Yorgunum çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var ..
Monterey Bay Aquarium
we're not kids anymore.
Show & Tell
i don't do bad sauce passes

#extradirty

祝日 / Permanent Vacation
ojovivo
No title available
Claire Keane
Game of Thrones Daily

Origami Around
he wasn't even looking at me and he found me

ellievsbear
h
Mike Driver
hello vonnie
AnasAbdin
Xuebing Du

Kaledo Art
Lint Roller? I Barely Know Her
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Lithuania

seen from Singapore
seen from Belgium

seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Singapore
seen from Hong Kong SAR China

seen from United States

seen from Hungary

seen from Singapore

seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Singapore

seen from United Kingdom
seen from Germany
seen from Spain
@busonkarakis
Yorgunum çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var ..
Ben de bir resmin var,
Yüzüme bakmıyor ..
Ben şu hayatta kimseye kendimi sevdiremedim ..
Bir varmış bir yokmuş…
Aşk bazen iki beceriksizin işidir. Biri sevmez, biri unutamaz ..
Sarılmak nasıl bir şey
Özlemek kadar zor mu ..
Sanki bir deniz ve taşıyor gibiyim
Seni içimde yaşıyorum gibiyim
Göremiyorum ama yıllardır
Kokunu bir yerden tanıyor gibiyim ..
Acılı bir bakış yerleşirse eğer
Kirpiğinin ucundan gözbebeğine
Herşeyin bedeli var, güzelliğinin de
Bir gün gelir ödenir, öde Firuze ..
Nice Yokluğumuza...
Seni görmek, yıllar sonra…
Saçlarında benden kalan yıllanmış bir yalnızlığın ağarmış, türemiş kır renkleri…
Doğduğun gündeyim bugün.O ilk çığlığındayım sanki..
Bugün, uzaktan izlemeliyim yaşlandığını…
Gamzende halen duran mezarım kadar derin günahımı Ve yüzünde yokluğumu örtmeye çalıştığın o makyaj mağduru mutluluğunu…
Pastanda yanan sensiz yıllarımı sayacağım bugün…
Birileri nefesine alkış tutarken ben, sessiz kalacağım bugün…
Ve sen dilek tutmayı unutacaksın yine..
Kalbindeki yokluğun ne olduğunu bile bile…
O sıra kapı çalacak, sen kapıya koşacaksın..
Paspas üstü bir resimde göreceksin tüm pişmanlığımı…
Sen o anın içinde kaybolmuşken henüz, ben çoktan gitmiş olacağım…
Senden sonra saçlarımda bir kırgınlık boy verdi ki sorma…
Bitmeyen günler, geceler biriktirdim sana sayfalarca ve dokunulmazlığını ilan ettiğim sol elimi yitirdim seni yaza yaza…
Aşkın sevebileceği herhangi bir tesadüfün çaresizliğinde bekledim seni…
Dünya büyük diyenlerle ölümcül kavgalara girdim…
Ölmedim, öldürmedim seni bir kez daha görebilmek için…
Bugün uzaktan seveceğim seni yine…Nice yıllara diyeceğim tüm kalbimle…
Bensiz ve mutlu bir hayat yaşaman pahasına Tanrı'dan ödünç aldığım binlerce dua bıraktım mumların arasına…
Bir kasım günü ve yirmisi…Sol elimi hissediyorum sanki…
Nice yokluğumuza..
Doğum günün kutlu olsun, yalnızlığım!
1923
05.01
Konuşsak
Çok şey vardı anlatacak
Gamzelerinin güzelliğinden değildi bahsedeceklerim
Dile gelmeyen boğazıma dizilip kördüğüm olan şeylerdi işte
Sen sisli bakışlarınla konuşmaya çalışırken
Ben sessizliğin dilini anlatmaya uğraştım bunca zaman
Belki anlarsın belki anlatır diye.
Şarkılar gönderdim sana
Dilsiz kuşlarla selam yolladım
Pencereni açınca görürsün diye bir sabah
Ve hissedersin belki canın acıyarak
Kaç geceyi sabah ettim
Kaç dilde seni sevdiğimi söyledim Allah bilir susarak...
Konuşsak
Çok şey vardı anlatacak
Düne dair
Yarına dair
Kısacık vakitlere sığdırdık kocaman yüreğimizi
Sığacakmış gibi sanki
Yorgun zamana rastlamış iki ruhtuk
Ya da hiç tesadüf etmemesi gereken iki ölgün kelebek
Ama
Sustuk.
Konuşacak çok sey vardı oysa anlatacak
Yaralı çocukluğumuzdan tut
Deli çağımıza kadar
Öfkeler kustuk hiç yoktan
Gurur denen bahaneye sığınıp
Varla yok arası yaşanırmış bazı şeyler
Gitmekle kalmak arası ve konuşmak gerekirken sözcükleri yutmak
Konuşsak çok şey vardı anlatacak
Ama sen sustun,
Ben sustum
Herşey sustu...
İnan Durak Taş
Güzel şey
Hatırlamak seni...
Kalktım baktım gecenin üçündeymişim
Ben nasıl bir adamım hiç sevilmemişim
İstanbul'dan gitmeyi hep denemişim de
Sen aklıma gelince geri gelmişim ..