Ada Bojana

Origami Around
Cosimo Galluzzi
NASA
AnasAbdin
Today's Document
Monterey Bay Aquarium
almost home

⁂
Game of Thrones Daily

Andulka
will byers stan first human second
Alisa U Zemlji Chuda

Kiana Khansmith
Keni
YOU ARE THE REASON
cherry valley forever
Stranger Things

pixel skylines
Claire Keane

oozey mess
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Canada

seen from United States
seen from Greece

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Singapore

seen from Germany
@buraknebuolum
Ada Bojana
Home
Karl Karloviç Rjepetski
Yazdan kalma bir durum
YUNANYA
22 Haziran perşembe
Bunu nasıl başarıyoruz bilmiyorum.Yine iki saatlik uyku ile yola koyulmaya hazırız.Duşlar alınmış,çantalar yapılı ve araba temiz.
6:15 de ilk yolcularımızı almak üzere evi ve kedimiz Luna'yı bir haftalığına terk ediyoruz.Önce Kızıltoprağa gidiyoruz,Ceren ve Egemen hazır bir şekilde evin önünde bizi bekliyor,sabah neşesi ile onları alıp diğer yolcumuz Munibe'yi almak için altıyola geçiyoruz.
Munibe bizi beklemiyor,çünkü uyuyakalmış.Yine de uyanması uzun sürmüyor ve 5 dakika sonra aşağıda hazır.Hep beraber arabanın bagajını açıp bakıyoruz.Araba ufak ve biz 5 kişi olduğumuz için herkese olabildiğince ufak çantalar yapmasını tembih etmiştim.Gerçekten de herkes ufak sırt çantaları ile iştirak etmiş,ben hariç.O kadar atıp tuttum nasıl en büyük çanta benimki olabilir lan?!
Arabayı ulusoy muavini titizliğinde yerleştirdikten sonra yola koyuluyoruz.Hedef Yunanistan.Tam hedef Tree of Life festivali.
TREE OF LİFE
Daha evvel hep Türkiye'de düzenlenmiş bir psychedelic trans hippi festivali bu.Önce şunda anlaşalım; doğrusu ''saykedelik'' olsa bile içten içe herkes SAYKODELİKKKKK!!!! diye bağrını yırtmak istiyor biliyorum.Birbirimizi kandırmayalım.Neyse festivale gelecek olursak renkli giyinip pul yapıştırıp 7/24 dans ediyorsun ana fikir bu.Bu türde bir festivale ilk kez gidiyorum daha önce rainbow tecrübelerim olmuştu ama bu başka.Festival bu sene türklere ücretsiz türk olmayanlara ise 110 euro.Böyle bir şey sadece paralel evrenlerde gerçekleşebilir zira oraya varana kadar pek inandırıcı gelmiyor.Umarım çok türk gelmez diye düşünüyorum.Sebebi ise açıkça insanımızı beğenmemek.En baba club da aynı ormanın derinliklerindeki ciuv ciuv festivali de.Olay hep aynı;herkes asık suratla dans edip hunharca birbirini kesiyor.O şuna bakıyor şu beridekine,herkes ama herkes birbirini izliyor.Kendini müziğe kaptırıp neşeyle dans eden insanımız çok çok az.O sebeple ben gitmiyorum festivallere ordakiler de Türkiye'de kalsalar müteşekkir olurum.Zaten gidişimiz sayılı.
EKİP
BİZ KİMİZ,KİMİZ Kİ BİZ?
Efendim biz 5 kişiyiz;bendeniz,eşim Ceren,eşim olmayan Ceren,Munibe,ve Egemen.Beni az çok biliyorsunuz dizi-sinema sektöründenim.Eşim Ceren de paralel şekilde fotoğraf-video ve bir takım spiritüel işlerle meşgul.Diğer Ceren ve Münibe tiyatro ve tv oyunluğu ile meşguller (hatta Cerenle aynı dizide çalışıyoruz).Egemen ise arazisel gayrimenkul işleriyle ilgilenmekte.Kısaca böyle,güzel insanlar.(Bir de Portekiz mevzularından tanıştığımız eski dost Alev var o henüz dahil olmadı)
Ekip böyle de,yol başka bir şey.Diğerlerini bilmem ama ben biraz tedirgindim,sonuçta yol mevzuu başka bir şey.İnsanların hiç tecrübe etmediğin yönlerini ortaya çıkarabilir,en yakınını düşmanın yapar anlamazsın.Neyse yola devam edelim.
YOLLAR,GÜMRÜK VE ÇAPRAZ SORGU
Ben açıkçası kendim dahil kimsenin vaktinde hazır olacağına inanmıyordum fakat saat 6:30 du ve biz avrasya tünelini geçmiştik bile.
İlk benzincide depoyu fulledik.Kendisini aldığımızdan beri deposunu hiç full görmeyen minnak cliomuz kendinden geçti.Can geldi kan geldi arabaya resmen,daha öğlen olmadan İpsala sınır kapısına varmıştık.
