Manitle buluşmaya hazırlanıyorumdur;
Monterey Bay Aquarium

if i look back, i am lost

Discoholic 🪩
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

pixel skylines
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
sheepfilms

Love Begins
I'd rather be in outer space 🛸

No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
RMH
Show & Tell

No title available
dirt enthusiast

Kiana Khansmith
Misplaced Lens Cap

JVL

Janaina Medeiros
AnasAbdin
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Vietnam
seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from T1
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from Australia
seen from Brazil
seen from Brazil
seen from Brazil
@camursuyu
Manitle buluşmaya hazırlanıyorumdur;
“Eskiden yaşansa dokuz köyü ateşe vereceğin şeylere şimdi kibrit bile yakmıyorsun. Alışmıyorsun ama bir tık büyüyorsun gibi bir şey.”
Önceden hissetmeyi başarıyordum. Şimdi hissetmiyorum. Ne duygumu yaşayıp ağlayabiliyorum, ne de dolusuyla gülebiliyorum. Ben biraz duygusuz, fazla umursamaz oldum. Zararım kendime, en çok içime attıklarımı susmuşum. Anlatmak ya da anlamak istemiyorum. Kaldım, kendimle.
“öğrendiğim en önemli şeylerden biri de şudur;ne yapmış olursan ol, ne hissetmiş, kimi sevmiş olursan ol, arkasında dur.korkularının bile arkasında dur.ğöğsünü gere gere, elini masaya vura vura.gerekirse yak ortalığı.çünkü bunlar seni sen yapan şeyler.kendinin arkasında dur.”
“Sana kızmıyorum ben sadece seni bu noktaya getiren seni böyle birine dönüştüren her şeyden nefret ediyorum.”
Ben hâlâ, her şeyi sana anlatacakmış gibi biriktiriyorum.
Bu sabah uyandığım zaman, gecenin sıkıntısı göğsümden kalkmamıştı. Demek ölüm bu, diye düşünüyordum. Sabahları uyandığıma sevinemiyorum. Gecenin sıkıntısı öğleye kadar sürdüğü için, sabahın verdiği diriliği yaşayamıyorum. Öğleden sonra da akşamın hüznü çöküyor.
Oğuz Atay
•mizantropii
Frida Kahlo şu sözlerle sanki beni anlatıyor; “Çok karışığım. Bir yanım olabildiğince huzursuz ve yorgun. Diğer yanım mucizelere ve düşlerin gerçek olabileceğine halen inanıyor ve heyecanını koruyor. Bu iki yan arasında ben, eziliyorum.”
sanalika vol2
Bazı borçlar vardır, ödeyemezsin.
Yarın saat 9.05 geçtiğinde sirenler acı acı çalarken gözleri dolan evlatların olduğu sürece sen hep yaşayacaksın atam
karşında gülen insanın gülüşüne gülümsemek dünyanın en saf şeyi olabilir ya.
Zaman durdu.
Zaman yok.
Zaman hiç olmadı.
Zamansız acılar,
Zamansız bir adam.
Her sonbahar,
Nefes aldığım her an,
Burada ve seninle.
Gözlerimi kapatırsam,
Seni görebilirim.
Gözlerini kapatırsan,
Durabilir zaman.
“Ona hem bu kadar uzak hem bu kadar yakın olmak katlanılmaz bir acı veriyor.”
-Stefan Zweig
sen bilmiyorsun; ben o uçurumun kenarında ağlaya ağlaya ev bildim orayı kendime. ama artık tam anlamıyla evime gitme vakti, tam vakti.