Nice Yokluğumuza...
Seni görmek, yıllar sonra...
Saçlarında benden kalan yıllanmış bir yalnızlığın ağarmış, türemiş kır renkleri...
Doğduğun gündeyim bugün.O ilk çığlığındayım sanki..
Bugün, uzaktan izlemeliyim yaşlandığını...
Gamzende halen duran mezarım kadar derin günahımı Ve yüzünde yokluğumu örtmeye çalıştığın o makyaj mağduru mutluluğunu...
Pastanda yanan sensiz yıllarımı sayacağım bugün...
Birileri nefesine alkış tutarken ben, sessiz kalacağım bugün...
Ve sen dilek tutmayı unutacaksın yine..
Kalbindeki yokluğun ne olduğunu bile bile...
O sıra kapı çalacak, sen kapıya koşacaksın..
Paspas üstü bir resimde göreceksin tüm pişmanlığımı...
Sen o anın içinde kaybolmuşken henüz, ben çoktan gitmiş olacağım...
Senden sonra saçlarımda bir kırgınlık boy verdi ki sorma...
Bitmeyen günler, geceler biriktirdim sana sayfalarca ve dokunulmazlığını ilan ettiğim sol elimi yitirdim seni yaza yaza...
Aşkın sevebileceği herhangi bir tesadüfün çaresizliğinde bekledim seni...
Dünya büyük diyenlerle ölümcül kavgalara girdim...
Ölmedim, öldürmedim seni bir kez daha görebilmek için...
Bugün uzaktan seveceğim seni yine...Nice yıllara diyeceğim tüm kalbimle...
Bensiz ve mutlu bir hayat yaşaman pahasına Tanrı'dan ödünç aldığım binlerce dua bıraktım mumların arasına...
Bir kasım günü ve yirmisi...Sol elimi hissediyorum sanki...
Nice yokluğumuza..















