan 02.1.24
"Ben sensiz bin gece kan içtim,
Sen sensiz bir gece kalmadin ki
Mazursun" demiş şair.
Anımsıyorum bende mutluydum bir zamanlar kalabalıklar içinde. Benim de etrafimda coşkulu insanlar ve keyifli anlar vardı. Hatirliyorum insanlar benim icinde bana ozel bir seyler yapıyorlardı. Ama simdi en son ne zaman ağız dolusu güldüğümü bile hatırlamıyorum. En fazla bir kisi daha oluyor gördüğüm, o da aynadaki yansimam oluyor.
Hayat cok acimasiz. Ben bu hale nasıl düştüm, kısmen biliyorum ama bu kadarini hakedecek ne yaptim bilmiyorum. Her gün bunu sorguluyorum, bir neden bir amaç bir bahane arıyorum ama yok. Durum çaresiz. Gercekler ise cok pis vuruyor insanin suratına. Tabi ki Tercihler. Tercihler, terk eden bir baba gibi de olabilir sarip sarmalayan anne gibi de. Benim tercihlerim terk eden bir baba gibi olmali yoksa bu denli piç kalmazdim bu hayatta.
Bu işin neresinden dönülür bilmiyorum. Mutsuzluk baki kaldi bünyede, aşamiyorum. 1. kattayim ama kacamiyorum. İpim bile var sarkitabiliyorum sokağa. Ama cesaret edemiyorum. Bu gidişle o ipi sokaktan cekip tavana asacagim galiba, geçmişi özlemle, geleceği iple çekeceğim aşağıya...
#bilemiyorumaltan 7.10.23
Hayatta olmak, hayatın içinde olmak demek degildir. Bu, sokaktaki binlerce hayatin icinde olmak yerine evde oturmaya benzer. Bazen bu karanlığı kendimiz yaratiriz bazen de ailevi ve çevresel etkenler yüzünden bu hale düşeriz. Ama emin olun en çok kendimiz yaratırız.
Eğer fazlaca yalniz kaliyorsak, bir merhabamiz bile yoksa, ihtiyaç dışında çalmıyorsa eğer o telefon, geçmiş olsun, hayatın dışına çoktan atılmışız demektir.
#bilemiyorumaltan 7.10.23
Yasarken anlamiyoruz aslinda geçmiste ne kadar sansli oldugumuzu. Kıymetini bilmek icin uzerinden epey bir zaman geçmesi gerek. Ne kadar mutlu oldugumuzu ve de ne kadar yalniz olmadığımızı. Belki de bu yuzdendir benim retro sevgim. Hayatimin belli bi donemine takilip kalmışlığımdır aslinda hasretim. Simdiki zamanda bu yuzdendir bu kadar mutsuzluğum. Elindeyken avucunda tutamamak ama daha da kötüsü elinde ne tuttuğunu bilmemek..Ne acı.
Tadi tuzu gercekten yok şu hayatın artik. Bir daha o sokaklarda olamayacağımı bilmek, bir daha oyle gulemeyecegimi, sevemeyecegimi, oylesine anlamli ve doygun sevisemeyecegimi, bir daha tamamen kendim olamayacagimi bilmek, kahrediyor beni. Eskinin kokusu geliyor burnuma hep. 2005 baharinin mesela;nar cicegi,sokak saticilari, kosebasindaki cicekci, guzel bir kadin, özgür bir sokak... Bir 99 gecesi mesela; temmuz sicagi, kirli bir bar, kirli bir bardakta icilen bira ve elde yarim sigara, sahnede uzun sacli universiteli rockci, etrafta dostlar,duman,kahkaha,parfumler...Bir 2008 kışı mesela; ailelerden uzak sevgiliyle elde sarap, yoklukta ne kadar mutlu olunabilirse o derece mutlu olabilme yarışı, icinde gelecege dair sohbet ve gecenin sonunda gercek bir sevisme, o ter, o ses, o gicirti ve finaldeki gulumseme... o "zaman"larin kokusu, değişmez ve bulunamaz bir daha. Atmosferde kayboldular. Ama biz o anların atmosfere gidip bir daha gelmeyeceğini bilmiyorduk asla.
Geri donemiyorsun işte ileri de gidemiyorsun. İki uçlu dunyamin koridorunda sıkıştım adeta. Korkum, bundan sonrası. Ne olacak simdi? Yolu mu kaybedecegiz tamamen, yoksa kendimizi mi? Bir seyler kaybedilmeli artik. Çünkü bedel odenmedikçe hayat ilerlemiyor.
#bilemiyorumaltan 21.3.22
Bu ülkede, baskı altında ve babası tarafından sevgisiz büyütülen kadınlar ile aşırı serbest büyütülen erkeklerin, bu şekilde yetiştirilmesine son verilmediği müddetçe, ne kültürel, ne eğitim ne de ahlaki açıdan düze çıkamayız.
#bilemiyorumaltan 17.03.23