Müzik dinleyip kitap okuyorum. Uykuya geçmeden bir saat önce. Yani çok sonra. Sıcak, çıplak ve isteksiz kalıyorum. Soğuğu seviyorum, kibritçi kızı. Ama sıcak ülkeleri merak ediyorum. Orası bilemeyeceğim tek yer.
Beni de yanına alır mısın…
Altını çizdiğim satırlar:
- Yüreklerinin en düşsüz yerinde öyle apansız kalakaldım.
- Ben kötüyüm, erdem kimin adı.
- Cam kırıklarının üzerinde sevişmekten bıktım
- Az acıyı arıyordum kendi kanımı içiyordum
- Eşit bir ölüm istiyorum. Sokaklar ve kalbim için.
- Ben de en az senin gibiyim. Ve en çok senin gibi.
- Kimseyle, kendimle bile yaşayamadım. Birkaç sözcük inliyor dilimin altında
- Cehennemi hala ruhu üşüyenler için istiyorum.
- Kendine söyleyemediklerini dudaklarının kenarı anlatır bana. Korkularını, korktuklarını. Her şeyi, her şeyi unuturum. Sadece bir fotoğraf için evime diğer gecelerden erken dönerim.
- Seni çok uzun düşünüyorum.
- Boşluğuna aşk düşürmek istiyorum.
- Arkamdaki arabada sevgilisinin ellerini öpen delikanlıya; ‘’beni de böyle sevmişlerdi ama teypte başka bir şarkı çalıyordu’’ demeyi…
- En son kötülüğün kaldı bende, en son ben sevebilirdim seni…
- Sana ihanetlerin en büyüğünü hazırladım, en kanlısını; bir gün beklediğin gibi benden
- Bu uzaklıktan düşersem yakalayabilir misin beni… Ne kadar kalabalığım ve ne kadarsın içimde.
- Beni hangi mektuplarla örttüğüne bir bak. Islak fotoğraflara değiyorum…
- Bir kadın ağlamış ‘’yıldızsız kaldı gökyüzü’’ diye…
- Yüzüme kapatacak kapılar veririm sana, çantamın içinde yığınlarca var. ne olur, dur…
- Ağlama bebeğim, her şeyi nefret edecek kadar çok sevdim.
- Anımsıyor musun, babam ‘’sabah yüzlü kızım’’ diye öperdi yatağımda. Anne, bu adam bana sen gecesin diyor.
- Sana yazarak kurtuluyorum.
- Vazgeçilmez olana saplandım
- Veda, kar oldum dostlarıma. Oturmuş içimi yalayan bir sığınak kusuyorum. … Bak ölüme bile inandım.
- Artık bilmekten de nefret ediyorum…
- Özlüyorum seni. Bu itiraf edilmemiş bir yalnızlıktır.
- Hepimiz kahramanıyız birbirimizin, hepimiz birbirimizin soytarısı.
- Babam sustu. Sustu, sustu, sordukça sustu. O zaman, kırgın olunca insan nasıl cevap verir anladım.
Allah hepinizin belasını versin.
- Ben kendimi yakarak öğrenirim / sarı ve sıcak öğrenirim / yalayarak, tükürerek / durup kusarak öğrenirim
- Okumasınlar beni aşkım. Omuzlarımı gösterme onlara.
- Anlamıyorsun / Boğuluyorum / beni ağlat…
- Seninle ölmek ne güzeldi.
- Durup, zenci bir yosma olduğumu düşünüyorum. Öyle siyahım ki…; şaşırtmıyor beni görünmezliğin şiiri… Artık özgürüm, öyle yalnızım ki..
- Her aşk bir orospu yaratıyor.
- Bir tek ben kanadım, bir tek sen gördün beni.
- bir suçlu gerek adalet için. Ve adalet için kurban gerek bir kahramandan çok.
- Ben hep çocuk kalacağım, sen hep oyunbozan.
- Müziği değiştir, canım fena yanıyor
- Kırmızı. Sana, sadece kırmızı demeliyim. Ben başaramıyorum kırmızı. Hatırlamak dışında bir mucizem yok. Bir şeye inandım. Bir şeye ve sadece bir kere ağlayarak dans ettim. Oysa hayata bağlanmak için ayağa kalkmıştım.
- Kırmızı bir senfoni yazmak istedim, yalnız ışıkta duyulan. Çünkü beni, sadece babamın aldığı pabuçlar sevindirdi
- Yığılıp kalan ölümün ayağımda bıraktığı ve beni durduran kırmızı… Bir türlü tamamlanamayan hikayesiyle, orospu kırmızı…
- dokunmaya kıyamadığım sabah güneşim. Sırf bu yüzden seni yıllarca yastığımın altında saklayacağım.
- Hayatım boyunca yağmura rastladım, hep yağmura… sana… pis yağmur, pis yağmur.
- Bir, iki, üç, dört, beş…. altı değil. Hayat, benden gizlediğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun.