Ben bugün, hatta 3-4 saat önce, 3 yıl gibi zamandan sonra onunla konuştum. Bu ne demek biliyor musunuz ? Bilemezsiniz. Bilseydiniz tüm dünya bir olur ağlardınız.
noise dept.
One Nice Bug Per Day
art blog(derogatory)
sheepfilms
YOU ARE THE REASON
occasionally subtle
Doug Jones

pixel skylines

#extradirty
Cosimo Galluzzi

Jimmy Eat World
Monterey Bay Aquarium
No title available

Kiana Khansmith
Keni

Origami Around
ojovivo
Sweet Seals For You, Always
Show & Tell
tumblr dot com
seen from France
seen from India

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Bangladesh
seen from Malaysia
seen from Syria

seen from Norway
seen from Canada
seen from Malaysia

seen from United States

seen from Iraq
seen from Malaysia
seen from Colombia

seen from Germany
seen from Germany
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
@bubenimmdunyam
Ben bugün, hatta 3-4 saat önce, 3 yıl gibi zamandan sonra onunla konuştum. Bu ne demek biliyor musunuz ? Bilemezsiniz. Bilseydiniz tüm dünya bir olur ağlardınız.
Umudun kalmadığında biter, sadece umudun kalmadığında bir şey kopar tutamazsın. Öğrendim bunu.
... Sonra derin bir iç çekip yazmaya başladım. İçimi kağıda dökmek hep kolay gelirdi ama bu kez içimi anlamazken anlatmaya çalışmak baya zorlamıştı kalemimi. Özenli kelimeleri özenli cümleler içine yerleştiremedim, yapamadım, toparlayamadım... Hissettiğim o arapsaçı duyguları olduğu gibi doğaçlama kaleme yansıttım. Belki bir dizi saçmalık çıkmıştı ortaya ama onlar hissettiklerim değil miydi ? Şöyle başlıyordu ;
Hep aşık olmayı beceremediğimi, hissetmemek için direndiğimi, hatta dünyadaki benliğimin bu duyguları kabul etmediğini düşünürdüm. Aşık olan “ben” ile tanışıp kendimi yenilemek varken karşısında durup savaştığımı ve sonunda da kaybettiğimi düşünürdüm. Kırılırdım, canımı acıtırdım... Sonra hislerim, beni aynı noktaya geri geleceğim güne getirene kadar aşk denen duygunun benim karakterime ters olduğuna karar verip, aşkı tanımayan bir insan olarak devam ederdim yaşamaya.
Şimdi aynı noktanın ötesine geçtiğim günlerdeyim. Kendimi o hislerle yeniden tanımaya çalıştım, karşı durmadım yanında oldum, savaşma seviş derler ya hani ? tam da onu yaptım, mutsuz olduğum konuları özenle konuşup mutluluğa çevirmeye çalıştım ve bir yere kadar başardım da... Şuna karar verdim artık ; ben aşık olarak yaşaya bilirmişim. Benim sadece hissettiğim o yabancı duygulara alışmam için zamana ihtiyacım varmış. Saçma sapan stratejiler üzerinde devam eden ilişkilerden ziyade tamamen şeffaf olan, kırmamak odaklı yaşanacak bir ilişkiye ihtiyacım varmış. Herşeyi konuşarak çözebileceğimize inanabileceğim, birbirimizi yormak yerine birbirimize huzur vermeyi seçecek bir karakter olmalıymış karşımda. Bir süre bu benim zorumla oldu iyi de hissettim ama benim zorumla olunca da mutlu olamadım çünkü bir yerde patlak veriyor ve özüne dönüyor karşımdaki insan. Bir şeyi hep itekleyerek ilerletmeye çalışınca yorulduğumu farkettim.
Bir zamana kadar istemediğim karakterdeki insanlarla yola çıkmaya çalıştığım için kendimi aşık olmayı bilmeyen, bunu beceremeyen sorunlu bir insan olarak görüyordum. Artık sorunun bende olmadığını biliyorum. Şimdi ne istediğimi bilen biri olarak devam edeceğim hayatıma ve onca kırıklara rağmen bunu bilmek bile müthiş bir huzur veriyor bana.
Merhaba ben, tanıştığıma memnun oldum :)
Hayatında kimseyi o kadar çok istemiyorsun ki kendin bile fazlalıkmışsın gibi geliyor. Bir işin ucundan tutsan hemen bıkıyorsun, bir şehre gitsen hemen bunalıyorsun, açsın ama yiyemeden de doyuyorsun. Sonu yok, soğuyorsun işte herşeyden. Mevsim soğuğu değil ki bu, bir hırkayla geçsin.
Az önce yanımdan 4-5 yaşlarında bir çocuk "Öff keşke her şey 5 kuruş olsaydı ya" diyerek geçti. Çok haklı bir isyan.
Yapamıyorum abi duramıyorum sormadan, ben nasıl iyi olurum o iyi olmadan?
Simyacı
“Şu iflas etmiş dünyada, en geçerli para birimi; kendin gibi bir insanla paylaştığın duygulardır.”
— (via umutlarimparamparca)
Dertsiz, tasasız, tertemiz sevilmek istiyorum sadece.
“Büyümenin bir bedeli varsa işte bu. yarım metre uzadım, yirmi kilo aldım ve dünyadan vazgeçtim.”
— Emrah Serbes (via sokaktakiyazar)
“Bir menekşe kokusunda seni aramak var ya” dizelerinin ağırlığı, menekşenin kokusuz olduğunu öğrenince tahmin edilemez oluyor.
Şimdi başkasını seviyor. Kıskanıyorum. Seveni değil ama. Beni sevdiği gibi seviyorsa eğer; sevileni kıskanıyorum. Nefesim kesiliyor aklıma gelince.
Hiç bilmediğim şeyleri özlüyorum. Mesela izlediğim bi aşk filminde ki hikayede, adamın kızı sevmesini özlüyorum. Yani anlatmak istediğim şey şu aslında ; ben yaşamasam da birilerinin sevildiğini ya da birilerinin tıpkı o hikayede ki gibi sevdiğini görmek istiyorum. Bunun gerçekten var olduğunu bilmeye ihtiyacım var benim. Uydurmasyon bir şeyi özlemediğimi bana ispat etmeli insanlar. Sevgi kavramının tüketilmediğini görmek istiyorum. Biliyorum o zaman Dünya daha yaşanılır hale gelecek.
Başka birisi nasıl sevilir, bilmiyorum..
İlhan Berk (via sokaktakiyazar)
Canım acıyor. Hayal kırıklığı yaşamaktan yoruldum.