saygı göstermezsen göstermem. sevmezsen sevmem, kan ağlasa da içim, susarsan konuşmam. artık böyle. artık uyuyorum dünyanın kurallarına. bencillikse, en bencili de benim bundan sonra.

Janaina Medeiros

No title available

Origami Around

shark vs the universe
d e v o n

⁂
Game of Thrones Daily

JVL
Sade Olutola
One Nice Bug Per Day
we're not kids anymore.

Love Begins
Cosimo Galluzzi
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Three Goblin Art
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available
Xuebing Du
Misplaced Lens Cap
No title available
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Australia

seen from Malaysia
seen from United States

seen from France
seen from India
seen from Honduras

seen from Germany
seen from Romania

seen from United States

seen from Canada
seen from Switzerland

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Canada

seen from United States
seen from Switzerland

seen from United States
@caossas
saygı göstermezsen göstermem. sevmezsen sevmem, kan ağlasa da içim, susarsan konuşmam. artık böyle. artık uyuyorum dünyanın kurallarına. bencillikse, en bencili de benim bundan sonra.
birinin günlük planına dahil olmak da bir nimetmiş.
sırtını yaslamışken düşmek ayrı ve sıkar kafana bir şarkının nakaratı.
öyle bir sınanmıştı ki sevgisizlikle, ufacık bir sevgiyi bile sığdıramıyordu dağlara. öyle bir değersizlik aşılamışlardı ki gittiği her yerde misafir gibi hissediyordu.
geceleri çok düşünmekten gündüzleri başım ağrırdı.
-yu hua, yaşamak
her döngüyü düzen sandım.
tek bir noktada değildi. acı hiçbir zaman tek bir noktada olmazdı. birikirdi sadece ve sonra en olmadık zamanda patlayası tutardı. darbe tek bir yerden gelmezdi ki acı da tek bir yerde olsun, nefes aldırmazdı. yaşatırdı da süründürmeden öldürmezdi. dünya telaşı derlerdi, hayat bu derlerdi, daha fazlasını kimse söyleyemezdi. dünyaydı işte, eğrisiyle doğrusuyla buydu. bu kadardı. sorgulayanı sevmezdi, soru soranı tutmazdı yanında. ya sus derdi, yaşa içindekiyle ya da sürün. cesaretin varsa at kendini bir yerlerden yoksa sadece sus. ne verildiyse onu al. zaten misafir umduğunu yemezdi, bulduğuyla yetinirdi. ola ki başka bir şey istesin, ayıplanırdı hemen. ayıp ona istediğini sormamak değil miydi? değildi, dünyaydı burası. özgürlükten bir kafesti. inkar edebilir miydiniz? istemem, diyebilir miydiniz önünüze konan yemeğe? insan nerede huzursuzsa orada misafirdi. dünya da buydu. koskoca bir elalem. koskoca bir yabancılık.
bir insana kırmızıyı ispatlamanın birçok farklı yolu vardır; kırmızı meyveler, gün batımları, kırmızıya dair her şey. kanı seçerek ispatlamak insanlık değil.
ve her seferinde biri kalbimi yere düşürdüğünde, küçük bir peri gelir, omzuma konar ve bana şöyle der; sevip kaybetmek hiç sevmemekten iyidir. bu yüzden kalbini karanlık dolu bodruma koyma.
sorun çıkmasın diye idare ettiğiniz her saygısızlık, hadsizliğin cüretini büyütür.
🖤🎗
gerçek anlamda solmak ve neşesini kaybetmiş olmak.
ve bir şey istediğin zaman, bütün evren arzunun gerçekleşmesi için iş birliği yapar.
simyacı - paulo coelho
veronika her şeyden nefret ediyordu ya, en çok da yaşamını sürdürmüş olduğu biçimden, içinde barındırdığı yüzlerce veronika'yı keşfetmeye zahmet etmeyişinden tiksiniyordu. oysa kim bilir ne ilginç, ne meraklı, ne cesur ne küstah, ne deli kızlar duruyordu.
veronika ölmek istiyor - paulo coelho
kim günün birinde yeni bir cennet kurmuşsa, gerekli gücü kendi cehenneminden almıştır.
*
en son 18. yaşımda aşık oldum. aşık olduğum adam kendine aşık bir narsistti ve ben kalbi henüz kırılmamış bir kızdım. iltifatlar alan, önemsenen ve değer gören. sonra bir şeyler oldu. aşk tehlikeli bir şey. ben 22 yaşına girdim.
aşk tehlikeli bir şey. ben 23 yaşına girdim.