Giderken,
Geride ruhundan bir parça bırakırsın,
Sen uzaklaştıkça,
Ruhun ile geriye kalan arasındaki bağ
Yoğunlaşır.
Gittikçe,
Yoğunlaşır.
Bu,
Gidenin ölme şeklidir.
Unutmazsın.
Ama ölürsün.
- pek farkı yok.
Show & Tell
Game of Thrones Daily

oozey mess
No title available
hello vonnie
𓃗

shark vs the universe
★
d e v o n

blake kathryn
No title available
Cosimo Galluzzi

PR's Tumblrdome
art blog(derogatory)
One Nice Bug Per Day

Jar Jar Binks Fan Club
Mike Driver
Jules of Nature
$LAYYYTER
Monterey Bay Aquarium

seen from Mexico
seen from T1
seen from Ukraine
seen from Malaysia
seen from Russia
seen from Venezuela
seen from Taiwan
seen from United Kingdom
seen from Palestinian Territories

seen from Türkiye

seen from Germany
seen from United Arab Emirates
seen from United States
seen from Brazil
seen from Venezuela

seen from Brazil

seen from Germany

seen from United States
seen from Iraq
seen from Vietnam
@busebesiroglu
Giderken,
Geride ruhundan bir parça bırakırsın,
Sen uzaklaştıkça,
Ruhun ile geriye kalan arasındaki bağ
Yoğunlaşır.
Gittikçe,
Yoğunlaşır.
Bu,
Gidenin ölme şeklidir.
Unutmazsın.
Ama ölürsün.
- pek farkı yok.
Hayat,
İstediğini veriyor insana.
Ama,
İstediğini verene kadar,
ruhunu söküyor.
Ne bir anlamı kalıyor,
Ne de sırası oluyor.
Yani,
- şimdi sırası değil.
Çünkü,
Elde etmek için bunca eziyet çekince,
En acısı,
Elde etmek oluyor.
Bu da hayatın;
Ama sana istediğini verdim paradoksu.
“Anılara ve insanlara takılıp kalma”
Teşekkür ederim.
Ki, benim için imkansız olan
Anılar.
Çünkü insanlar,
Bir zaman sonra,
Anılara karışıp yok olurlar.
Ama anılar,
Zamanın içinden geçebildikleri gibi
İnsanın ruhunu eritirler.
ve yok olmak,
Anılar için mümkün değildir.
Biz insanlar içinse,
En kolayı.
-Yine de
Teşekkür ederim.
Ve artık sen,
Varlığından bağımsız,
Ruhumda yaşayan bir adamsın.
Nereye gidersen git,
Ne kadar değişirsen değiş,
Artık sen,
Varlığından bağımsız,
Ruhumda yaşayan bir adamsın.
Yine de,
İyi ki varsın.
Neredeysen.
Nerede kaldıysan.
Olsun.
-varsın.
Yaşıyoruz,
Hem de nasıl,
Ölürcesine.
Ölür gibi yaşarcasına,
Yaşamış gibi ölmek için.
Dertlerinizle sadece,
Size iyi gelen şeylerden
Kurtulduğunuzda
Vedalaşırmışsınız.
Çünkü size iyi gelen şeyler,
Derdin tekrarıymış sadece.
Ezile ezile alışırsınız.
İyi gelen tek şey bu.
Yani yokluk dediğiniz,
Elinizde kalan tek şeyse eğer,
Her şey birden sizin olurmuş.
Bu;
Hayatın,
Unut gitsin deme şeklidir.
Unut gitsin.
Sandık ki,
Hiç üzülmeden,
Aşkı kovalarız,
Ama aslında,
Aşkı kov, ağlarız.
Haklısın,
Unut gitsin.
Unut ki, gitsin.
Gitsin ki, unut.
Yıllar geçecek,
ayrı yerlere gideceğiz,
ama hep aynı yerde olacağız.
Bu da bizim paradoksumuz.
Sen ruhunu ezersin insanın,
Öyle gizli senin kötülüğün.
Sanki yokmuş gibi,
Sanki yokmuşsun gibi.
Ama inadına varmış gibi davranırsın,
Sen,
Ruhunu ezersin insanın.
Ruhunu.
Kimsenin ilerlemediği bir yerde,
olduğun yerde durmak,
geriye gitmeye göre,
bir ilerlemedir.
Bu da hayatın,
zamana bırak, deme şeklidir.
-Sen de.
Ve sen ölmedikçe,
İnsanlar,
Tükendiğine inanmayacaklar.
Oysa, bir kalem olabilirdin.
İnanırlardı.
Biz,
Martin Eden gibiyiz.
Zamanın gelmesi için,
Çırpınır,
Zamanı gelince,
Kendimizi,
Dalgaların içinde buluruz.
Nefesimiz kesilinceye kadar.
Fazla bir şey değil,
Sadece,
Hiçbir şarkıya üzülmeyecek kadar
Mutlu olsak yeter.
Bundan daha öte bir,
Mutluluk,
Yok.
Belki ağaçlar,
Ağaçlar.
Yoksun. Bu, var olmadığın anlamına gelmiyor. Varsın olsun. Var. Ol.