İlk sınavımız burası,az çok yurtdışı görmüş olmamıza rağmen,hepimiz karayoluyla sınırı geçmemiş birer nadide çiçektik.Gümrük memurlarının kıl olduğunu duyduğumuz için biraz tedirgindik.Tüm evraklarımız tam mı?Yanımızda illegal sayılabilecek bir şey var mı?Hiç bilmiyoruz bunları.İlk gişeye yanaştık,elimde araçla ilgili evraklar ve pasaportlar ve bunlarla ilgili cevaplarım hazır duruyor.
''Ne iş yapıyorsun?'' diye sordu polis memuru.
Bu beklemediğim bir soruydu,o yüzden beyin refüze etti ve Ceren'e dönüp memurun ne sorduğunu sordum.''Ne iş yapıyorsun?'' diye soruyor dedi Ceren.Hımm demek doğru duymuşum.Peki ne alakası var ulan?Ben de tekrar polise dönüp fotoğrafçı olduğumu ama soruya anlam veremediğimi söyledim.
''E kafandaki şapka ne iş o zaman?'' dedi polize.
Aa doğru lan.Kafamda kaptan şapkası vardı benim.Sosyal zekam inanılmaz olduğu için kaptan şapkası takmanın gümrükteki sinirli memurları neşelendirebileceğini düşünmüş ama sonra bu düşünceyi kaydetmeyi unutmuşum.Denyolukta yine çığır açıyorum.Neyse efendim,böyle böyle 4 kontrolden süzülüp meriç nehrinden karşıya Yunanistan'a geçtik.Acaba Yunan polisi nasıldı?Sinirli miydi?Merak etmeyin ona da hazırlıklıydım.
Tam gişeye yaklaşacakken,teypten son ses Fedon-Sagapo yu çalacaktım.Bizi ''oo komşi komşi'' nidalarıyla karşılayacaklarından emindim.Fakat gerek kalmadı.Adam yüzümüze bile bakmadı,lak! diye vurdu kaşeyi ''welcome'' dedi.Olgunlukla karşılayıp sınırdan bir kaç kilometre içeri girene kadar sükunetimizi koruduk.İyice Yunanistan içlerine girdiğimize kanaat getirince ''yihu mihu'' diye çığlık atıp kendimizi alkışladık.
Ben,Ceren,münibe ve çeyrek Egemen (pardon)
Ben ve eşim olan Ceren.
Yanımıza harita almadık artiz gibi ama sağolsun google maps bizi götürüyordu.Bir süre sonra otobandan çıkmış denize yakın dar ağaçlıklı yollara girmiştik.Hani şu kekik,çam ağacı falan kokan arada denizin kendini gösterip sevindirdiği yollardan.Bu yollar boyunca gördüğümüz yüksekliği 1 metreyi aşmayan,kilise formunda küçük ahşap kutular vardı.İçinde haçlar isalar falan.''Katolik kedi evi mi acaba ?'' diye düşündüm.Gerçi bunları Portekizde de görmüştüm fakat ne olduğunu anlamamıştım,sormamıştım da.Sorduysam da belli ki cevabı hatırlamıyorum.
Katolik kedi evleri
FESTİVAL E GİRİŞ
Festivale ilgili problemler festivalden önce başladı.Deniz kıyısında yapılması planlanan festival başlamasına 1 hafta kala Apollonia Spa diye bir mekana taşınmıştı.Limni Volvi gölünün kıyısında denizin biraz uzaklarında yer alan bu mekan bildiğin emekli kaplıcası.
Aksilikler sadece bu kadar mı?Tabii ki hayır.Kaplıcanın etrafındaki otellere yerleştirilmiş yüzlerce suriyeli de bizleri bekliyordu.Yani klasik bir saykodelik festival için neredeyse her şey hazırdı.Tek eksik köydeki dayım,bilsem getirirdim yanımda.
Vardığımızda festival henüz başlamamıştı,biz çadırlara yer kapmak için 1 gün erken gelmiştik.Bizim gibi erken gelen diğerleri ile sıraya geçtik.Gerçekten de ismini önceden yazdıran turkolara ücretsizdi festival.
Oh be diyip içeri doğru süzüldük.
Suriyeliler spoiler:bütün gün hiç kıpırdamadan böyle duruyorlar.
Ceren elementleriyle sırnaşırken
Bebek ve ben Foto @tasciceren
Hımm...mm..
Have a Nice Day, Paul McMahon
Rahat bırakın anneyi
England’s dreaming, Michelle Heron
Cerberus lost everything he had #cerberus #dog #mythology
Zorba the Greek
Hoss smiles like a cartoon character. [video]
Pimp my ride, Max Siedentopf
En sevdiğim ekiple senelik buluşmamızı gerçekleştirip çok güzel bir film çektik.Herkesin eline sağlık,hepimizi seviyorum. #ailecekşaşkınız (at Aloft Bursa)