canımın çiçeği, ufacık bir yanlışta bütün bi kağıdı buruşturup atmayı bırak
The Bright Sessions
Color Me Curious
The Stonewall Inn
Phantogram Three
Mike Driver

❣ Chile in a Photography ❣
KIROKAZE
hello vonnie

#extradirty

gracie abrams

pixel skylines

Jimmy Eat World
Interview Vampire Daily
Sweet Seals For You, Always
macklin celebrini has autism
🪼

No title available
taylor price
No title available
Show & Tell

seen from Germany

seen from United States
seen from Indonesia
seen from Germany
seen from France

seen from Yemen

seen from Türkiye

seen from India

seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from United States
seen from United States

seen from Brunei
seen from United States

seen from Bangladesh
seen from Türkiye
seen from Russia
seen from Indonesia

seen from Singapore
@bizbaskaasevdik
canımın çiçeği, ufacık bir yanlışta bütün bi kağıdı buruşturup atmayı bırak
“siz nasıl atlattınız ? üzerinize tonluk bina çökmüş gibi, ciğerinizde tornovida sokup döndürüyorlarmış gibi hissedişinizi siz nasıl atlattınız ?”
Bu zamana kadar iyi niyetimin de, yaptığım iyiliklerin de hiçbir insanı düzelttiğini görmedim aksine nankörlüklerini ikiye, üçe katladılar.
“Yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki Züleyha. Bir insanın bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben.”
Affedilmek isteyen gönül alır, seven hissettirir, önemseyen öncelikleri arasına alır. Davranışlara yansımayan sözden ibaret sevgi çok vasat.
Karşındaki insanın seni neyin kıracağını bildiği halde onu yapıyor oluşunun adı hata değil, yanlış hiç değil. Düpedüz gözden çıkarmak.
Emin olma duygusunu çok özledim ya. Nereye elimi atsam hep şüphe.
Gece hafif esen balkonda üzerinde hırkayla oturup saatlerce müzik dinleme zamanları geldi. Her şeyi enine boyuna düşünüp güzel kararlar alma havaları bunlar.
âşık veysel; “şu geniş dünyaya sığmayan gönül, bir odaya kapandı kaldı.”
Seni de suçlayamam. Hayatın boyunca kimseden sevgi görmemişsin, sevgi nedir öğrenmemişsin. Bana sevgi verememeni normal karşılamalıyım.
Bugün öğrendim ki “o yapmaz” diye bir şey yokmuş. O da yaparmış hatta öyle bir yaparmış ki, ruhun bile duymazmış.
Yüz kere affettiğin insanın yüz birinci yanlışında ona kızamazsın. Sen onun defalarca aynı yanlışı yapacak cesareti bulduğu tarafsın.
“senin de vardı belki geçmişten yaraların, iyileştireyim derken kanatırım diye dokunmadım. hatta kimin verdiğini hatırlatırım diye, var mı yok mu sormadım bile..”
hastanelerin duvardan değil tavandan ibaret olduğu ve insanların o tavana bakarak can verdiği her şeyden daha fazla can verdim ben sana
“benden bu dünyaya sığmamı beklediler.”