bazı şarkılar var. bu dünya, dünyadaki toplam şarkı sayısının bir olduğu zamanları da gördü ama ben internetin yaygınlaştığı dönemde ergendim. bu yazının ana konusu da müzik arşivimi gözlerimi hafif kısarak silmem. tamam dur, öyle olmadı.
5 duyumdan birini seçecek olsam(farkındayım, abartılı örnekler) duymayı seçerdim. çünkü duyarken görebiliyor ve koklayabiliyorum. koklayınca tat da almış oluyorum. eğer tüylerimi diken diken eden bir şeyler dinlersem dokunma duyusu da tamamdır. peki o karnıma giren ağrılar, işte en sevdiğim duyum onlardır.
bazı şarkıların sözleri şöyle: eskidendi çok eskiden. bazıları ise şöyle: eski yağmurlar şarkı söylüyorlar. bazıları: ne bir selam, ne bir haber eski dostlar. bir başkası: eski günlerimiz sessiz ve güzel. şimdi bizler eskiye bu kadar kafa takmalı insanlar iken 1 tb harici diskimiz patlarsa neler hissederiz? sonra o diskte 400 gb müziğimiz vardır, yılların hatırası. sonra kardeşimizin kıçında bezle ilahi söylediği vidyolar vardır, ergenlik fotoğraflarımız vardır. sonra bu disk patladığında bunlar kara deliğe doğru yol aldılar mı? şüphesiz hiç bir şey yok olmayacaktır. bir gün boyut değiştirirsek bunların hepsinin bulunduğu çöpleri karıştırabilecek miyiz? sahaflarda eski fotoğrafları karıştırabilmek gibi. benim cennet algım tam olarak bu. eski şeylerin toplandığı çöplük kara deliklerde eski eşofmanlarımla oturup ellerim üzerinde yeni bir katman oluşturana kadar tozlar içinde oynaşmak. neyse müzikler de gitti anlayacağınız ama bilgisayarda sürekli dinlediğim favori albümlerim gruplarım bulunmaktaydı. onlarla idare ettim, aklıma geleni tekrar indirip ekledim ve yavaş yavaş yeni bir yapılanmaya gittim. yaklaşık bir senedir bu şekilde idare ettim. dün oturdum, bilgisayarı yedeklerken dedim ki "korum". sildim mi sana bütün müzikleri. dedim ki kızım internet çağındasın, her şey insanlar için. dedim ki radyo dinle ulan dedim.
demin bilgisayarı açtım, günlük rainroom kotam dolmamıştı. dinleyeyim dedim, açtım foobarı. içim bir hoş oldu. kapadım bilgisayarı. ben bağımlı mıyım? kendi içimden şarkıları söyleyip, bunun yeterli olmasını sağlamalıyım. şimdi burada çok kalın bir toplumsal eleştirinin eşiğindeyim, ciddiye alınsın. neden herşeyi saklamak zorundayız arkadaş? neden sahip olmak zorundayız? neden evde 15 poşet dolusu poşet olduğu halde hala hepsini kilerde saklıyorum lazım olur diye. ölene kadar yeter de artar bile o poşetler. kiler resmen peynir ve dondurma kabı dolu resmen.
çok sahiplenmeci bir insan oldum. bırak onlar seni sahiplensin. eskiden çörçil vardı, hayali kedim. o beni sahiplenirdi. şimdi o da yok.
çok zor durumdayım, en azından bi katatonia diskografisi indirsem mi paşalar?